Sitemizde 15 kategori'de 619 adet yazı yazılmış ve 78 yorum bulunmaktadır.

Kas 042016
 

optimismİyimserlik (Optimizm) Nedir?

Genel olarak her düşünce ve eylemi iyi yanından alma eğilimi.

Antik Çağ stoacılığı, doğada her şeyin iyi ve yetkin bulunduğunu, kötülüğün gerçek dışı bir görünüş olduğunu ileri sürmekle iyimserlik düşüncesine yol açmıştır.

Ama stoacılığın bu anlayışı, temelde, dünyayı iyi ideası’nın ürünü sayan Platon düşüncesine dayanır. Platon’a göre düzenleyici tanrı demiourgos, dünyayı, en iyi ve en yetkin bir biçimde düzenlemiştir; çünkü iyi olanın yaptığı iş de iyi olur. Bu düşünce, yüzyıllarca sonra, stoacılar gibi bir doğatanrıcı olan Spinoza tarafından işlenmiş ve felsefesinde, Spinoza’ya pek çok şey borçlu bulunan Alman düşünürü Leibniz tarafından sistemleştirilmiştir. Leibniz’e göre ‘’mümkün olan dünyaların içinde en iyisi bulunan dünyamızda her şey, mümkün olanların içinde en iyisidir.

Fransızca kökenli optimizm (optimisme) kelimesi dilimizde bir felsefe terimi olarak yer almaktadır. Optimizm; olaylara iyi tarafından bakma, pozitif düşünme, negatiflikten uzak olma anlamlarını taşımaktadır.

Optimizm genel olarak her düşünce ve eylemi iyi yanından alma eğilimidir. Antik Çağ stoacılığı, doğada her şeyin iyi ve yetkin bulunduğunu, kötülüğün gerçek dışı bir görünüş olduğunu ileri sürmekle iyimserlik düşüncesine yol açmıştır.

Optimizm için yaradılıştan veya muhakeme sonunda her şeyi iyi tarafından alan kimselerin eğilimi de denilmektedir. Optimizm felsefesini benimsemiş kişilere verilen ad ise optimisttir.

a- Mutlak Optimizm: Alemin en azından mümkününün en iyisi olduğunu kabul eder. Optimizm, bu manasıyla Leibniz tarafından bir sistem haline getirilmişti. Buna göre Allah, tasavvur ettiği alemler arasında üstün kudretiyle, en iyisini yaratır. Buna rağmen alemin sonsuzca tekemmül kabiliyeti vardır,

b- İzafî Optimizm: Buna göre alem iyidir. Yahut, hayatta iyilik kötülüğe galiptir. Fenalık bir görünüşten ibarettir. Pratikte ise, her şeyin iyi tarafını görmek temayülü ve bir şeyin geleceği hakkında geleceğe güven besleme hali manalarına gelir. Bizde “nikbinlik” veya “iyimserlik” kelimeleri ile ifade edilir. Akif’in şu beyti, kötümserliğe kapılıpta “ümitsizliğe” düşenlere karşı iyimserlikle söylenmiştir.

Yaradılıştan veya muhakeme sonunda her şeyi iyi tarafından alan kimselerin eğilimi. Dünyanın mutlak olarak iyi olduğunu veya hiç olmazsa dünyada, iyiliğin, kötülüğe oranla kesin bir üstünlük gösterdiğini ileri süren felsefi öğreti.

Sokrates, Eflatun, stoa’cılar ve iskenderiye okulu, dünyayı, son derece iyi düzenlenmiş, uyumlu ve sonlu bir bütün olarak görüyorlardı. Yeni çağlar felsefesinde ise, Fenelon’un görece iyimserliği ile Leibniz’in mutlak iyimserliği’ni birbirinden ayırt etmek adet olmuştur. Fenelon’a göre, dünya mutlak olarak iyi değildir; kötülük çeşitli biçimlerde ortaya çıkar. Ama iyiliğin payı, kötülüğün payından her zaman daha büyüktür.

Leibniz’e göre, sonsuz bir zeka olan Tanrı, mümkün olan sonsuz sayıda dünyalar tasarlar; üstün bir gücü ve üstün bir iyiliği olduğundan, bu dünyalar arasında en yetkinini gerçekleştirir. Bu dünyayı ötekilerden ayırt ederken, ayrıntılarla ilgilenmez; sadece «bütün» üstünde durur ve sonunda ötekilerden üstün olanı seçer. Evren, belli bir anda, en yetkin olabilecek olandır. Ama Leibniz, evrenin, sonsuz bir şekilde yetkinleşebileceğini kabul eder.

Voltaire’in, Candide adlı romanında alaya aldığı iyimserlik, savaşmaktan kaçınmak için kötülüğün varlığını görmezlikten gelen iyimserliktir. Dünya yetkin değildir, ama insanların çabasıyla daha iyi bir hale getirilebilir. Demek ki, dünya yetkinleştirilebilme özelliği taşır; hayata anlam kazandıran da budur, yani iyiye doğru çaba göstermektir.

Zorluklar, rahatlık ortamında kullanılmadan duran farkında bile olmadığımız yeteneklerimizi ortaya çıkarma etkisine sahiptir.

Hora tius (MÖ 65-8) Romalı şair

  • Optimizm, iyimser bakışa sahip olmak demek. İnsanlar optimistlerden hoşlanırlar. Ve onlar nadirdirler!
  • En iyi haliyle, çoğumuz bazen negatifliğin sularında yüzsek de hayatı genellikle nötr olarak yaşarız.
  • Daha da çoğumuz “En kötü ne olabilir”, “Çok güldüm, ağlayacağım” düşünce modunda takılı kalarak yaşamı sürdürürüz.
  • Işık ne kadar parlak olursa olsun, sadece gölgelerine odaklanırız.
  • Çok azımız bir yaşam biçimi olarak optimisttir. Çünkü genellikle olumsuz düşünmeye eğitiliyoruz.
  • Olumsuz düşünme alışkanlığı kazanıyoruz. Bir de buna “gerçekçi olmak” diye tanım koyuyoruz.
  • Alışkanlıkla çoğunluk gibi davranmak, farklı olmaktan daha kolay geliyor.
  • Optimist, asla başarısızlık olasılıklarını göremeyen bir Pollyanna değildir. En başarılı optimistler aynı zamanda gerçekçidir. Optimist, bir şeylerin istediği gibi gitmeyebileceğini, birtakım terslikler, zorluklar, başarısızlıklar olabileceğini bilir. Ama böyle durumlarda alacağı derse odaklanır ve bu dersin gelecekteki başarısına katkısı olacağını bilir.
  • Şöyle bir düşünün. En başarılı insanlar, başarısız insanlardan daha fazla başarısızlık deneyimi yaşar. Ama bu deneyimi başarısız insanların gördüğü gibi görmezler. Optimist bakış açısı, her şeyin daima istenildiği gibi sonuç vermeyeceği gerçeğini kabul eder ve başarmamanın da sürecin ve hayat yolculuğunun önemli bir parçası olduğunu bilir.
  • Optimist, harekete geçmekten ve risk almaktan korkmaz.
  • Optimistler popülerdir çünkü yaşam enerjileri her yerlerinden fışkırır. Canlılıklarını, heyecanlarını etraflarına da bulaştırırlar. Başkalarına ilham olurlar ve motive ederler.
  • Optimistler başarılı olur çünkü yollarını tıkayan bir ağaç olduğunda ağaca tırmanıp yola daha yüksekten bakabilirler.
  • Optimist ayakkabılarını eskitir, pesimist ise çarşaflarını.
  • Bir insanın gerçekten optimist olup olmadığını anlamanın en emin göstergelerinden biri, para kaybettiğinde nasıl davrandığıdır.
  • Optimistler düşüncelerin gücünü bilirler ve kullanırlar. Düşünceler inanamayacağımız şeyleri başarmamıza ilham da olurlar, ağırlıklarıyla bataklığın derinliklerine de çekebilirler.
  • İyimser düşünceler balon gibi bizi yukarıya çeker. Karamsar düşünceler, ayağımıza bağlanmış gülle gibi bizi aşağıya çeker.
  • Geçmişi değiştiremeyiz ama geçmişle ilgili mutsuz ve öfkeli olmamayı seçebiliriz. Olan olmuş, hala geçmişin öfkeleriyle yaşayarak şimdiyi mahvetmeye gerçekten değmez.
  • Düşüncelerimizi seçen biziz. Dünyamızı değiştirmek düşüncelerimiz kadar yakın. Optimist düşüncelerin yarattığı heyecan kadar yakın. Bu heyecan sıkça duyulduğunda alışkanlığa dönüşür.
  • Vazgeçemeyeceğiniz bir alışkanlık.
  • İnsanın değeri, asla düşüncelerinin ve tutkularının kalitesinden fazla olamaz.
  • Optimistleri seven sadece etrafındaki insanlar değildir, kendileri de kendilerini sever. İşte bu, değerlilik duygusudur.

İlgili Video

About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..