Sitemizde 15 kategori'de 761 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Haz 092017
 

Tanrılarınız Kimdir?

Tanrının kimliği üzerine birçok yanlış inanç var. Evren, zaman içinde kendilerini yaratıcı bir şekilde ifade etme gereksinimini karşılamak içim evrimleşip her türlü yetenek ve işlev geliştirmiş olan zeki varlıklarla doludur. Varoluş ve bilincin ardındaki önemli olan şey yaratıcılıktır, yaratıcılık da birçok biçim alır.

Çağlar önce Dünya, varoluşun yeni biçimlerini yaratmayı kendilerine amaç edinen büyük varlıkların zihnindeki bir düşünceden ibaretti. Bu varlıkların çoğu, bu evrenin yaradılışını etkiledi. Tanrı ismini verdiniz onlara. Gerçekte İlk Yaratıcıdan çok uzaklaşmış, dünya dışı, ışık taşıyıcı enerjilerdi. Biz, büyük harfli Tanrı kavramını ender olarak kullanırız. Terimi kullandığımızda da anlatmak istediğimiz, İlk Yaratıcı olarak bildiğimiz varlıktır. Kendi içindeki sevgiyle İlk Yaratıcı her şeye bilinç bağışladı. İlk Yaratıcı’nın yolculuğunda her şey İlk Yaratıcıdır.

Bizler kendimizi İlk Yaratıcı’nın uzantıları olarak görürüz. Sürekli bilgi toplarız, serüvenlere atılırız ve İlk Yaratıcı’nın beslenmesi için yaşamlarımızı daha ilginç ve zorlu kılacak ne gerekiyorsa yaparız. Tasarılarımız ve çabalarımızla İlk Yaratıcıyı besledikçe ona yeni yaratıları hayata geçirmesini sağlayacak daha fazla enerji vermiş oluyoruz.

İlk Yaratıcının varlığına hiçbir zaman yaklaşamadık. Aramızda en yüksek ışık titreşiminde olanlar bile evrimimizin bu aşamasında İlk Yaratıcının yakınında olma yeteneğine sahip değil. Onun ışığının yoğunluğu ile yaşamaya hazır değiliz yeterince. Evrimimizin bir anında İlk Yaratıcının varlığını da olsa görebilmeyi ya da onunla bir süreliğine bir olmayı arzu ediyoruz.

İlk Yaratıcıya yaklaşmayı mümkün kılan, bilinç evrimi ve bilgiyi barındırmaktır. Dünya’da birçok kişi Tanrı ile bir olduğunu hissetmiştir. İlk Yaratıcının, o andaki titreşimlerine uyan bir kısmı ile bir olmuş olabilirler. İlk Yaratıcının toplam titreşimi, bu kadar çok bilgiyi barındıramayacağı için fiziksel aracı bir anda yok eder. Sizin için “Tanrı”yı temsil edenler, İlk Yaratıcının tek bir anlık bölümüdür.

İlk Yaratıcı bile daha büyük birşeyin parçasıdır. İlk Yaratıcı, başka bir yaradılışın çocuğu olduğunu, kesintisiz bir öz-keşif ve farkındalık sürecinde bulunduğunu keşfetmektedir sürekli. Hatırlayın, bilinç her şeydedir ve hiçbir zaman icat edilmemiş, sadece olmuştur. Bilinç bilmektir ve bilişiniz sizin İlk Yaratıcıya en yakın yerinizdir. Bildiğinize güvenirseniz içinizdeki Tanrıyı harekete geçirirsiniz.

Şu sıralarda dünyanın gerçekte ne kadar büyük olduğuna ve hem dünyayı hem de kozmosu içine alan bu oyunda kimin kim olduğuna ilişkin büyük bir farkındalık gezegeni sanıyor.

Siz farkında olun ya da olmayın, Dünya üzerinde düzenler, hiyerarşiler olduğu gibi kozmosta da düzenler vardır. Belli bir bölgede yaşayabilir ve burada bir düzen olduğunu fark etmeyebilirsiniz. Toprağınızı işleyebilir, vergilerinizi öder, oy kullanmamaya karar verebilir ve herhangi bürokratik, siyasal bir düzenin varlığını unutabilirsiniz. Benzer bir şekilde Dünya da evrende geçerli olan bürokratik siyasal yapıyı unutuyor.

Bürokrasilerin, hiyerarşilerin varolduğunu ve bu örgütlerin sizinkinden farklı zaman deneyimleri bulunduğunu bilmeniz önemlidir. Başkaları, bildiğiniz şekliyle bu zaman yapısında yaşamazlar. Sizin bir yıl dediğiniz başkaları için belki de sadece günün küçük bir bölümüdür. Bunu gerçekten kavramaya başlayabilirseniz, bu gezegenin geçmiş birkaç bin yıl boyunca neden görünürde kendi haline terk edilmiş olduğunu da anlayabilirsiniz. Şimdi gökler yeniden hareketlenmeye başlıyor; sizler yeni bilgiyi paradigmalarınıza, inanç sistemlerinize katma gereği ile yüz yüzesiniz. Gezegeni bir kültür şoku, büyük bir sürpriz bekliyor.

Buraya bu zamanda belli bir amaç için geldiniz. İnsan ırkını yeniden düzenleyecek yaratıcı tanrılar geri dönüyor. Bazıları geldi bile. Gezegen defalarca ziyaret edildi. İnsan varlığının tohumu bir dizi deney sırasında buraya ekildi. Tarihin Dünya’daki akışını yaratan birçok etkileyici faktör oldu. Bu gezegen üzerinde milyonlarca yıl varolup da iz bırakmadan gelip giden uygarlıklar vardı. Bu uygarlıklardan her biri, sizin Tanrı diye adlandırabilecekleriniz tarafından etkilendi.

Tarihiniz, Tanrı olarak adlandırdığınız bir dizi ışık varlığı tarafından etkilendi. İncil’de bu varlıkların çoğu, gerçekte tek bir varlık değil de son derece güçlü dünya dışı ışık varlıkları iken tek bir varlığı temsil etmek üzere birleştirildi. Bizim açımızdan bunlar gerçekten de müthiş enerjilerdi; neden yüceltilip tapınıldıklarını anlamak zor değil.

Dünya üzerinde bu varlıkların gerçek resimleri hiç çizilmedi. Bütün bu tanrılar, yaratıcılık, bilinç ve enerjiyle çalışarak öğrenmek ve kendi gelişimlerini ilerletmek için buraya geldiler. Kimi çok başarılı oldu, derslerinde ustalaştı, kimi de oldukça yıkıcı yanlışlar yaptı.

Kimlerdi bu eski zaman tanrıları? Gerçeği etkileyebilen ve doğa ruhlarına iradeleri önünde boyun eğmelerini buyurabilen varlıklardı. İnsanlar geleneksel olarak insan ırkının yapamadığı şeyleri yapabilenlere Tanrı demiştir.

Bu varlıklar birçok toplumun kültüründe kanatlı yaratıklar ve ışık topları halinde resmedildi. Dünya, tanrılarınızın kimler olduğuna ilişkin imalar, ipuçları ve sanat eserleriyle doludur. Bununla birlikte, insanları dilediği gibi kullanmak isteyenler, sizi denetlemelerini sağlayacak bir paradigma yaratmak üzere kendi öykülerini uydurdular. Size bu varlıkların gerçekten tanrılar olduğu, tapınmanız, boyun eğmeniz gerektiği söylendi. Bu paradigma şimdi büyük bir değişimin eşiğinde. Gerçek ortaya çıkacak. Dünya’ya bakışınızı bütünüyle değiştirecek bir gerçek bu. Görmek istemeyenlerin vay haline! Şokun yansımaları bütün dünyayı saracak.

Bu gezegeni yönetmiş olan yaratıcı tanrılar, çoğunlukla başka boyutlarda varolmakla birlikte fiziksel bir görünüm de alabilirler. Kendilerini beslemek için duygusal travma yaratırken Dünya’yı belirli bir titreşimsel frekansta tutarlar. Kimi varlıklar her şeyden önce yaşamı kutsuyor, kimi de yaşamı kutsamıyor ve onunla bağlantılarını anlamıyor.

Bilinç bilinci besler. Sizin için bunu anlaması zor çünkü sizler yiyecekle besleniyorsunuz. Bazı varlıklar için besin bilinçtir. İster kızartın, ister haşlayın ya da bahçeden toplayın, bütün besinler kendi gelişimlerinin belli bir noktasında bilinç içerir. Beslenmek için içinize alırsınız onları. Sizin duygularınız başkalarının besinidir. Zarar vermek ve çılgınlık yaratmak üzere hareketlendiğinizde, bu şekilde beslenen başkalarını doyuran bir titreşimsel frekans yaratıyorsunuz.

Sevgi titreşimi ile yaşayanlar var ve bu grup, gezegende sevgi besinini yeniden yapılandırmak istiyor. Gidip başka dünyaların tohumunu atabilme fırsatını elde edebilmek için evreni sevgi frekansına çevirmek istiyorlar.

Sizler özgür iradeli ışık grubunu temsil ediyorsunuz. Gezegene geri gelmeyi kabul ettiniz. Görevlisiniz. Fiziksel bedenlerde doğuyor, onlara egemen oluyor ve ruhsal kimliğinizin gücüyle fiziksel bedeni değiştirmeye çalışıyorsunuz. Hepiniz, bütün bu işlere girişmenize en uygun genetik özellikleri özenle seçtiniz. Her biriniz, içinde Işık Ailesi’nin geçtiği genetik bir hikaye seçti. cennetin-melekleri.web.tr

İnsanlar, hakları olan alanda yaşayıp birçok gerçekliği anlayabildiğinde çok boyutlu olma ve tanrılarla bir ve onlara eşit olma yeteneğine sahiptiler. Bu kimliği içinizde uyandırmaya başlıyorsunuz.

Tanrılar bu yeteneğinize el koydu. Parası olan birinin şirket hisselerini alıp şirketi geçirmesi gibi, gezegenin fonları da bu tanrılar baskın geldiğinde o kadar boldu. Sizi büyük harfli Tanrı olduklarına inandırmak üzere genetik yapınızı yeniden düzenlediler.

Işık Ailesi dağılıp gezegenden gittiğinde ve bilgisizlikle hareket eden karanlık takım geldiğinde bu böyleydi. Bedenleriniz, bu tanrıların temsil edip sizden uzak tuttuğu bilginin korkusunu ve bu bilgiye ulaşma çabasının anısını taşıyor. Bunu yapan tanrılar olağanüstü uzay yaratıklarıdır. Manipülasyonun bir çok çeşidini bilir, pek çok yöntemle gerçeklileri farklı gösterebilirler. Bilgisizlikleri içinde insanlar, bu uzay yaratıklarına büyük harfli Tanrı demeye başladılar.

Büyük harfli Tanrı, bu gezegeni hiçbir zaman bir varlık olarak ziyaret etmedi. Büyük harfli Tanrı her şeydedir. Sizin sadece, tapınılmak ve kafanızı karıştırmak isteyen ve Dünya’yı bir prenslik, bu özgür irade evreninin galaktik sınırında sahip oldukları bir yer olarak gören küçük harfli tanrılarla işiniz oldu.

Baskından önce olağanüstü yetenekleriniz vardı. İnsanın özgün biyogenetik örneği inanılmaz bir bilgi kaynağıydı. Boyutlar arası bir nitelikteydi ve pek çok şey yapabilecek durumdaydı. Yaratıcı tanrılar baskına geldiklerinde yerli türün çok fazla bilgi sahibi olduğunu düşündü. Yerli ırk, kendilerini Tanrı yerine koyanların yeteneklerine fazlasıyla benzeyen yeteneklere sahipti.

Biyo genetik bir müdahale yapıldı ve büyük bir yıkım oldu. Özgün veri tabanları dağıtılmış ama yok edilmemiş deneysel tür örnekleri getirildi gezegene. Bir zamanlar DNA’nız eksiksizdi. Bilginin olduğu gibi sınıflandırıldığı ve birbiriyle ilişkilendirildiği, aradığınız herhangi bir şeyi anında bulabildiğiniz güzel bir kitaplık gibiydi. Bilginin kaynağından koparılması amacıyla biyogenetik değişiklik yapıldığında biri gelip referans sistemini saklamış, hiçbir düzen kalmamacasına bütün kitapları raflardan çekip yere yığmış gibi oldu. DNA’nız çok zaman önce yağmacılar tarafından işte böyle dağıtılıp karıştırıldı.

Olanların kesinlikle bir öyküsü var ve şimdi size bunu anlatıyoruz. Mantıklı zihninize değil, bu öyküyü hatırlamaya başlayabilmeniz için hafıza bankanıza sesleniyoruz. Bu şekilde ne olduğunu ve süreç içinde kim olduğunuzu anlamaya başlayacaksınız.

Genetik bilginiz bütünüyle dağıtılmıştı. Bir düzeni yoktu ama hücre içinde bırakıldı. Üzerinde oynayabileceğiniz ve sizi işler durumda tutacak şekilde size kalan tek bilgi, çifte sarmaldı. Çifte sarmal boyunca yer alan birçok veri tabanı susturuldu, kapatıldı. Böylece pek az bir veri ile hareket eder oldunuz. Yönlendirilmeniz ve bilincin kendisini büyük harfli Tanrı yerine koyanlar tarafından denetlenmeniz son derece kolay bir hale geldi.

Bu varlıklar varolan türü aldı -gerçekten de görkemli bir türdü bu- ve kendi ihtiyaçlarına göre yeniden işledi. Bu varlıklar insanın içindeki bilgi frekansını kesintiye uğrattı, DNA’sını değiştirdi ve bilgisizlik içinde bırakılmanız için size çifte sarmalı verdi. Erişim frekansınız kapatıldı, kendi radyonuzun istasyon düğmesini çeviremez oldunuz.

Yaratıcı tanrılar, insan bedenindeki zeka, tasarı ve şifre demek olan DNA’yı değiştirdiler. Eğer bir şifre, içinde işlerlik kazanacağı bir yere sahip değilse kendisini varlık alanına geçiremez. Daracık, küçük bir odaya kapatılırsanız ve büyümeniz için alan bırakılmazsa kendinizi asla ifade edemezsiniz. Sizin şifreniz çok sınırlı bir DNA’nın içine girmeye zorlandı.

Bu zamanda Dünya’da olmanın en heyecan verici yönlerinden birisi de DNA’nızda gerçekleşmekte olan yeniden düzenlenme. Gezegenin üzerine kozmik ışınlar geliyor, böylelikle bedenlerinizin içinde bir değişiklik yayılıyor, yeniden düzenleme gerçekleşiyor. İçinde tarihi ve Yaşayan Kitaplığın farkındalığını barından dağıtılmış bilgi toparlanıyor.

DNA evrimleşiyor. Işık şifreli iplikçikler şeklinde biçimlenen yeni sarmallar bir araya geliyor. Dağıtılmış bilgi, İlk Yaratıcıdan gelen elektromanyetik enerjilerle bedeninizin içinde bir araya getiriliyor. Biz, sizin bu sürecinizi izlemek, yardımcı olmak ve kendimiz de evrimleşmek için buradayız.

Bir araya gelme ya da yeniden düzenleme sürdükçe bilincinize doğru kendiliğinden hareket edecek çok daha fazla bilgiye yolu açan daha gelişkin bir sinir sistemine sahip olacaksınız. Uyur durumdaki birçok beyin hücresini uyandıracaksınız, fiziksel bedeninizi şimdiye dek kullandığınız düşük yüzdeye karşılık bütünüyle kullanabilir hale geleceksiniz.

Gezegenin üzerindeki her yer bu değişimden, farkındalıktan etkileniyor. Aranızdan Işığın Bekçileri olanlar ve şimdiki gerçekliği bütünüyle değiştirmek, farklı seçenekler getirmek isteyenler frekansa güçlü bir biçimde bağlanıyor. Böyle olmaz ve anlaşılmazsa, süreç karmaşa yaratabilir. Yaratacaktır. İşte bu nedenle topraklanmalısınız.

Gereği gibi kullanılırsa kaos bir yeniden düzenleme için yolu açar. Zaman çöküyor ve enerji çoğaldıkta çoğalıyor. Buraya enerjiyi ilk kullananlar olmak üzere geldiniz. Enerjiyi bedenlerinize çektikçe bilince giden yollar açılacak, sizin geçtiğiniz yollardan geçmelerine gerek kalmayacak şekilde başkalarına yardım edeceksiniz.


yukleniyor...

Çoğu insan, bu enerjiyi hiçbir hazırlığı olmaksızın birdenbire hissetmeye başlayacak. Hepiniz veri ve bilgi demek olan ışığı gezegene çekiyor ve bunu yaptıkça da tek bir sözcük bile etmeksizin bilincin keşfedilmesine yeni yollar açıyorsunuz.

Bilincin yeni yolları, yeni gerçeklikler, yeni seçenekler, yeni yaşama ve varoluş biçimleri yaratır. İşte bu nedenle de toplumunuzun çöküş yaşaması kaçınılmazdır. Toplumunuz ışığı barındırmıyor, çok boyutlu olanakları barındırmıyor, sizi sınırlar içinde tutuyor ve artık bundan bıktınız.

Yaratıcı tanrılar, uzayda kendi evleri olan uzay varlıklarıdır. Onlar da evrimleşiyor. Bazıları var ki, yarattıkları yaşama değer vermediklerini hissettikleri için onları “yaratıcı tanrılar kulübünden” kovmak istiyor. Yaklaşık üç yüz bin yıl önceki el değişikliğinden önce, bilgiyi getirmede ve birçok galaktik sistemi birbirine bağlamada kullanılacak olan bu büyük bilgi merkezini gerçekleştirmek için özgün ekibin çoğu burada çalıştı. Sonra yaratıcı tanrılar arasında büyük bir savaş oldu. Savaşı, gezegenin en eski metinlerinde öyküleri anlatılan uzay varlıkları kazandı. Buraya gelmişlerdi çünkü kendilerince birçok nedenden ötürü burayı ele geçirmek istiyorlardı. Burada, İlk Yaratıcının evreninde her şeye izin vardır. Her şeye izin olduğu için birçok ders öğrenildi.

Yaratıcı tanrıların kimileri evlendi ve soylarını birleştirdi, tıpkı Avrupa kıtasında çeşitli kralların ve kraliyet ailelerinin evlenmesi ve krallıklarını birleştirmesi gibi. Yaratıcı tanrılar, ne yaratabileceklerini görmek için bir türü diğer bir türle birleştirecekti. Hatırlayın, genetikten anlıyorlardı ve her şey yaşam gücünün tezahürü, kullanımı ve yaşam gücünün nasıl çalıştığının anlaşılması ile yaratılır. Projenin çapı, sizin şu andaki anlayışınızın ötesinde.

Gelip Dünya’nın özgün planını parça parça eden bu varlıklar kim? Bizim kimi zaman Kara Fanilalılar adını verdiğimiz uzay varlıkları kimler? Karanlığın güçlerinden söz ettiğinizde nazik olun. Kötü varlıklarmış gibi söz etmeyin onlardan. Sadece bilgisiz olduklarını ve olması gerekenin bu olduğuna inandıkları için bilgisiz sistemler yarattıklarını anlayın. Biz kez savaştıkları ve kendi kendilerini bilgiden ayırdıkları için şimdi umutsuzca varolan bilgilerine ve var ettikleri şekliyle yaşama asılıyorlar. Bu korku temelli bir yaşam; bu, diğer yaşamları saymayan, başka yaşamları kullanan bir yaşam. Kim bu varlıklar? Bunlar sürüngen.

Bu uzay varlıkları yarı insan yarı sürüngen. Çok fazla ciddiye alıp üzülmemeniz için işi duygulardan biraz arındırmak, mizah katmak üzere onlara Kertenkeleler diyoruz. Bizler sizi korkutmak için gelmedik, sizi bilgilendirmek için geldik. Bütün bunları derinliklerinizde biliyorsunuz. Kim olduğunuzun tarihini açmaya başladığınızda aranızdan bazıları sürüngen anılarına erişim kazanmaya başlayacak. Her zaman insan bedeni içinde bedenlendiğinize inanırsanız yanılgı içinde olursunuz. Yaradılışı deneyimlemek için bedenlenirsiniz, bilgi toplamak ve bunu toplu olarak anlamak için. Kuşkusuz tek bir deneyim geçirmiyorsunuz. Bu, yaşam boyu aynı lokantada yemek yemek, sonra da “Yiyecekler üzerine her şeyi biliyorum” demeye benzerdi. Budalalık! Sınırlarınızı genişletmeye başlayın ve pek çok şey deneyimlemeniz gerektiğini bilin. Bütün yaşamın içinde deha vardır.

Yaratıcı tanrılar birçok biçim alır, hepsi de Kertenkele değildir. Böcek biçimli yaratıcı tanrılar da vardır. Biz Pleiades’liler kuş benzeri ve sürüngen yaratıcı tanrılarla birlikte çalışıyoruz. Bunlar uzaydan gelip pek çok farklı kültürde kuşların enerjisiyle çalıştılar. Mısır, Güney Amerika ve Kuzey Amerika’daki kadim kültürlerin resimlerine bakarsanız kuş ve sürüngenlerin işaretlerini göreceksiniz. Kuşlarla sürüngenler kimi zaman birlikte çalıştı, kimi zaman savaştılar. Siz daha fazlasını kavradıkça hikaye daha da ilerleyecek. Tarihinizi anımsamaya başlayacaksınız.

Yaratıcı tanrılar size çok bağlıdır. Ana baba olmaya karar verdiğinizde çocuklarınızdan öğrenmeyi, onların mutluluğundan sorumlu olmayı, onlara kendilerinden sorumlu olmayı öğretmeyi kabul edersiniz. Aynı şey yaratıcı tanrılar için de geçerlidir. Sizin büyümenizi izleyerek yaşam ve yarattıkları şey hakkında bilgi sahibi oluyorlar. İyi anne baba olmayı öğreniyorlar.

Yaratıcı tanrıların kimileri, sadece bakımını üstlenmek ya da gereksinimlerini karşılamak için yaşam yarattı. Duygularınızın önünü kestiler. Tür olarak sizden saklanan büyük gizlerden biri de duyguların zenginliği ve bolluğudur. Duygularını keşfetmekten alıkoyuldunuz çünkü duygular yoluyla birçok şeyi anlayabilirsiniz. Duygularınız sizi ruhsal bedeninize bağlar. Ruhsal beden elbette fiziksel değildir ve çok boyutlu alana varolur.

Frekans değişikliğinin çapı artık değişti, dışarıdan gelen enerjiler gezegeni değiştirmek için çalışıyor. Bu enerjilerin size ihtiyacı var. Gezegeni dışarıdan değiştiremezler, gezegen içeriden değiştirilmek zorundadır. Enerjiler sadece bedenlerinize işleyen yaratıcı kozmik ışınları getirir ve bedenleriniz içinde evrimsel bir sıçrama yaratır. Duyguların nasıl doğru kullanılacağını anladıktan ve kendi frekansınızı denetlemeye başladıktan sonra bu ışınları yayabilir hale geleceksiniz. O zaman da bu varlık düzleminde korku frekansını beslemeyeceksiniz.

Gezegen üzerindeki korku frekansı düşmeye başladığında korku frekansıyla yaşayanlar besinlerini, yiyeceklerini kaybedeceğinden, korkuyu çoğaltan birçok hareket yaygınlaşacak. Beslenmelerini sevginin yeni frekansı ile değiştirmemek için korku frekansını yeniden yerleştirme girişiminde bulunacaklar. Kertenkeleler, Dünyaya gezegendeki duygusal karmaşayı yayıp çoğaltacak düzenler kurdu. Bu karmaşa onlara geri dönüyor ve varlıklarını bir şekilde ayakta tutuyor.

Bir gezegene ulaşmak için bir kapı ya da yolunuzun olması zorunludur. Uzayda, diyelim Jüpiter’e uçabilirsiniz ama gezegendeki yaşamın zaman çerçevesine girmenizi sağlayacak kapıyı bulamazsanız terk edilmiş ve yaşam barındırmıyor gibi görünen bir yere inebilirsiniz. Kapılar, gezegenin yaşamın varolduğu boyutlarına girmenizi sağlar. Bu kapılar zaman koridorlarına açılır ve çok boyutlu deneyim alanları olarak çalışır.

Dünya üzerinde farklı türlerin, uzaydan gelen yaratıcı tanrıların girişini sağlayan çeşitli kapılar vardır. Dev kapılardan biri de uğruna savaş verilmekte olan Ortadoğu kapısıdır. Dünya tarihinde gerilere doğru gidecek olursanız bu kapıdan ne kadar çok din ve uygarlığın geçtiğini göreceksiniz. Çapı yaklaşık bin mil olan dev bir kapıdır bu. Ortadoğu’da bu kadar çok hareket olmasının nedeni bu kapıdır. Kertenkeleler bunu kullandı.

Kertenkeleler bu kapıyı denetim altında tuttu. Bu bölgeyi çalışmalarını yürütecekleri bir yer altı üsleri ve mağaralarını yaratmak için kullandılar. Dicle ve Fırat ırmakları arasında yer alan eski Mezopotamya uygarlığı, belli bir uygarlığın giriş yaptığı bir uzay kolonisiydi. Kuveyt bu bölgenin ağzında bulunuyor. Bu, insan ırkının başkalarının gereksinmesine hizmet üzere yönlendirildiği bir kapıdır.

Kertenkeleler arasında iyi ve kötü niyetli olanlar bulunur. Neden size bütün bunları anlatıyoruz? Neden bilmeniz gerekiyor bunu? Bilmeniz gerekiyor çünkü Kertenkeleler yeniden geliyor ve sizin boyutunuzla birleşiyor. Bilinçteki evrimsel sıçrama, sadece sevgi ve ışığa doğru hareket edip her Allahın günü baklava börek yemekten ibaret değildir. Gerçeğin ne kadar karmaşık olduğunu, ne kadar farklı çeşitlerinin bulunduğunu ve hepinizin nasıl varolduğunu kavramak zorundasınız. Onlarla barış yapmak ve ruhunuzun bütünleşmesine odaklanmak üzere birleşmek zorundasınız. Bu şekilde İlk Yaratıcıya geri gelebilirsiniz.

Pek çok şeyi yargılama ve kötü olarak etiketleme fırsatı ile karşı karşıya gelmek üzeresiniz. Ama yargılayıp etiketlediğinizde yeni gerçeklikleri deneyimleyip hissedemeyeceksiniz. Bunun bir özgür irade alanı olduğunu ve son plan, oynanacak son kart olan bir Tanrısal Plan bulunduğunu her zaman göz önünde bulundurun. Hepinizin bu son kartın bir as olacağını hatırlaması gerekiyor.

Gezegende yaşanan dramın doğası hayli ilginç. Ne zaman varolan sistemde bir frekans değişikliği olsa bu sistemden dışarı doğru hareket eden belli bir çekim gücü olur. Bu çekim gücü, sisteme giren her enerjiyi onun da evrim ya da sürecin parçası olabilmesi için sisteme çeker. Deneyimlediğiniz şeyleri, hissedebilmek için kendinize çekersiniz.

Tanrısal Plan nedeniyle kadim zamanların yaratıcı tanrıları bu zamanda yeniden buraya çekiliyor. Sürece katılmak ve frekanslarının değişeceğini anlamak zorundalar. Pek çok insan gibi onlar da değişime direniyor ama yine de kendi gerçekliklerini yaratıyorlar. Son üç yüz bin yılın bu yaratıcı tanrıları kendilerini kimin yarattığını unuttu. Yani kendi tanrılarını unuttular.

Işık Ailesi’nin üyeleri olarak siz unutmadınız. Göreviniz kavramak. Enerjiyi kararlı bir hale getirip yaratma gücünü harekete geçirecek kavrayış ve anlayışı gezegene getirmek. Bu gezegende ışık azımsanıyor, yaratıcı tanrılar da sizi anımsıyor. Kendi dehaları içinde bile kör noktaları var. Öylesine güç aşığılar ki birbirleriyle savaşıyorlar.

Yaratıcı tanrılar kendilerinden bir parçayı verdiler ve kendi tasarımlarının bir parçası haline geldiler. Onların kullanılabilir güçlerinin uzantısı olduğunuz için bu varlıklara bağlısınız. Gerçeği sadece dışarından değil, içeriden de değiştirmek için buradasınız. Hatırlamaya niyet ettiğiniz şey bu.

Yaratıcı tanrılar üzerinize yeniden baskı kurmak için geliyor çünkü yok olmak istemiyorlar. Sizin kanalınızla bir “sistem çökmesi” yaşandığını görüyorlar, daha büyük bir zarar ve korku vermek, bölge için bir kez daha savaşmak üzere buradalar. Besin kaynakları onlar için önemli. Gezegenin denetimini yitiriyor, korku ve karmaşa yaratmak için yerin altında yuvalarının bulunduğu, ilk kapıları Ortadoğu’ya doğru çekiliyorlar.

Özgün Planlamacılar, frekansa ilişkin olarak seçme özgürlüğünü gezegene geri getirmek istiyor. Evrimin son döneminden sorumlu olan tanrılar frekans değişimini kullanarak seçme özgürlüğüne izin vermiyor. Size hayal edebileceğiniz her yolla yanlış bir gerçeklik resmi çizerek psişik enerjinizi çalıyorlar. Biz bu tanrıların kötü olduğunu söylemiyoruz. Size sadece meydana gelen olaylar ve bu olaylara nasıl da masumca karıştığınız konusunda bilgi veriyoruz. Bu durumların sizin belli bir şekilde düşünmenizi ya da hissetmenizi ve belli bir bilinçle titreşmenizi sağlayacak düzenlemeler olduğunu anlamıyorsunuz.

Biz de aynı oyunu oynarız. Ne yaptığımızı görmek için geriye baktığınızda, sizin için bir frekans değişikliği planı yapmadık mı? Sizi tuzağa düşürüp aklınızı çelip özgür iradenizin varlığına, bu şekilde belli bir frekansta titreşmeyi seçebileceğinize inandırmadık mı?

En iyisi, sizin hepinizin Noel Baba’nın eski tanımlarından vazgeçmeniz. Noel Baba ve benzeri karakterler hakkında gerçeği nasıl keşfettiyseniz tanrı olarak tapındığınız bu enerjilerin de etrafında bir örtü, öykü, idealleştirilmiş bir bakış olduğunu da öyle ortaya çıkaracaksınız.

Gezegende egemen olan enerji, inanç sistemlerinizi kendi iradesine göre kendine çekiyor. İnanılmaz enerji akımlarını dışarıya akıtıyor ve bu enerji canlı. Size bütün düşüncelerinizin bir dünya yarattığı söylendi. Düşünceleriniz gerçek, gittikleri bir yer var. Tam şu anda altı milyar insan düşünmekte. Dünya üzerinde bu kadar enerji canlı. Bu enerjideki hakim duygu ne? Ve bu enerji kendini ifade etmeye ikna edilebilecek ya da zorlanabilecek olsa ortaya ne çıkardı?

Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu, düzen içinde kimin kim olduğunu söylemeye gelmedik. Biz sadece yanılsamalarınızı yıkmak, inandırıldığınız şeylerin balonlarını patlatmak istiyoruz. Bunun yanlış olduğu değil söylemek istediğimiz, yalnızca daha büyük düşünmenizi önermek.

Aranızdan giderek daha çoğu bu plana göre titreşmedikçe hakim enerjinin uğrayacağı kayda değer kaybı hissedin. Frekans değişikliği ya da mantıklı zihninizin ısrarının üstesinden geldiğinizde ve mükemmel bir şekilde bir Frekans Bekçisi kadar temiz olduğunuzda yapabileceklerinizi düşünün. Frekans olarak kimliğin, fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal bedenlerinizin elektromanyetik dalgalar halinde yaydığı toplam enerji olduğunu hatırlayın. Birisinin sizden çekip aldığı bir şeye kendi iradeniz doğrultusunda sahip çıkıp onu geliştirmeye başladığınız zaman gezegendeki titreşimi değiştirirsiniz.

Sistemi çökertenler olarak son derece usta olduğunuz şeylerden biri de budur. Sizin şimdiye dek araç olarak kullandıklarınızı küçümsemek ya da hesaptan düşmek değil niyetimiz. Bizim istediğimiz yalnızca eski araçlarınızı aşmanız. Beslediğiniz saygı ve bağılılıklarınızın bir kısmı, zamanı gelip de her biriniz size bu zamanda yolunu gösterdiğimiz adımların ötesine geçtikçe size daha fazla hizmet etmeyecek olan inançlara yönelikti. Başka bir enerji size, “pekala” diyebilecek, “Eğer Pleiades’liler size bunu gösterdiyse çok iyi yapmışlar. Size yol gösterdiler. Bırakın sizi daha ileri götürelim.” Gezegene gerçekte nihai noktayı temsil edecek hiçbir şey verilmediği için evrimin sonu yoktur.

Sürüngen geçmişinizin tarihini andıkça tarihin ataerkil sistemindeki pek çok iz bırakmış karakterin sürüngen ailesinin bir parçası olduğunu göreceksiniz. İnsanların kötü olmaması gibi sürüngenler de kötü değildir. Sizden daha az İlk Yaratıcının parçası değildir onlar. Yüzleri ve fizyolojileri daha az değerli değildir. Genetik ustaları pek çok farklı biçim alabilir. Yalıtılmış bir türle çalışmanın güçlüğü, anlaşılıyor ki gerçeğin olanca çıplaklığıyla ortaya konmasının yaratabileceği şoktur.

Birçok başka yaratıcı tanrı var, bunlardan yalnız bazıları insan biçiminde. Şu andaki huzursuzluğunuz ya da rahatsızlığınızın en önemli kısmı, size en yabancı görünmelerinden ötürü sürüngen türü varlıklardan geliyor.

Tanrılarınızın kimler olduğuna ilişkin görüşlerinizi genişletmek istiyoruz çünkü bu tanrılar Dünya’ya geri dönecek. Gezegenin geçirmekte olduğu böylesine büyük karmaşanın nedeni de bu. Yaratıcı kozmik ışınlardan gelen frekansları almayı öğrendikçe bu tanrılarla karşılaşmaya hazır hale geleceksiniz. Dediğimiz gibi, bir kısmı geldi bile. Sokaklarınızda yürüyor, akademilerinize, hükümetlerinize ve iş yerlerinize giriyorlar. İzlemek ve enerjiyi yönlendirmek için buradalar. Kimi önemli bir yardım, kimi de öğrenmek ve evrimleşmek için geliyor. Kimi yüce olmaktan uzak niyetler besliyor.

Dünya dışı enerjileri nasıl ayırt edeceğinizi anlamak zorundasınız. Bir özgür irade evreni bu, onun için yaşamın bütün biçimlerine izin var. Eğer bir enerji sizi korkutmaya, dilediği gibi yönlendirmeye çalışıyorsa birlikte çalışmanın çıkarınıza olmayacağı bir enerjidir. Kiminle çalışacağınızı seçme olanağınız var. Birisinin sadece olağanüstü ve görünürde sihirli yetenekler geliştirmiş olması, bu varlığın ruhsal olarak mutlaka evrimleştiği anlamına gelmez. Ayırt etmeyi öğrenin.

Enerjinin canlı hale geldiği son derece önemli bir zamanda yaşıyorsunuz. Hissettikleriniz bütünüyle, saklı potansiyelinizin harekete geçirilip uyandırılmasının sonucu. Rüzgar şiddetle esiyor ve size ortalıkta heyecan verici bir şeyler olduğunu gösteriyor. Tanrılar burada. Sizsiniz bu tanrılar.

Bilinciniz tarihinize açıldıkça eski gözlerinizi açmayı öğreneceksiniz. Bunlar, bir insanın değil, tanrının bakış açısından gören Horus’un gözleridir. Birçok gerçekliği görebildiği ve resmi, tarihi bütünüyle bir araya getirebildiği için eski gözler varolan her şeydeki karşılıklı bağlılığı ve anlamlılığı görür. İçinizdeki eski gözleri açtığınızda kişisel tarihinizin bütünüyle ilişki kurabilecek hale gelmekle kalmayacak, gezegenin, galaksinin ve evrenin tarihi ile de ilişkinizi kurabileceksiniz. İşte o zaman gerçekten, tanrılarınızın kimler olduğunu ortaya çıkaracaksınız.

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir