Sitemizde 15 kategori'de 707 adet yazı yazılmış ve 80 yorum bulunmaktadır.

Mar 222016
 

Sen İmkansızımsın

Yazmak mutsuzluktur, Mutlu insan yazmaz” derler.. Ne derece doğrudur bilmem ama ben yazdığımda mutlu oluyorum ve deşarj oluyorum o kesin.. Demek ki benim için geçerli değil bu söz.. Ve ben bu akşam yazmak istiyorum..

Aslında çok uzun zamandır yazmak istiyorum dolu dolu ama bir türlü olmuyor.. Oysa ne kadarda rahat yazan cümlelerim vardır.. Şu an yazacağım kararlıyım.. Zaten başlamışsın baksana Ado, bayağıda gelmişin.. Afferim sana..

Yasak bir sevdaya tutulduğunda ne yapar insan? Olmaması gerektiğini bildiği halde yüreği söz dinlemiyorsa? Ona baktığında içinde kelebekler uçuyorsa, ama kendini zorlaya zorlaya o kelebekleri bir bir öldürmeye çalışırsa? İnsan hiç kendine sürekli “unutmalısın onu, o olmaz, yanlış, yasak bölge..” diye telkinler veripte nasıl mutlu olur?

Yeni bir hayat istiyorum bizi yaratandan, içinde o olan.. O farklı bir hayattan gelsin, ben farklı bir hayattan.. Birbirimizle hiçbir bağımız olmadan bir araya geldiğimiz.. O ilk bakışmada şimdiki gibi “işte bu” diyebileceğim.. Bir erkek nasıl kur yaparsa sevdiğine öyle olabileceğim.. Arada kızıp küsmelerin olduğu, ama yinede vazgeçemiyeceğimiz şekilde.. Kerem ile aslı değil belki ama aşkı sonuna kadar yaşanabilecek şekilde.. Yeni bir hayat hakkımız yok değilmi Allahım?


Hep imkansız aşkları istedim..”en güzel aşk zor olanmış” salaklığı vardı beynimde ve yüreğimde.. Evet en güzel aşk zor olanmış anladım ama zor olana erişip nihayete erdirmekte imkansızmış.. İçimdeki delice haykırışlar bunu söylüyor bana.. Tüm hayatım boyunca oluşan sızılarıma şimdi çok daha derin kesikli, canımı çok daha fazla yakan bir yenisi eklendi.. Sadece kuyruğu dik tutmaya çalışıyorum.. Dayanmaya, bana verilen bu güzel duygunun bende yarattığı acıyı dışarıya yansıtmadan..

Çınarcıktayım.. Bugun kendi kendime “çıkıcam dışarı bu akşam, onuda unutucam, içimdeki deli boran ona ait ne varsa ezeceğim” dedim.. Olmadı.. Yapamadım.. Senli duygularımın kırıntısını hissetmediğim birileri ile olmaktansa, senli imkansız durumumu kendi kendime yaşamak daha güzel geldi bana.. Döndüm eve.. Dönmesem ne olacaktiki zaten? Aklımda, yüreğimde, her hücremde sen varken bir başkası ile bunu unutmaya çalışmak bana göre değil.. Aşkın acı halini bile bir başına yaşamak güzel..

Bir yerde okumuştum “sen ne hissediyorsan, oda aynısını hissediyordur.. Sen gerçekten seviyorsan oda seviyordur..” Gerçek olabilirmi acaba bu? Sonra “gerçek olsa ne farkeder ado” diyorum kendi kendime.. İmkansızı yaşadıktan sonra, ikimiz içinde ne fark yaratacak ki böyle olması gerçeği çakılıyor beynime..

– api..
-/ hı?
– bu sefer çok acı çekiosun dimi?
-/ hı hı..
– elimden bişi gelmio çok üzülüom..
-/ sen takma kafana böyle şeyleri, keyfine bak sen..
– ama sen böyleyken ben nasıl keyfime bakarımki?
-/ dedin ya.. seninde elinden birşey gelmez..
– nolucak peki bunun sonu?
-/ unutacağım.. unutmak zorundayım.. mecburum..
– denedin zaten bunu.. halada uğraşıyorsun..
-/ o zaman başarana kadar denemekten vazgeçmiyeceğim..
– mutlu olacakmısın peki?
-/ sanmıyorum. ama olması gereken bu..
– ……….
-/ hadi sen bölgene dön..
– tamam 🙁
-/….

Seni seviyorum …….

About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..
background