Sitemizde 15 kategori'de 772 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

ozan demir

Ben bir Anka olamadım...

Ben bir Anka olamadım…

Bu aralar zihnim bekar evi misali karman çorman… Bin parçalık yapboz gibi parçalanmış, her bir köşesinde ayrı yorgunluk birikmiş halde her şeyi düşünüyor hiç birine odaklanamıyorum… Lekesi çıkmaz hayal kırıklıkları damlamış gözlerimden göğsüme…

Bölüm II.

Bölüm II.

Cengiz birkaç gün konuşmadı. Donuk bakışlarla camdan gökyüzünü izledi. Kadir abisinin üstüne gitmemesi gerektiğini biliyordu. Bir süre her şey normal gibi davrandı ve Cengiz yavaştan toparlanmaya başladı. Ancak konuşmaları ve bakışları mimiksiz, donuk ve ruhsuzdu. Artık sürekli gazete okuyor ve iş arıyordu.

Bölüm I.

Bölüm I.

Sıradan bir adamın, pek sıradan olmayan  yok oluş hikayesini bu mısralar giydi. Dönem dönem mutlulukları, hüzünleri, ayrılıkları olan herkes kadar sıradan biriydi. Adımları, bu şehrin kaldırımlarından herkes kadar toz kaldırır, sigarasının dumanı herkes kadar kirletirdi havayı…

Gözü yaşlı şehir

Gözü yaşlı şehir

Bu şehir de sabahlar güzel, martılar da öyle… Ve ben bu sabah; martıların ağzında ki simitlerden susam susam dökülüyorum yine denizlere… Karışıyorum şehrin güzelliklerine, seni sevmek çok güzel bu şehirde… Kaç adım aşındırdık, kac asfaltın hakkı gecti bize? Beşiktaş’tan Taksim’e yahut Çengel’in sahiline kaç hatıra sığdırdık…

Adalet – İntikamın Gölgesi #2

Adalet – İntikamın Gölgesi #2

Zaman geçtikçe Esmer aldığı eğitimlerden sıkılıyordu. Hayallerinin öğrenmekte olduğu klasik eğitim müfredatına sığmadığını söylüyordu.  Esmer pek çok eğitim vakfında onur üyesi ve benzeri pek çok gençlik kulübünde başkanlık yapıyordu. Zamanını en çok bu kurumlarda konferansta konuşmacı olarak geçirmekten zevk alıyordu. Bu yola girmesinde onu iten kişi Tarih öğretmeni Zafer Bey olmuştu.

Adalet – İntikamın Gölgesi

Adalet – İntikamın Gölgesi

Esmer’in, hayatı boyunca babasından öğrendiğinin aksine kurallar dışında bir adalet anlayışı oldu… Babası o yıllarda demokrat bir partinin milletvekili adayıydı, inandığı bir davası ve demokrasi anlayışı vardı. Sabah akşam hiç durmadan çalışır, sürekli iş ve inandıkları uğruna kendini paralardı. Pazar gününü ailesine ayırır ve gazete dahi okumadan kendini soyutlardı.

Nokta

Nokta

Sona yaklaşıyor gibiyim, beyazımın üzerine atılan karalar gökkuşağımı yok ediyor. Renklerimi çalıyorlar an be an. Bir Türk kahvesi kadar lezzetliydi başlarda, şimdi fincanın dibinde günlerce kalan telve gibi her şey; kurumuş, ele bulaşıyor, midemi bulandırıyor. En güzel yörelerin, en güzel analarının evlatları için çığırdığı acı türküler gibi, kulağa hoş ama bana zor geliyor her şey.