Sitemizde 15 kategori'de 745 adet yazı yazılmış ve 226 yorum bulunmaktadır.

ambriel

Gözüme Takılanlar

Gözüme Takılanlar

Basit bir akşamüstü şöyle bir yürürken sessiz sakin -ayaklarına bakarak belki de- birden duruverip gökyüzüne bakma isteği yakalayıverir. Bu ufak kızıllık göze takıldım mı, düşünür veya düşünmez bir şekilde gözlerinin izlediği gökyüzüne bir müddet söz hakkı vermek istersin.

El Sallamak Ayaklarına Yol Vermektir

El Sallamak Ayaklarına Yol Vermektir

“Önce biraz ağladılar ama alıştılar şimdi. Aşağılık insanoğlu her şeye alışır.” – Dostoyevski Vaktiyle çok kez yürüyüp düşündüğümüz şeyler, şimdi birer mozaik olmuş ki geleceğimize, ondandır bu kadar baş üstünde taşımamız. Gelmiş olan ve gidecek olan yine aynı insanlar, yine aynı anlarımız, ki biz yolcu edemiyoruz niyeyse.

Hayalimdeki Berlin Duvarı

Hayalimdeki Berlin Duvarı

Belki geriye baktığında bir kaç insanı yüzüstü bıraktığını gören insan güçsüzlüğü beni karınca gibi yiyordur. Belki de hayat bir tuşa basmakla basmamak kadar basit ama sonucu anlaşılamazdır. Yürürken ayağının takılması belki senin ömründen bir an çalıyordur, kim bilir? Çok da umrunda değil ki zaten dert edecek neyin olabilir?

Piramit

Piramit

“Bir gün sana dair yazacak yer olursa, o yerde ilk karşılaşmamızı anlatırım; bu, bir şey ifade etmeyen boş bir hikayedir. Ama ben ondan tam bir piramit yaptım.” –Dostoyevski Her zaman bir şeylerin başlangıcında karar kılmışsındır da sanki kalan her şey bitmek üzere olmuştur. Elinde hep bir oyuncak, gözlerinse uzaklarda takılı kalakalmıştır.

Bu Yazı Gibi

Bu Yazı Gibi

Biz babalarımızın nasırlı ellerine bakarak ellerimize kremler süren iyi evlatlardık. Babalarımızın sert saçlarına bakarak saçımızı şampuanlayan iyi çocuklardık. Onların düşünceli gözlerine bakıp uzaklara gitmeyi amaç edinen umutlu insanlardık. Gerçekten bu bizi kötü bir insan yapar mı? Sonra ellerimiz nasırlanmadı, nasırlansın istedik.

Fil Olmak İsteyen Karınca

Fil Olmak İsteyen Karınca

Az yer , çok çalışır, hayattan bıkar ve hayatı en önden götürür. varmak istediği yer; bir fil olmak. dokunmasıyla deviren, çok yiyen, çok uzağı görebilen, ufaklarla işi olmayan, gerçekten yaşayan bir fil olmak. varmak istediği yer bir fil olmak. yürüdükçe korkutan, yerleri titreten, dokunurken öldüren, bir fil gibi yaşamak.