Sitemizde 15 kategori'de 744 adet yazı yazılmış ve 226 yorum bulunmaktadır.

Oca 262016
 

Gondolları ve kanallarıyla ünlü Venedik’in neden sular altında olduğunu hiç merak ettiniz mi?Venedik’teki binalar, birbirine çok yakın bir şekilde bir araya getirilen ahşap kazıklar üzerine inşa edilmiştir. Su altında oksijen olmadığı için çürümeyen ahşap aksine mineral düzeyi yüksek suya maruz kaldığı için kaya gibi sert bir madde haline dönüşür.

Kazıklar yumuşak kum ve çamur tabakasını delerek daha sert olan kile kadar batar.

Venedik’in inşasında kullanılan kazıklar şu an Slovenya olan bölgeden getirtilmiştir. Bu nedenle bu bölge çorak topraklardan oluşmaktadır.

Venedik’in altında bulunan ahşap kazıklar, üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen hala sağlamdır. Binaların temelleri bu kazıklardan oluşur ve taştan binalar bu temelin üzerine oturtulmuştur. Ancak Venedik’teki binalar zaman zaman Adriyatik denizinin özellikle sonbahar ve ilkbahar dönemlerindeki hareketleri nedeniyle sel tehlikesi altındadır.

6. yüzyıldan önce Venedikliler kendilerini karadan gelebilecek saldırılara karşı önemli akarsuların yönünü değiştirerek korumuştur. Bu akarsuları lagüne doğru yönlendirmişler ve böylece şehrin etrafını sularla kaplamasına izin vermişlerdir.

20. yüzyılda artezyen kuyuları yerel endüstri için su sağlarken battığında Venedik batmaya başlamıştır. Bunun sebebinin ise yeraltı sularının çıkarılması olduğu anlaşılmıştır. Artezyen kuyularının kullanımı 1960’tan sonra yasaklanmış ve batma süreci yavaşlamıştır. Ancak şehir hala sular altında kalma tehlikesini taşımaktadır. Çoğu eski evin merdivenleri şimdi sular altındadır.

VENEDİK GONDOLLARI


İtalyanca ve İngilizce gondola, gondol, geleneksel kürekli bir Venedik aracıdır. Gondollar yüzyıllardır Venedik içinde taşıma anlamında önemlidir ve hala genel taşımacılıkta Büyük Kanal’da traghetti (feri) olarak hizmet vermesiyle bir role sahiptir. Onların birinci rolü aslında turistleri belirlenmiş bir ücret ile taşımaktır.

Gondol, ayakta duran ve ileri bakarak başı ile referans yapan kürekcisi tarafından küreğin sudan yararlanarak gondolu ileri itmesiyle su yüzeyinde ilerleyen bir araçtır. Popüler inanışın aksine gondol küreği punt boat adı verilen su botundaki gibi küreğin suyun dibene temasıyla sandalın itilmesi yöntemiyle yüzdürülmez. İki yüzyıl öncesine kadar gondollar yolculşarını yağmurdan veya güneşten korumak için küçük açık kabinlere sahipti. Venedik kanunları gondolların siyah renge boyalı olmasını zorunlu kılar, bu nedenle onlar şimdi siyah renge boyalıdır.

18. yüzyılda birkaç bin gondol olduğu tahmin edilir. Bugün birkaç yüz gondol vardır ve bunların çoğu turistler tarafından kiralanır az bir miktarı ise kişilerin kendisine aittir ve kendileri için kullanırlar.

Genel taşımacılığın onlar için altın çağ olduğu zamanda, dört kişilik bir ekip vardı bunun üçü kürekçi ve dördüncü kişisi de sahile dayalı ve gondolun rezervasyonu ve yönetiminden sorumlusuydu.

Şehir hükümetinin gondolların değişimini yasakladığında, gondol yapımı 20. yüzyıl ortalarına kadar evrim geçiriyordu. Kürek veya rèmo, kilit olarak bilinen fòrcola da tutulur. Forcola karmaşık bir biçimdir, küreğe çeşitli pozisyonları yapmasını sağlar. Dönüşler, duruşlar, geriye kürek çekme, yavaşlama haraketlerinin yapılmasını sağlar.

Gondolun önündeki süs, fèrro (anlamı demir) olarak isimlendirilir ve pirinç (bakır, çinko alaşımı), çelik veya alimümyundan yapılabilir. Bu bir dekor olarak hizmet verdiği gibi gondolun kıç tarafında ayakta duran gondolcuya eş ağırlık için olup gondolun sola yatmasını önler.

Gondollar sekiz farklı ağaç tipinden el yapımı olup, (Köknar, Meşe, Kiraz, Ceviz,Karaağaç, Ihlamur, Karaçam ve Mahun) 280 parçanın birleşiminden meydana gelmektedir.

Kürekler, Kayın ağacından yapılmaktadır.

Gondolun sol tarafı, sağ tarafından daha geniş yapılır.

İlgili Video

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir