Sitemizde 15 kategori'de 709 adet yazı yazılmış ve 88 yorum bulunmaktadır.

Şub 222016
 

Tablodaki Kadının Aşkları - 1Babamın tecavüzünün üstünden on yıl geçmişti. Bu on yıl içinde hiç aklıma gelmemişti. Gittiğim sergide gördüğüm bir tablonun hayatımı bu kadar acı verip, mutlu da edebileceğini bilemezdim. Tek farklı olan, bir babanın kızına tecavüzünün resmedilmesiydi. Ben erkektim, babam da erkekliğimi sevmişti. On an tek yaşayan ben değilim, diyebilmiştim.

Aklıma o anlar gelmedi mi? Gelmemesi imkansız fakat bunu da her kendi yalnızlığımda sorgulamıyorum. Babamın ölüsünü ben toprağa ektim.Ellerimle. Onun vücudundan benim ellerime boşalanları, babamın mezarına yağmur şeklinde yağdırmak ve acımı anlamasını isterdim. Ağladığımda,annene söyleme demesi aklıma gelir. Anneme bunu nasıl söyleyeceğimi hiç düşünmedim. O yaşlarda hoşuma gitti mi, bilmiyorum. Bunun hakkında yorum yapmak da istemiyorum. Annemin, babamı sevdiğini biliyordum. Kardeşimin düşmesini çok istemiştim. Dualarım kabul oldu, bir erkekti ve düştü.

Annemin ve babamın üzüldüğünü gördüm. Annem, Allah’a nasıl dua ediyordu, bir görseniz… Bir zamanlar, yani dinimin doğumumdan ailenden oğla geçtiği dönemlerin etkisinden dolayı ben de Allah derdim. Şimdi ne değişti, babam benim içime boşaldı diye, Tanrı mı diyorum. Hayır, ben ona Tanrı diyerek çekimser bir yaratık olduğunu düşünüyorum. Allah benim babamdı. Onun istedikleri oluyordu. Onun yaratmak istediği yaratılır, yaralamak istediğini yaralardı. Kimse bana Tanrı’lar dünyada yaşamaz ki demesin.

Annemin dayak yediğini çok gördüm. Bir çocuk için ağırdır. Hepimiz çocuk olduk. Kimseye kendimi acındıracak değilim. Acınmıyorum da kendi içimde. Beni yaratan oydu, istediği gibi kullanıyor. Çocuk değildim ben, sperm ile satın alınmış bir eşya. Babamın tıraş bıçağıydım ,o kendi şeklini verip, rahatlatırdı kendini. Sigarasını yakardı ve “çok yakışıklı oldum” derdi.Y akışıklıydı da, bunu açık yüreklilikle söyleyebilirim. İlk erkeği değildim, bunu da bana söyledi. Biz hem arkadaşız, hem dostuz, hem … derken ben bu kadarını hayal etmiyordum.


Kendimi öldürmedin mi, diye soracaksınız. Bunu utanmadan da yazıyorsun da diyebilirsiniz, zaten konu benim ile babam arasında olan bir durumu açıkça anlatmak değildi. Sadece kimliğimi ve neden o resimden etkilendiğimin ön sözünü sizlere anlatıyorum.

Ölümünden sonra kaç kere ilişkiye girdiğimizi düşündüm. Pasif olan tabi ki de bendim. Gözlerimi yumardım, o sırtıma vururdu, iz bırakırdı. Babam değildi o anlarda, sonraları “Oğlum” nasıl diyebiliyordu bana… Ben kadın ruhlu olduğumu sonradan anladım.

Annem, birçok ilişkimi bilirdi. Kadınlarım oldu benim de ve onları sevdim ama bırakıldım. Sildim desem de hayatımdan silemedim onları. ”Sevemeyen ve silemeyen bir kadınsın.” Bu cümleyi defalarca dinledim kendimden. Babamdan başka erkeğim olmadı. Eşcinsel eğilimlerim de yoktu. Bunu kimseden de istemedim. Babam, zorla istedi, ben de zorluk çıkarmadan izin verdim. Korkardım babamdan. En büyük gücümdür, korkaklığım. Allah baba derdim. Allah cidden de babammış…

Kadınlar konusunda da pek yakışıklı olmayan biriydim, hala da aynalara bakamam. Aynalarda kendi yansımama baktığımda, bedenimi incelediğimde, narsist duygulardan sıyrılmış bir ruha sahip olsam da, bu bedene yakışır bir adam yoktu içimde.

Bu da kötü bir kaderdi. Kadınlarla beraber olduğum ilk zamanlar,çok uzaklara gittim. Uzak kadınlar, uzak uzamlar yaşadım. Lise zamanımdan sonra bir kızı sevmiştim. Kısa saçları vardı, elleri de çirkindi ama kimin umurundaydı ki… Onunla ilk uykumuzda söz verdik.

Ben çirkindim, o da çirkindi, bu sevmemize engel değildi. İlk zamanları bilirsiniz ilişkilerde, her zaman böyle sözler verilir. Zaman geçtikçe, bu verdiğimiz söz birbirimize kesintiler uğrattı. Ben çirkindim, o gitgide güzelleşmeye başlamıştı. Güzel olana yakışan bir güzelliğim yoktu. Evlenmeyi bile düşünmüştüm, ne gençlik ama. Ondan ayrıldıktan sonra, güneşe uzun süre bakamadım. Ağladıktan sonra her şey değişebiliyor.

Herkes, herkesten vazgeçiyor çünkü artık yapacak bir şey kalmıyor. Ondan kalan bir adamlık ile şu anda tablolara bakıyorum.

Blogda Oku

About Yazabilen Yaratık

Merhabalar, uzun zamandır yazabilen yaratık olarak kurguladığım hayali karakterimin yazdığı yazılar ve ben arasındaki fark üzerine yazmayı istiyordum. Bunu zamanla reddettim sonra fark ettiğimde (şu an) tüm hayatımın, hayali bir şey tarafından tüketildiğini görme durumunu yaşadım. İlk başlarda sadece, yazmak planıyla başlamıştım. Yazan kişinin dini, cinsiyeti, bedeni önemli olmamalı, insanlar düşüncelerim açısından sevmeli ve birkaç dostum olsun istemiştim. Tahmini bu süre, 2010 yılına dayanıyor. O zaman sevgilimden ayrılmış biri olarak yazmanın verdiği güdüyü iyi kullanıyordum. Daha önce de yazdığım için arkadaşımın bana "Sen yazabilen, ben çizebilen yaratığız" demesi ile aklıma gelmişti. Bu süreçte ne kadar çok insan tanıdım bilemiyorum. Çoğu beni kirletti.
background