Sitemizde 15 kategori'de 775 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Eki 012016
 

pygmalion_effectPygmalion etkisi ya da diğer ismiyle “Kendini gerçekleştiren kehanet”, kişinin bir süre sonra, başkalarının onunla ilgili beklentilerine denk davranışlar sergilemesi anlamına geliyor. Buna göre, olmasına ihtimal verdiğiniz şeyler, mutlaka bir gün gerçekleşiyor ve siz “Ben zaten biliyordum böyle olacağını.” diyorsunuz.

Bu olgu, “İnandığınız; düşündüğünüz şeyler davranışlarınızı etkiliyor, davranışlarınız karşındaki insanın bilinçaltında yer ediyor ve sonra beklentiniz gerçeğe dönüşüyor.” diyor

Beklenti etkisi, edebiyat ve psikolojide bir olgudur.

Kendini gerçekleştiren kehanet” ya da Pygmalion etkisi olarak da adlandırılan bu olgu, kişinin, bir süre sonra başkalarının (özellikle herhangi bir yanıyla kendinden üstün gördüğü insanların) ona ilişkin beklentilerine denk düşen davranışlar sergilemesi şeklinde açıklanabilir. Beklenti etkisi, bilimde, mitolojide ve sanatta değişik boyutlarıyla işlenmiştir. S

osyalpsikolojide başlangıçta gerçekliği olmayan bir durum hakkındaki beklentilerin gerçekleşmesine yol açma süreciyle beklenen davranışın sergilenmesi sonucu, olmayan bu halin gerçeğe dönüşmesi biçiminde “self fulfilling prophecy” olarak tanımlanan bu teori, 1911 yılında iki Alman araştırmacının bir at üzerindeki deneyleriyle bilimsel platforma oturtulmuştur. İnsandaki bilinçaltının beklenti etkisini açıklamaktaki rolü büyüktür.

Rosenthal ve Jacobson (1968 aktaran: REYNOLDS, 2007, 476) yüzlerce denemeden sonra öğretmen beklentilerinin öğrenci performansı üzerinde önemli etkileri olduğunu buldular. Yansız atama ile oluşturulan gruplara rağmen öğretmenleri yüksek beklenti içinde olan gruptaki öğrenciler daha başarılı olmuşlardır. Çeşitli araştırmalarda pygmalion etkisinin etki büyüklüğü hesaplanmış ve d=.81, d=1.13 gibi Cohen’e göre (1988; aktaran: REYNOLDS, 2007, 476) büyük etki büyüklükleri elde edilmiştir.

Sosyolog Prof. Robert Merton, beklenti etkisini; “Bir durumun yanlış tanımlanması, yanlışı doğru hale getiren yeni bir davranışa yol açar” saptamasıyla değerlendirmiştir. Harvard Üniversitesi profesörlerinden Robert Rosenthal, 1971 yılında, bu konuda önce farelerle, sonra da bir okulda 18 öğretmen ve 650 çocuğu kapsayan araştırmalar yapmıştır.

1-pygmalion-etkisiMitolojik Yunan kralı Oidipus’un en büyük korkusu kehanette olduğu gibi babasını öldürmek ve annesiyle evlenmektir. Sonuçta bu kehanet gerçekleşir.

Bir heykeltıraş olan Kıbrıs prensi Pygmalion, ideal kadını temsil eden fildişinden bir heykel yapar ve Galatea adını verir. Galatea o kadar güzeldir ki, Pygmalion ona aşık olur, tanrıça Venüs’e ona hayat vermesi için yalvarır. Venüs onun isteğini kabul ederek Galatea’yı canlandırır; Pygmalion ile insan olan heykeli mutlu bir aşk yaşarlar.

Roma mitolojisinde Romulus ve Remus beklenti etkisini örnekleyen bir anlatım içerir.

  • Bernard Shaw’un 1916 yılında yazdığı ve sonradan müzikalleştirilen My Fair Lady” adlı oyunu bu olguya bir örnektir.
  • Azınlık Raporu
  • Star Wars Episode III filmi ve
  • Matrix filmlerinde beklenti etkisi örnekleri görülmektedir.

  • “Bir insana 40 gün deli dersen deli olur”
  • “Sakınan göze çöp batar”
  • “Aklıma gelen başıma geldi” .. gibi örnekler beklenti etkisinin Türk dilindeki örneklerindendir.

Yani “İyi şeyler düşün, iyi şeyler olsun” kafası, aslında bir klişe değil. Gayet de bilimsel temeli olan bir cümle. Üstelik pygmalion etkisinin sadece psikolojide değil, mitolojide de yeri var.

Yunan kralı Oidipus’un en büyük korkusu, babasını öldürmek ve annesiyle evlenmektir. Ve tahmin edeceğiniz üzere, bu kehanet gerçekleşir. Bu kadar mı sandınız? Hayır, bu kadar değil. Bir heykeltıraş olan Kıbrıs Prensi Pygmalion, ideal kadını temsil etmek amacıyla bir heykel yapar ve ona Galatea ismini verir. Galatea öylesine güzeldir ki, Pygmalion ona bir süre aşık olur. Bu aşkın sonucunda da heykel bir canlıya dönüşür ve onun sevgisine cevap verir.

Pygmalion etkisinin mitolojik hikayesinden çıkan sonuç ise şu: Neyi beklerseniz, onun gerçekleşme olasılığı daha yüksek..

Bu fikir insanı azıcık korkutsa da, aslında düşüncenin ne kadar önemli olduğunu da kanıtlıyor. Olumlu düşünceler, tüm çevremize; hatta tüm dünyaya yayılıyor; sonra da olaylar bu düşüncemize göre şekil alıyor. Bu etkiyi kuru kuru desteklemek olmaz; biraz da konuyla ilgili yapılmış bilimsel çalışmalardan bahsedelim..

pygmalion_effectRobert Rosenthal’ın “Sınıfta Pygmalion” isimli kitabında, iletişimle ilgili yapılan en önemli araştırmalardan biri bulunmaktadır. Rosenthal ile Lenore Jacobson, 18 öğretmen ve 650 çocuktan oluşan bir ilk okulda çeşitli çalışmalar yapmışlardır. Buna göre, her sınıftan eşit sayıda öğrenci rastgele seçilir ve iki gruba ayrılır. Ve Rosenthal öğretmenlere, bazı öğrencilerin diğer gruplardaki öğrencilere göre daha yüksek potansiyele sahip olduklarını söyler. Oysa çocuklar aslında rastgele seçilmiştir. Okulda geçirilen bir yılın ardından, yüksek potansiyele sahip olduğu söylenen çocukların, gerçekten de yapılan zeka testlerinden ortalamanın üstünde puanlar aldığı görülür. Diğer grupta yer alan çocuklarda ise önemli bir değişim söz konusu değildir.

Rosenthal’a göre bunun nedeni, öğretmenlerde oluşan yüksek performans beklentisinin öğrencilerine; yüz ifadeleri, beden dilleri gibi yollarla iletilmiş olmasıdır. Böylece, öğrencilere öğretmenleri tarafından hissettirilen olumlu beklenti, öğrencilerin benlik kavramlarına etki etmiş ve motivasyonlarını; hatta kavrama yetilerini yükseltmiştir.

Kendini gerçekleştiren kehanet olgusuyla ilgili yapılan tüm çalışmalar, beklentilerimizi kontrol altına almanın, aslında yaşamımızı kontrol altına almak anlamına geldiğini savunuyor..

Çünkü beklentilerimiz davranışlarımızı açık şekilde etkiliyor ve davranışlarımız da başarıya giden yolda bizim için büyük önem taşıyor. Bu yüzden “Bunu başarabileceğimi biliyorum” cümlesinin başarı getirme olasılığının, “Bunu başarabileceğimden emin değilim” cümlesininkinden çok daha yüksek olduğunu unutmayın; yani unutmasanız iyi olur..

Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür…

Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür…

Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür…

Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür…

Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür…

Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür…

Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür…”

Böyle söyler Mahatma Gandhi…

İlgili Videolar

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir