Sitemizde 15 kategori'de 744 adet yazı yazılmış ve 226 yorum bulunmaktadır.

Haz 152016
 


tardigradLatince ismi tardus
(yavaş) ve gradi (adımlamak) kelimelerinin birleşiminden oluşan su ayıları ayrıca yavaş adımlılar olarak da bilinir. 4 çift bacağı vardır, suda yaşar ve omurgasızlar şubesinin bir üyesidir.

İlk olarak Alman zoolog Johann August Ephraim Goeze tarafından tanımlanan bu organizma mikrobiktir. Yani mikroskopla görülebilir. Çünkü 0,3 ila 0,5 mm arası değişen boyutlardadırlar. Fakat nadir de olsa 1,2 mm’ye kadar çıkabilmektedirler.

Resimde de gördüğünüz koni şeklindeki uç, başı sayılır. Vücut hücreleri sabittir, yani olgunlaşma döneminde hücre sayıları artmaz. Bazı türlerin her yetişkininde yaklaşık 40.000 tane hücre bulunur ( Karşılaştırmak isterseniz, İnsanlarda 50-60 trilyon kadar hücre bulunmaktadır. Bazı kaynaklarda bu sayı 100 trilyon olarak da belirtilmektedir). Vücuda gaz değişimin sağlayacak bir solunum organları yoktur. Bazı türlerinde ise, henüz kesinleşmemiş olmasıyla birlikte, rektum ile ilişkili 3 tane boru şeklindeki bez sayesinde boşaltım yaptıkları düşünülmektedir.

tardigradBaş olarak kabul edilen kısımda bulunan boru şeklindeki ağız ile bitki, alg ve bazı omurgasızları delerek vücut sıvısı veya hücre içeriği ile beslenmektedirler. Çoğu tardigrada bitki yiyerek beslenirken bazıları bakteri yer, bazıları da avcıdır.

Beyinleri genellikle eşlenmiş 3 tane bilateral nöron kümesinden oluşan çoklu loblar içerir. Beyin, çift ventral sinir kordonunun uzandığı, yemek borusunun altında bulunan büyük bir gangliona bağlıdır.

Su ayıları ayrı eşeylidir. Yani dişi ve erkek olarak ayrılabilirler. Genç tardigradalar en fazla 14 gün yumurtada kalır. Çıktıklarında ise zaten tamamlayıcı olan yetişkin hücrelere sahiptirler. Yani, eğer yetişkin birey 40.000 hücreden oluşuyorsa yumurtadan çıkan birey de 40.000 tane hücreden oluşmaktadır. Tabii ki yumurtadan çıktıklarında yetişkin boyutlarında olmamaktadırlar. Sadece hücre bölünmesi yerine hücre genişlemesi ile büyümektedirler.

Bu canlıların asıl şaşırtan özellikleri ise uç koşullarda dahi yaşabilmeleridir. Okyanusların 4.000 metre derinliklerinden tutun da Himalayaların en yüksek yerine kadar. Sadece yükseklikle sınırlı değil tabii ki bu özellikler. Su ayıları 151 derece C’a kadar olan sıcaklığa dayanabildikleri gibi, -200 derece C’da dahi yaşabilmektedir. Hatta bazı türleri, çok kısa bir süre de olsa, -273 derece C’da (0 K’in ~1 derece üstü) yaşabilmektedirler.

tardigradSıcaklığın yanı sıra çok düşük basınçta ve atmosfer basıncının 1.200 katına kadar olan basınçta hayatta kalabilmektedirler. Hatta bazı türleri 6.000 atmosfer basınca dahi dayanabilmektedirler.

Bir diğer özelliği ise, diğer hayvanlara nazaran su ayıları radyasyona 1.000 kat daha dayanıklıdır. Yapılan araştırmalarda su canlıları için öldürücü olan 5.000 Gy gama ışınlarına ve 6.200 Gy ağır iyonlara maruz bırakıldıkları ve yine de hayatta kaldıkları görülmüştür (5-10 Gy insanlar için ölümcüldür).


Yapılan başka bir araştırma da ise su ayılarının uzayda dahi yaşayabildikleri görülmüştür. Eylül 2007’de bir grup tardigrada FOTON-M3 görevi ile uzaya çıkarılmış, 10 gün boyunca uzay boşluğunda kalmış ve geri döndürüldüklerinde hiçbir şey olmamış gibi yaşamlarını sürdürdükleri ve hatta yumurtladıkları görülmüştür.

Böyle uç koşullarda yaşayabilen bu canlıların evrimsel geçmişi de merak edilmiş ve üzerinde çokça araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmalar sonucu tardigradaların ya eklembacaklılardan kütük ayaklılarla ya da yuvarlak solucanlarla yakın akraba olduğu düşünlmektedir. Fakat sonralarda yapılan araştırmalar, yuvarlak solucanlarla targidradaların ilişkisinin uzak olduğunu gösterir.

tardigradBu araştırmalar sonucu su ayılarının 3 şekilde eklembacaklılarla akraba olduğu düşünülmeye başlandı. Oluşturulan hipotezler şöyle: Tardigradalar eklembacaklılar ve kütük ayaklıların kardeşi (Lobopodia Hipotezi); Kütük ayaklılar eklem bacaklıların ve Tardigradaların kardeşi (Tactopoda Hipotezi); Kütük ayaklılar Tardigradların kardeşidir. En son araştırmalar ise tardigradların eklem bacaklıları ve kütük ayaklıları içeren lobopod grubuna kardeş olduğunu gösteriyor.

Tardigradların boyutları ve zar yapısı sebebiyle fosilleşmesi çok zordur. Elimizde bulunan tek su ayısı fosili örneği Sibirya’da, orta Kambriyen döneminden kalma tortuldan elde edilmiştir.

Günümüzde, Tardigrada şubesine bağlı 1000 farklı Tardigrad türü tanımlanmış bulunmakta. Yemek veya su olmadan 10 yıldan fazla yaşayabilir ve çok az suyun bulunduğu kurak ortamlara adapte olup nesillerini sürdürebilirler. O kadar çok fazladırlar ki vücudumuzda bile oldukça kalabalıklardır.

Tardigradların soyu dinozorların öncesindeki zamana kadar uzanıyor. O kadar dayanıklıdırlar ki -dinozorları bile yok eden doğal afette dahil- beş büyük doğal afetten sağ çıkmışlardır.

tardigradAslında Tardigrad’lar aktif olarak hayatta kalmıyorlar. Onun yerine Cryptobiosis (Kriptobiosis) adı verilen yarı-ölü evreye geçiyorlar. Kış uykusuna benzer bu evrede, metabolizma hızı neredeyse sıfırlanıyor.

Cryptobiosis evresinde en belirgin değişikliklerden biri ise programlı su kaybı. Tardigrad’lar hücrelerindeki suyu atarak, olası kristallenmeleri önlüyor. Bu direnç mekanizmasına da Cryobiosis adı veriliyor. Su kaybı, radyasyon direncinde de rol alıyor. Bu konu ile ilgili çalışmalar sürse de, temel direncin, vücutlarındaki düşük seviye sudan geldiği öne sürülüyor.

Tardigrad’ların bu “hayatta kalma becerilerini” diğer organizmalara da uygulanmasını sağlayabilir. Nitekim, 2004 yılında bu konu ile ilgili gerçekleştirilen çalışmalar, aşı teknolojilerinde bazı gelişmeleri sağlamış bile. Cryptobiosis özelliği ile, bazı patojenleri öldürmeden kurutmak mümkün. Bu sayede, aşının içeriğindeki “zayıflatılmış organizmalar” kuru şekilde saklanabiliyor. Ayrıca uzay yolculuklarında dondurarak uyutma işlemi mümkün olabilir.

İlgili Videolar

Social Media Exchange Website - Likenation horozz - MyDailyLikes Stats

Free Twitter Followers

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir