Sitemizde 15 kategori'de 772 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Şub 082016
 

large‘.. Papatyaların en güzeli, ben seni öyle sıradan sevgi sözcükleriyle sevmek istemiyorum. Sarı saçlarına dokunmak, onlara tıpkı sana iltifat ettiğim gibi papatyalar takmak, kollarımın arasına minik bedenini sımsıkı sarıp deli gibi çarpan kalbini kucaklamak istiyorum. Ben senden bedenini değil, ruhunu istiyorum. 

Kalbini ortaya koy, öyle oyna benimle. Fazla bir şeye gerek yok, zaten kalplerimiz birleşince bir dünyaya bedel eder.’

Masal gibi aşkları izliyoruz, halihazır görüntüleri bırakıp okuyoruz, o meşhur aşkları okuyarak kendi hayal gücümüze uyarlıyoruz. Kendi algımızla oynuyoruz, saplantılı bir beklenti içindeyiz. Aslına bakarsanız, karşımıza çıkan insanlardan ne istiyoruz, ne bekliyoruz; onu bile bilmiyoruz. Net değiliz, toz pembe bulutlar üzerinde uçtuğumuz süre boyunca da olamayacağız.

Elbette ki kalbim sızlıyor hayalime yakıştırdığım insanın varlığını yakınımda hissedince, sanki midem alev alıyor ve deli bir heyecanla beni boğuyor. Gözlerimi kapatıyorum gece yatarken, sırf biraz olsun onu görebileyim diye. Tavana bakıyorum, bu duruma alışkın olmadığım için çoğu zaman konsantre olup hayal kurabilmek için kendimi zorluyorum. Gözlerim tamamen karanlığa teslim olduğunda, yüz hatlarını karşıma koymaya çalışıyorum, bir yandan da kendi hareketlerimi sıralıyorum hayalimde. Karşısında ne yaparım, ne ederim.. Böyle olsa ne olurdu, şöyle olsa ne olurdu..


Bin türlü senaryodiyorum ya zor geliyor bunlar bana. Belki binlerce kez başa sarıyorum ama yine de yılmıyorum. Çünkü gerçekten bu hayali kurmayı, yaşamaktan daha çok istiyorum. Teslimiyet. Ruhumu teslim ediyorum ve sadece gözlerimi kapattığımda önüme gelenlere bağlanıyorum, gözlerimi açar açmaz uçup gitmelerine izin vermiyorum. Bazen sırf kendimi bu denli kaptırdığım için rüyalarımla hayallerimi ayırt edemiyorum. Ama yemin ederim buna değiyor, sırf hayalini kurduğum bir şeyin, beni böylesi deli bir çarpıntıya sürüklemesi hoşuma gidiyor.

Sadece.. ufacık bir korku barındırıyorum içimde. Ya bu sefer diğerlerinden farklı olur da, istediğimde kontrolü yeniden elime alıp kendime, her gece tavana asılan hayallere ‘Dur’ diyemezsem? O zaman n’olur, ne yaparım? İpler elimden giderse, ben benliğimden bir şey kaybeder miyim? Bir miktar paranoyaklık barındırıyorum bünyemde sanırım, bunu inkar edemiyorum, etmek de istemiyorum. Sorgulamak beni ben yapan taşlardan biri, her ne kadar bazen o taşlar deli yağmurlarda ayağımı kaydırsa da.. Onları oldukları yerden söküp atamıyorum. Atarsam, bunu yaparsam, yıkılırım.

Fakat ne yalan söyleyeyim, bazen bu kadar sorgulamak yoruyor beni. Kurduğum hayallerin, kalbimi mühürleyenin, kalbimde dönüp dolaşan her şeyin eninde sonunda bana gelmesini istiyorum artık. Bana, yakınıma. Olabildiğince yakınıma hem de. Kalbime dokunan hislerin, bana da dokunmasını istiyorum. Bazen içten içe öfkelenip varlığını reddettiğim aşka, bir gün ansızın teslim olmak istiyorum.

– Birbirine ait olan ruhların, bir bütün oldukları zaman aşkı alevlendirebileceklerini düşünüyorum, bu benim için hala geçerli bir düşünce.-

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

beyzanuurbb
Hepimiz için gerekli olanın biraz ümit kırıntısı olduğuna inanan biriyim, sanırım 'Hakkında' kısmı benim için biraz zorlayıcı. Sorgulamayı ve sorgulatmayı severim; sonuçta insanlar kendi benliklerinden başka kimseye kör kütük inanmamalı.. Mutlaka uğruna savaştığınız bir hayaliniz olması dileğiyle^^

  2 Responses to “Paranoyak Bir Umut”

  1. vuuuu beyza çoşmuş yine yine yeniden.. Tebrikler..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir

%d blogcu bunu beğendi: