Sitemizde 15 kategori'de 619 adet yazı yazılmış ve 78 yorum bulunmaktadır.

Kas 102016
 

odysseia-destaniEski Yunan’da, şair Homeros’un yazdığı varsayılan iki büyük destandan biridir. Destana adını veren kahraman Odysseus’un bir başka adı da Ulysses’tir. Homeros’un öbür destanı bildiğimiz gibi İlyada’dır. Gerek İlyada, gerek Odysseia, Yunanlılar’la Truvalı’lar arasındaki savaş üstüne Yunanlılar’ın anlattığı bir dizi efsaneden oluşur.

Bu savaşta Yunan orduları Truva kentini on yıllık bir kuşatmadan sonra ele geçirerek yerle bir ettiler. Homeros İlyada’da, kuşatmanın onuncu yılında olup bitenleri anlatır oysa Odysseia’nın öyküsü daha sonra, uzun savaşın bitiminde tüm Yunanlı kahramanlar evlerine dönerken başlar. Bu türden birçok dönüş öyküsü yazıldıysa da Homeros, Odysseus’un aşılması güç engeller ve serüvenler dolu öyküsünü çok güzel bir şiir diliyle kaleme aldığı için Odysseia zamanımıza kadar gelebilmiştir.

Odysseus’u, Yunanistan Yarımadası’nın batı kıyısı açıklarındaki İthake Adası’ndaki evinde karısı Penelope ile oğlu Telemakhos beklemektedir. O dönemde Anadolu’nun kuzeybatısındaki Truva kentinden küçük bir gemiyle yelken açıp kara görünceye kadar yol almak olsa olsa iki ya da üç hafta sürerdi. Ne var ki, bu yolculuk Odysseus’un on yılını aldı. Odysseia aslında onun evine dönmesini geciktiren olayların öyküsüdür. Homeros öyküyü, yolculuğun başlangıcında değil, sona oldukça yakın bir anda, su perisi Kalypso’nun Odysseus’u birkaç yıl alıkoyduğu ada da başlatır.

Destan, tanrıların gökyüzündeki toplantılarında Odysseus’un artık Kalypso’nun yanından ayrılarak evine dönmesine karar vermeleriyle başlar. Eski Yunan efsanelerinde tanrılar hep insanların yaşantılarına karışır ve bazen pek de adaletli sayılmayacak kararlar verirlerdi. Tanrıların bazıları Odysseus’tan yanayken, bazıları da ondan nefret ediyor ve ona kötülük etmek istiyordu. Baş düşmanıysa deniz tanrısı Poseidon’du. Odysseus’un gemisinin sürekli olarak kazaya uğraması ve rotasını şaşırması hep bu yüzdendir. Tanrılar Odysseus’u eve dönmesine izin vermeyi kararlaştırdıkları zaman bile, Poseidon’un ona duyduğu öfke sürmektedir.

odysseus_and_nausicaaÖte yandan, Odysseus’tan yana olan Savaş Tanrıçası Athena, Odysseus’un oğlu Telemakhos’a öğüt vermek için toplantıdan sonra doğru İthake’ye gider. Telemakhos ile Penelope birtakım sorunlarla yüz yüzedir. Odysseus’un evine yerleşen komşu ülkenin ileri gelenleri Penelope’ye artık kocası öldüğüne göre aralarından birini kendisine koca seçmesi için bakı yapmaktadır. Penelope, ancak Odysseus’un yaşlı babası için dokuduğu kefeni bitirdikten sonra karar vereceğini söyleyerek onları oyalar. Gündüzleri dokuduğu kumaşları geceleri sökerek zaman kazanmaya çalışır. Kılık değiştirip kendisini Odysseus’un eski bir arkadaşı olarak tanıtan Athena’nın gelişi Penelope’yi büyük ölçüde rahatlatır. Athena Telemakhos’a, babasını araması için yola çıkmasını salık verir. Athena’nın da onunla birlikte çıktığı bu yolculuk, Penelophe’nin kararını daha da geciktirmesini sağlar. Penelope ile evlenmek isteyenler çok öfkelenerek, döndüğü zaman Telemakhos’u öldürmeyi planlarlar.

Yunanistan’ı baştan başa dolaşan Telemakhos, sonunda Truva Savaşı’nın çıkmasına neden olan Helen’in kocası Sparta Kralı Menelaos’tan Odysseus’un bir ada da Kalypso’nun yanında olduğunu öğrenir. Oysa tam bu sırada tanrılar Kalypso’nun Odysseus’u özgür bırakmasına karar vermişlerdir. Odysseus Kalypso’nun yardımıyla bir sal yapıp denize açılır, ama Poseidon’un nefreti bir kez daha felaketine neden olur.

Deniz tanrısı, bir fırtınayla salı batırır. Odysseus boğulmaktan kurtulur ve yüzerek bir adaya çıkar. Adanın kralı olan Alkinoos’un kızı Nausikaa Odysseus’u bulur ve ona yardım eder. Bu arada ona gönlünü kaptıran ve orada kalması için yalvaran Nausikaa, Odysseus’u alıp babasının sarayına götürür. Odysseus, Kral Alkinoos’a ve bütün saraylara bu adaya ayak basıncaya kadar başından geçenleri anlatır.

  • Serüvenleri

Odysseus, Truva Savaşı’ndan sonra İthake’ye dönmek için gemisine binip yola çıktığını, ama çok geçmeden sert bir fırtına yüzünden Lotophagoi (Lotus Yiyenler) ülkesine sürüklendiğini anlatır. Bazı denizciler orada Lotus’un meyvesini yedikleri için yolculuğun amacını unutur, arkadaşlarını bile tanımazlar. Odysseus onları zorla gemilere bindirip yeniden yola çıkarır. Derken dev soyundan, tepegöz yaratıklar olan Kikloplar’ın yaşadığı bir adaya çıkarlar. Orada, Polyphemos adlı dev Odysseus’un altı arkadaşını öldürerek yer, ama dev uyurken Odysseus bir sopayla onun gözünü kör ederek kaçmayı başarır.

Polyphemos’un elinden canlarını kıl payı kurtardıktan sonra rüzgarlar tanrısının adasına varırlar; tanrı onlara, dönüş yolculuklarını engelleyebilecek bütün rüzgarların içinde hapis tutulduğu bir torba verir. On gün sonra tam İthake’ye yaklaşırken, meraklarını yenemeyen tayfalar Odysseus uykudayken, içinde ne olduğunu görmek için torbayı açınca, ne kadar rüzgar varsa dışarı çıkar ve korkunç bir fırtına kopar. Gemiler İthake’den çok uzaklara sürüklenir. Çok geçmeden de Laistrygon adlı dev yamyamların yaşadığı bir ülkeye varırlar. Yamyamların saldırısına uğrayan gemicilerden yalnızca Odysseus’un gemisindekiler canını kurtarabilir.

odysseus_and_nausicaaKalan bu tek gemideki denizciler, acı ve umutsuzluk içinde, tanrıça Kirke’nin yaşadığı adaya varırlar. Büyücü olan Kirke, sarayında düzenlediği şölene çağırdığı denizcilerin çoğunu domuza dönüştürür. Ne var ki, Odysseus Tanrı Hermes’in verdiği sihirli bir otun yardımıyla onların imdadına yetişir. Kirke de büyüyü bozmaya razı olur. Odysseus ile arkadaşları bir yıl Kirke’nin sarayında kalırlar. Ama sonunda İthake’ye dönme istekleri ağır basar ve yeniden denize açılırlar.

Ancak önce İthake’ye değil, bilge kahin Teiresias’ın ruhuna akıl danışmak için ölüler ülkesine yola çıkarlar. Teriesias, Odysseus’u yolculuk sırasında karşısına çıkacak tehlikelere karşı uyarır, bunlarla başa çıkabilmesi için öğütler verir.

Gerçekten de serüvenler birbirini kovalar, ama Odysseus hepsinden de sağ çıkmayı başarır. Şarkılarıyla erkekleri sarhoş edip ölüme sürükleyen güzel sesli Sirenler’in tehlikeli büyüsünden kurtulduktan sonra bir yanda canavar Skylla’nın, öte yanda Kharybdis anaforun bulunduğu boğazı da sağ salim geçer. Sicilya kıyılarına çıktıklarında Odysseus arkadaşlarını koyun ve sığır sürülerine dokunmamaları için uyarırsa da, onlar bu uyarıya kulak asmaz.

Ne var ki, kesip yedikleri koyunlar gerçek ve Işık Tanrısı Apollon’un malıdır ve Apollon onları tam adadan ayrılırken korkunç bir fırtınayla cezalandırır. Gemi bir yıldırımla paramparça olur, tayfaların tümü boğulur. Tek başına kurutulan Odysseus dokuz gün denizle boğuştuktan sonra bu günkü Malta Adası olduğu sanılan, Kalypso’nun yaşadığı adada karaya çıkar.

  • Eve Dönüş

Bu acılı öyküden Kral Alkinoos öyle duygulanır ki,yurduna geri dönebilmesi için Odysseus’a hem bir gemi, hem de tayfa verir. Bu kez Odysseus sağ salim İthake’ye varır. Derin bir uykudayken dost denizciler onu yavaşça kumun üzerine yatırırlar. Uyanınca Athena ona Penelope ile evlenmekten isteyenlerden söz eder ve Telemakhos’u öldürmeyi planladıklarını anlatır. Tanınmasın diye Odysseus’u dilenci kılığına sokar ve ona yardım etmesi için gizlice Telemakhos’u getirir. Yalnızca Telemakhos ve sadık bir uşak Odysseus kim olduğunu bilmektedir. Odysseus ne yapacaklarını planlarken hep birlikte uşağın kulübesine sığınırlar. Penelope’yle evlenmek isteyenler, Odysseus’u dilenci sanarak kendi sarayında aşağılarlar.

Penelope sonunda,her kim Odysseus’un büyük yayını germeyi başarırsa onunla evlenebileceğini söyler. Herkes dener, ama bu işi kolayca başaran hala dilenci kılığındaki Odysseus olur. Üzerindeki yırtık pırtık giysileri atınca kim olduğu ortaya çıkan Odysseus, Telemakhos’un yardımıyla, Penelope ile evlenmek isteyenleri birer birer öldürür. Penelope’nin bile tanımakta güçlük çektiği Odysseus’un çilesi son bulur, karısına ve evine kavuşur.

  • Odysseus Karakteri

Odysseus ismi Yunanca’da “bela” anlamına gelmektedir, hem “başı beladan kurtulmayan” hem de “başkalarına bela getiren” anlamında kullanılır. Ünlü ayak yıkama sahnesinde dadısı Eurykleia’nın onu tanıdığı izi, zamanında bir yaban domuzu yapmıştır ve Odysseus da onu öldürmüştür. Odysseus’un baskın özelliği metisidir; yani sivri zekâsı, kurnazlığıdır. Bu özelliği destanda daha çok kılık değiştirip karşısındakine aldatıcı sözler sarfettiğinde ortaya çıkar. Örneğin Polyphemus’u kör etmeden önce ona adının “Kimse” olduğunu söyler ve adadan kaçmaya çalıştıkları sırada Polyphemus bağırır çağırır, diğer Kyklop’lardan yardım ister, kendine zarar verenin “Kimse” olduğunu söyleyince diğer Kyklop’lar ona şöyle der:

“Sana karşı Kimse zor kullanmazsa ve yalnızsan,

Büyük Zeus’tan çaresiz bir dert gelmiş olacak başına.

Ama baban Poseidon’a yalvar yakar sen gene.”

Böylece diğer Kyklop’lardan kaçmış olur.

Odysseus’un en büyük kusuru ise kibirli ve gururlu olmasıdır. Örnek olarak Kyklop’lardan kaçarken ve denize açılmışken kör ettiği Polyphemus’a isminin “Büyük Odysseus” olduğunu ve onu kimsenin alt edemeyeceğini söyler. Bunu duyan Polyphemus bir dağın yarısını ona fırlatır ve babası Poseidon’a onu şikâyet eder. Poseidon da Odysseus’un eve dönüşünü engellemek için ona açık denizde bin bir türlü bela hazırlar.

  • Destanın Yapısı

odysseus_and_nausicaaOdysseia, bir Yunan vezni olan dactylic hexameter ile yazılmıştır, açık ve kapalı hecelerin belirli bir düzen kurması ile bu ölçü tanıdık olduğumuz aruz ölçüsüne benzemektedir. Odysseia, in medias res ile açılır, bu deyiş Latince “bir şeylerin ortası” anlamında kullanılır ve aynı zamanda edebiyatta “hikâyeye bir durum veya karakterleri tanıtmakla başlamak yerine dramatik bir olayla başlamak” anlamında kullanılan artistik bir terimdir. Bu teknikle anlatıcı geçmiş olayları flashback ve hikâye anlatma ile detaylandırabilir. Bu teknik daha sonra Virgil’le Aeneis’inde,Lurz Vaz de Camoes ile Oskusiadas’ta ve Alexander Pope’un Bukleye Tecavüz gibi eserlerde tekrar kullanılmıştır.

Destanın başında Telemakhos’un içinde bulunduğu durum anlatılır. Sonra sahne bir anda değişir ve Odysseus’un Kalypso’nun mağarasındaki hayatı anlatılır. Athene’nin yardımıyla Odysseus Phaiaklar’ın adasına ulaştığında başından geçen hikâyeyi onun ağzından dinleriz ve sonra Phaiaklar onu İthake’ye yolcu eder.

Odysseia şimdiye kadar basılmış bütün tercüme ve tıpkı basımlarında 24 kitaba ayrılmıştır. Bu ayrım yalnızca gelenekle yapılıyor olabilir, orijinal metinde olmayabilir. Birçok akademisyen bu ayrımı 3. yy’da Büyük İskender’in editörlerinin başlattığını düşünüyor. Klasik dönemde özellikle Telemakhos’a odaklanan ilk dört kitap için Telemachy, Odysseus’un Polyphemus’tan kaçışını anlattığı 9. kitaba Kyklop, Ölüler Diyarında geçen 11. kitap için de Nekuia, Odysseus’un Phaiaklar’a serüvenlerini anlattığı 9. ve 12. kitap arasında kalan bölümlere Apologoi: Odysseus’un Serüvenleri, Odysseus’un talipleri öldürdüğü 22. kitaba da Mnesterophoria denmiştir. Sonradan eklendiği düşünülen bölümlere de Telegony adı verilmiştir.

Telegony bölümü, yani 24. kitap, destanın son 548 dizesi, daha sonra başka bir ozan tarafından eklenmiştir. Diğer kitaplarda geçen olaylar 24. kitaba gelmeden sonuca bağlanır, eğer gerçekten de böyle bir ekleme varsa, bu durumda ekleme yapan ozanın bütün metni değiştirmiş olabileceği göz ardı edilmemelidir. Destanın orijini, yazarı hakkında daha fazla bilgi almak için Homeros’la ilgili akademik çalışmalara bakabilirsiniz.


Kaynakça

  1. ^ D.C.H. Rieu’s introduction to The Odyssey (Penguin, 2003), p. xi.
  2. ^ Homer (1996). The Odyssey. Trans. by Robert Fagles. Introduction by Bernard Knox. United States of America: Penguin Books. p. 13. ISBN 978-0-14-026886-7.
  3. ^ Fox, Robin Lane (2006). The Classical World: An Epic History from Homer to Hadrian. United States of America: Basic Books. p. 19. ISBN 978-0-465-02496-4.
  4. ^ Odysseia, Homeros. Can Yayınları, 26. Baskı. Çev: Azra Erhat, A. Kadir. 23. Kitap, d.97-103
  5. ^ Odysseia, Homeros. Can Yayınları, 26. Baskı. Çev: Azra Erhat, A. Kadir. 23. Kitap, d. 166-172
  6. ^ Odysseia, Homeros. Can Yayınları, 26. Baskı. Çev: Azra Erhat, A. Kadir. 23. Kitap, d. 174-180
  7. ^ Odysseia, Homeros. Can Yayınları, 26. Baskı. Çev: Azra Erhat, A. Kadir. 23. Kitap, 183-204
  8. ^ Odysseia, Homeros. Can Yayınları, 26. Baskı. Çev: Azra Erhat, A. Kadir. 9. Kitap, d. 410-413
  9. ^ “The Lusiads”. World Digital Library. 1800–1882. Retrieved 2013-08-31.
  10. ^ Baikouzis, Constantino; Magnasco, Marcelo O. (June 24, 2008), “Is an eclipse described in the Odyssey?”, Proceedings of the National Academy of Sciences (Proceedings of the National Academy of Sciences) 105 (26): 8823, doi:10.1073/pnas.0803317105,PMC 2440358, PMID 18577587, retrieved 2008-06-27.
  11. ^ West, Martin. The East Face of Helicon: West Asiatic Elements in Greek Poetry and Myth. (Oxford 1997) 402-417.

About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..