Sitemizde 15 kategori'de 772 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Haz 222017
 

Bir gezegen, kutupluluk entegrasyonu için seçildiğinde, orada herkes için eşsiz bir fırsat doğar. Bu dünya artık bireylerin çatışmaları yaratan hatıralarından bağımsızca, kendi farklılıkları üzerinde çalışabilecekleri bir yer olur. Bir amnezi (unutkanlık) peçesi gerekeni yapar. Çok fazla insan Dünya’ya bu amaçla gelmiştir.

O’nlar kendi halklarının son umutları, dünyalarının batmaktan kurtulması için son şanslarıdırlar. Bunlar yıldız tohumları ve bedene girenlerdir. İhtiyaç duydukları çözüm fırsatı için uzmanlıklarını kullanacaklar. İşte bu,  size neden “Siz evrenin umudusunuz” deyişimizin nedenidir. Aşağıda yıldız tohumları, bedene girenler ve ışık işçileri hakkında açıklamalar bulacaksınız.

Dünya üzerindeki herkes dünyaya ait değil. Burada başka gezegenlerden ve medeniyetlerden, hatta bu ve başka evrenlerden olanlar var. Ve her ne kadar burada insan bedenleriyle yürüyor olsalar da çoğu insan olmayan formlara sahipler. Pek çoğu dünyadaki mevcut hayvan ve diğer yaşam formlarını andıran kendi gerçek formlarına sahipler.

Örneğin, Sirius yıldız sistemindeki bir gezegende yaşayan, Nommos adlı ırkın varlıkları yunuslara çok benzerler. Yıldız tohumu kimliğine işaret eden başka faktörler de vardır.

– Yoğun yalnızlık duygusuna sahiptirler.
– Buradaki mevcut ailelerine ait olmadıklarını hissederler.
– Yıldızlara yoğun ilgi duyarlar ve hatırlayamadıklarını ama yuvalarının oralarda bir yerlerde olduğu hissederler.
– Erken yaşlarda dünyanın gidişatını sorgulamaya başlarlar. Çoğunluğu ailenin kara koyunlarıdırlar. (uyumsuzları/yüz karaları).
– Metafiziğe yönelirler, yalnız hissetme ve dünyaya yabancılıklarının nedenlerini ararlar.
– Çoğu, karşı cins ebeveyniyle ters/zıt bir ilişkiye sahiptir.
– Yıldız tohumlarının çoğunun yüzü annelerine ancak geri kalan vücut özellikleri babaya benzer ya da diğer bir deyişle bu hangisinin dünya dışına ait yıldız tohum olan gerçek ebeveyn olduğuna bağlıdır. Bunun da bir nedeni vardır.
– Vücut ısıları normal vücut ısısının biraz altındadır ve sıcaklıkla baş edemezler.
– Yıldız tohumları ve bedene girenlerin çoğu DNA yeniden kodlanması/Yükseliş için gerekli olan Kristal Gene sahiplerdir. Kristal gen bir kez aktive olduğunda, kişi diğer boyutlardan varlıkların daha net rehberliğine kavuşur. Bu bir tür rehberlik sistemi gibi çalışarak bireyi beklenen görevinde ilerletir. Bu gelişme, DNA Yeniden Kodlanması sırasında bireyin anlayışını hızlandırarak DNA’nın tekrar derlenmesinin önünü tıkayan duygusal blokajların temizlenmesini sağlar.
– Çoğu enerji ızgarası ya da vorteks çalışmalarına çekilmişlerdir.

Orak bir nokta olarak yıldız tohumları 3 ebeveyne sahiptir. İki Dünyalı ve bir de dünya dışı ebeveyn. Örneğin bir dünya dışı baba olabilir. Bu durumda Dünyalı ebeveyn bir vekildir. Aynı zamanda bir çocuğun, her birinin yıldız tohumu DNA’yı yaratmak için katkıda bulunduğu iki veya daha fazla dünya dışı babası olduğu durumlar da vardır. Bunlar çok nadir durumlardır ve burada bahsetmek istemiyorum.

Dünyalı ebeveynin yıldız tohumu çocuğu sevip kollayacağına dair Dünyalı ebeveyn ile dünya dışı ebeveyn arasında bir kontrat vardır. Çoğu zaman bu Dünyalı ebeveynin kendisi de bir yıldız tohumudur.

Yıldız tohumu çocuklar dünyadaki ebeveynlerince doğumda kabul edildiğine emin olunması amacıyla daha çok bir tür vekil dünya ebeveyni gibi olurlar. İnsan ırkları evrenimizde en az verimlilerden (doğurganlığı düşük) olduğundan dünya dışı ebeveynler çoğu durumda insan kökenli değildir.


Yıldız tohumları burada kendi medeniyetlerinin temsilcileri olarak bulunmaktalar. Amaçları kendi yuva dünyalarındaki üyeleri tarafından ruhsal evrimlerini engelleyen kendi ruh gruplarındaki bazı sorunları aşmak için kullanılabilecek şablonlar yaratmaktır.

Bana bu dünyaya 144.000 medeniyetin yıldız tohumu olarak bir miktar insan gönderdiği söylenmiştir. Bu medeniyetler çok sevdikleri dünyadaki çocuklarını yakından takip ederler. Gerçek ebeveyn olan ve dünyadayken ona rehberlik eden, genellikle yıldız tohumu ebeveyndir. Anladığım kadarıyla bu eski çağlardan bu yana neden bu kadar çok ziyaret aldığımızın kanıtıdır. Yuvalarındaki aileler dünyadaki aileleriyle aralarındaki sevgi bağını ve iletişimi sağlamak için pek çok yol kullanmaktalar. Bu aynı zamanda bu kadar çok medeniyetten geminin şimdi burada, Dünya yörüngesinde bulunmasının da nedenidir. Burada aileleri bulunduğundan Dünya’nın yükselişini görmeyi hak ediyorlar.

  • Bedene girenler

Dünyadaki bir insanın bedenine giren ancak başka boyutlardan olan varlıklardır. Her durumda da bunun gerçekleşmesi doğum öncesi bir kontrata bağlıdır.

Bazı bedene girmeler çok genç yaşlarda olur, ama bu bir kural değildir. Çocuk yaşta bir bedene girme gerçekleşirse bu gelen ruhun görevi için çocukluk tecrübesine, ergenlik yaşamasına gerek duyduğu içindir. Çocukluk ve ergenlikte bedene girenler genellikle yetişkinliğe ulaşmadan önce uyanmazlar. Bu onların olgunluğu yaşayıp hayat tecrübesi kazanmalarına fırsat verilmesi gerektiğindendir.

  • Üç tip bedene girme durumu vardır:

Tam ruh değişimi – Konak ruh bedeni tamamen terk eder.
Ruh tutunması – Konak ruh bedene gireni karşılar ve bir süre gelen ruhla birlikte kalır.
Anlık bedene girme – En az karşılaşılır ve en çok tecrübe gerektiren bedene girmedir. En sık olarak kadim zamanların şifacıları tarafından kullanılırdı. Bu tip bir bedene girmede ruh aslında kendi dünyasında iken bilincini bizim dünyamızdan canlandırdığı bir konak bedene projekte eder. Bedene giren ruh asıl yuvasındaki diğer hayatını sürdürmek için uyku anında bedeni terk etmek durumundadır. Bu tip bedene girmeler geçicidir ve ancak belli bir görev boyunca sürer. Konak ruh bedene girenin görevi tamamlandığında geri dönebilir. Bu konak ruhlar genellikle de zaman şifacılarıdırlar.

  • Bedene girenlerin belirtileri:

– Genellikle konak ruhun hayatındaki ciddi hastalık, araba kazası gibi travmatik olaylar anında gerçekleşir. Çoğu bir ölüme yakın deneyimi sırasında gerçekleşir. Bu tip yer değiştirme bedene girme durumlarının en ortak şeklidir, ancak tek yolu da değildir. Yine de çoğu giriş konak bilinçsizken meydana gelir.
– Ense ve omuzlarda bedene girişle başlamış ağrılara sahip olma.
– Ailenin içindeki hilekarmış gibi hissetme.
– Giyim, dekor ve gıda gibi çeşitli tatlarda ani değişim.
– Kariyer ve hobilere olan ilgide ani kayıplar. Aniden spiritüellik içeren yeni uğraşlar bulma ve onlara bağlanma.
– Aile ve arkadaş ilişkilerinde ani değişim. Bazı ilişkiler uzaklaşırken bazıları da güçlenebilir.
– Bedene giriş gerçekleştikten genellikle 2-3 yıl sonra boşanma/ayrılıklar olur.
– Şu anda hatırlayamadıkları, tamamlamaları gereken bir görevleri olduğu inancına sahiptirler.
– Bazı bedene girenler yuvalarının ya da gemilerinin hatırlanabilir anılarına sahiptirler.
– Bedene girenler genellikle Kristal Geni taşırlar.
– Çoğu enerji ızgarası ya da vorteks çalışmalarına çekilmişlerdir.
Bedene girenler enkarnasyonlarının büyük bölümünü varoluşun başka bir düzleminde geçirip buraya sonradan enkarne oldukları için dünyadaki rolleri diğerlerine göre çok daha zorludur.

  • Işık İşçileri:

Işık işçileri Dünya ve İnsanlığın yükselişinde kendi üstlerine düşeni yapmayı seçmiş olan insanlardır. Işık işçisi aktif olarak spiritüel yolda olanlar için kullanılan bir tabirdir. Tüm ışık işçileri, yıldız tohumları ya da bedene girenler olmak zorunda değildir ve gerek bedene girenler gerekse de yıldız tohumları spiritüel yolu izlemede ve başkalarına destek olmada bilinçli seçimlerini yaptıkları zaman ışık işçisine dönüşürler.

Işık işçisi aynı zamanda Eterik Siriuslu ya da Orion kökenli olan insanların ruh grubundakiler için kullanılır. Bu grup aynı zamanda İlk Büyük Galaktik Savaş’dan kurtulan Lyra insanlarının kalıntılarıdırlar. O’nlar bu dünyanın mirasçılarıdırlar ve burada en uzun süredir bulunanlardan olarak buranın yerlisi sayılırlar.

Kaynak

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir