Sitemizde 15 kategori'de 744 adet yazı yazılmış ve 226 yorum bulunmaktadır.

Mar 252016
 

bana-ozelsin

Sabah gün doğarken avuçlarını birleştirip güneşi avuçlarına almalısın.. Kollarını güneşe doğru uzatıp avuçlarının arasından ona baktığında “Bugün benim için doğdun.. Teşekkürler..” demelisin.. Bilmelisinki her sabah yeniden doğup dünyayı ısıtırken, sanada özel ışıklarını vermekte.. Yüzüne düşen birkaç ışık hüzmesi sana özeldir.. Isındığında tenin sana özel veriyordur o sıcaklığı.. Tüm dünyada herkeze tek tek, özel, kendinden yansımalar veren o muhteşem görüntü; senin içinde milyonlarca kilometre uzaklardan birşeyler yollamakta.. Anlamamak, görmemek, hissetmemek için insan olmanın güzelliklerinden uzaklaşmış olmak gerek..

Ellerini seyret.. Kıpırdat, sağa sola çevir.. Ne muhteşem değilmi? Sana özel yaratıldı onlar.. Gözlerinde.. Ayaklarında.. Burnun hatta kulaklarında.. İçine sen kondu yaratıldıktan sonra.. Sonra nasıl kullanılacağı; senin özgür iradene bırakıldı.. Hiç karşılık beklemeden.. Sadece sana verilen bu güzelliğin farkında olman karşılığında.. Düşündünmü hiç aynaya baktığında “Ben özelim.. Bana özel yaratıldım.. Son kullanma tarihine kadar bana ait; verilen, gördüğüm bu beden..” diye.. Öyleyse hor kullanma.. Kullanıyorsanda vazgeç.. Çünkü son kullanma tarihinden sonra sana emanet veren geri alacak onu.. Tertemiz nasıl verdi ise sana; aynı şekilde geri isteyecek.. Teslim ederken utanmamak için neler yapman gerektiğini düşün hep..

Nerden geldiğini düşünme.. Nereye, nasıl en güzel giderim diye düşün.. Hayat geriye akmıyor.. Geride değiştirebileceğin birşey yok.. Oysa gelecek senin ellerinde.. Tıpkı güneşi avuçlarında tutman gibi.. Tek fark ise şu: Ya ellerini indirdiğinde güneşinde avuçlarında olması bitmesi gibi başarısız olacaksın; yada o hayalleri gerçeğe çevirmek için kollarını indirmemek için direnceksin.. Hiçbirşey kolay değil.. Eziyetler elde edilenin tadını verir.. Zaten eziyet çekmezsen ne tadı vardırki edindiğin kazanımların.. Başarıda sayılmaz, seninde sayılmaz zor elde etmediğin.. Unutmaki zor elde edemiyorsan senin olanı; bir başkasıda elde edebilir kolayca onu..Emek vermek gerek elindekilere.. Yorulduğunda daha bir dik durmalısınki, herkez görmeli ona sahiplendiğini..

Öten kuşlar sana özel öter unutma.. Sen o anda duymuşsan; o tını sana kadar gelmişse bilki sana özel gelmiştir o anda.. Duyamayan milyarlarca insan olduğunu bil.. Tıpkı kuşlar gibi diğer binlerce gördüğün duyduğun herşey sana özeldir.. Sadece o anda sen duymuşundur yada görmüşündür.. Başkalarınında duyduğunu, gördüğünü düşünme.. Herkez kendine göre duyar, görür ve yorumlar.. Sense kendine göre.. Aynı renki farklı 10 kişi aynı duygular ile yorumlamaz.. Tıpkı seyredilen bir filmi, okunan bir yazıyı yada esen bir rüzgarın hissettirdikleri gibi farklıdır herkezde duygusu.. İşte bunları gördüğünde, anladığında o zaman en zengin sensindir.. Çünkü bilirsinki koca güneş senin için doğmuştur, kuş senin için ötmüştür, rüzgar senin yanaklarını bilerek okşamıştır..

Ziyan etme sana verilenleri.. Bir daha geri dönüşü yok çünkü yaşadığın anların.. O anda yaşarsın ve biter.. O anda yakalarsan güzellikleri en şanslı sensindir.. Bilesinki farkında olmayan milyarlarca insan var.. Özel olmak budur.. Hayatın güzelliklerini yakalamaktır insanı özel yapan.. Güzel şarkı söylemek, yazı yazmak, iyi resim yapmak, taşlardan heykel yontmak yada bir filmde en iyi oyuncu olup oscar almak değildir insanı özel yapan.. Sadece göz önünde olmaktır. Göz önünde olmak insanı özel yapmaz..


En değerli şey zamandır.. Ne para ile alabilirsin, nede bir başka değerli bildiğin şey onu alıp sana verebilir.. Sürekli karşılıksız verilir sana yaratan tarafından.. Kullanım şekli sana bırakılmak kaydı ile.. Ya sana özel verildiğini bilip kendince güzelliklerle yontarsın onu, yada harvurup harman savurursun.. Ama unutmaki iyi yontmazsan birgün mutlaka ama mutlaka pişmanlık yaşarsın böylesine kolay harcadığın için.. Bilesinki çok hızlı akmakta zaman.. Anlarını yakalamayı başarırsan o derece başarılısındır hayatında.. Yoksa kalkan geminin arkasından el sallamak gibidir kaybettiğin anlara ağlamak.. Ne geri döner kalkan gemi, nede çaredir dökülen gözyaşları.. Sadece pişmanlık olur kaybedilenler. Keşke`ler ve Ama`lar dolar hayatına.. Doldukça bataklıkta batmaya benzer durumun..

Lakerda nedir bilirmisin? Kısaca tuzlanmış, saklanan balık demek en doğrusudur.. Hiç düşündünmü böyle bir balık gördüğünde bir zamanlar onunda ilk doğumunun olduğunu? Sonra türlü tehlikelerden kurtulup erişkin bir balık haline geldiğini.. Engin mavilikte özgürce yüzerken kendine güvenle; hiç beklemediği bir anda bir ağa yada oltaya takıldığını? Bak artık masalarda meze oldu.. Artık özgür değil… Hatta canlı bile değil.. Özgürce kuyruğunu sallayamıyor.. Onu bırak o çok sevdiği, bütün dünyası olan sonsuz maviliği bile göremiyor.. Çünkü gözleri donuk artık.. Neden anlattım bunu? İstedimki şu an özgür maviliğinde yüzen bir balık gibisin.. Bilesinki yarın ne olacağını sen bile kestiremezsin.. Kendine ne kadar çok özgüvenin varsa, o kadarda korku ile bak herşeye.. Tehlikenin nereden ne zaman geleceği belli olmaz çünkü.. Yarının hesaplarını yaparken bügünlerinide kaybedebilirsin..

Sonbaharı düşündünmü hiç? Heryer sararır.. Hüzün mevsimidir sonbahar mevsimi.. Bir ilkbahar mevsimi vardır kendini çok iyi ifade eden, birde sonbahar vardır.. Kış ve yaz ortalarda dolanır.. Biri buz gibi olduğunu gösterir bağıra bağıra, diğeri ter akıtır vucudundan yaka yaka.. Ya sobanın başına gidersin kışın yada denize gidersin yazın.. Ya ilkbahar? Ya sonbahar? Biri içini deli dolu duygular doldurur her geldiğinde.. Etraf yemyeşil olur renk renk.. Hayat yeniden başlar koca yaşlı gezegende.. Kıpır kıpırdır baktığın heryer.. Yeni baştan yaratılmışcasına enerji dolar dört bir yanın.. Sonbaharsa tam tersidir.. Etrafa baktıkça hüzünlenirsin.. Dallarda duran tek tük sarı yapraklar içinde bambaşka duygular yaratır enerjini alan.. Hep ilkbaharı yaşamak gerek.. Bunu yaşamak içinse hayata öyle bakmak gerek.. Sahip olduğun herşeye sıkı sıkı sarılmak gerek. Bunlar benim demesini bilmek gerek.. Onlara sahip olduğunu beyaz bayrak ayna ilan etmek gerek.. Yumuşak olmak gerek.. Hep ilkbaharı yaşamak gerek mutluluk için..

İkili yaşam zordur.. Çünkü farklı ortamlardan, kültürlerden, yetiştiriliş tarzlarından bir araya gelirsin.. Dünyaya, hayata bakış açıları iki kişininde farklıdır.. Aynı noktaya bakmak, aynı doğrultuda yol almak çok zordur.. Ama unutmaki her iki kişininde istekleri aynıdır.. Huzur, sevgi, anlayış.. Geri kalan detaydır çok zaman.. Çok kurcalamadan orta yolun peşine düşmek gerek.. Yukarda anlattıklarım ise iki kişinin aynı anda görebileceği ve aynı yol üzerine ikisini çıkarabilecek şeylerdir.. Sadece bakmasını bilmek ve karşındakininde bunları görebildiğine inanmaktır tüm mesele.. Basite indirgemek lazım hayatı kısaca..

Nereye bakarsam gördüğüm iki mavi göze takıldı gönlüm.. Ne detay geliyor aklıma nede başka birşey.. Hızlı adımlarla onu yakalamaya çalışıyorum sadece; arada tökezlesemde.. Yaralar alıyorum belki bu ilerleme esnasında ama canım yanmıyor.. Çünkü biliyorumki o maviliklere eriştiğimde tüm yaralarımı iyileştirecek o.. Gülücükler verecek bana karşılıksızca.. Sıkı sıkı sarılıp “Sen Benimsin..” diyebilecek.. Biliyorumki “O ÖZEL BİRİ..” Biliyorumki “SEN ÖZELSİN..” Birer harf damla damla birikip iki cümle oldu her paragrafın başında.. Birlikte harflerimizi biriktirip cümleler kuralım istermisin..

Yazar: Adnan DAN
Yazım Tarihi: 23 Kasım 2012

Social Media Exchange Website - Likenation horozz - MyDailyLikes Stats

Free Twitter Followers

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir