Sitemizde 15 kategori'de 701 adet yazı yazılmış ve 80 yorum bulunmaktadır.

May 172016
 

ningen

1990’lardan bu yana Antarktika sularında olan Japon araştırma gemileri Ningen isimli yaratıkları bir çok kez rapor ettiler. Rapor edilenler içerisinde bu varlıkların soğuk buzlu okyanusun içerisinde yaşadıkları ve zaman zaman yüzeye çıktıkları ve fiziksel olarak ne tam insan ne tam bir deniz canlısı oldukları anlatılmaktadır.

Bir çok açıdan insanı anımsatan bu yaratıklarda insansı yüz hatları, kollar ve bacaklar olduğu söyleniyor. Ama tüm bu benzerliklere rağmen bilinen yaşam formları arasında hiçbir kategoriye yerleştirilemiyorlar.

Varlıkları gerçek mi yoksa efsane mi olduğu henüz bilinmeyen ama kamera görüntülerine kadar kanıtlar gösterilen bu canlıların gizemine doğru ilerleyelim. Ne bir insana ne de bir deniz canlısına benzeyen bu yaratıklar 1990’lı yıllardan itibaren Antartika’nın sularında yüzen Japon gemileri bir çok kez gördüklerine dair raporlar göndermişlerdir. Soğuk buzlu sularda yaşayan yaratıklarına insan uzuvlarına sahip olmasından dolayı Japon araştırmacılar tarafından Ningen adı verilmiştir. İnsan gibi kolları olan Ningenler hiç bir canlıya benzemedikleri için sınıflandırılamıyor.

O bölgeye giden bir çok araştırmacı Ningen yaratıklarını görmüş hatta bir çok kez görüntülenmiş. Japon balina araştırmacıları ve görenlerin söylediklerine göre boyları 20-30m arasında değişmekte, yavrularının da 5 m olduğu söylenmekte ve renkleri tamamen beyaz. Hatta Japon balina araştırmacılarının mürettabatından biri gemiye doğru gelen bir Ningen görmüş ve Ningen i denizaltı sanmıştır. Ningen Efsanesi ilk olarak Mu dergisinde yazılmış makaleyle tartışılmıştır. Ancak Ningenlerin ilk kez görünmesi 1900 lü yıllara kadar dayanmaktadır.Bu varlıklar isimlerini Japonca’da insan anlamına gelen Ningen ismimden almaktalar. Yani bir tür insanımsı da diyebiliriz bu varlıklar için.

ningenLoch Ness Gölü canavarı, Koca Ayak gibi Ningen efsanesi de bir türlü kanıtlanmış olmamasına karşın gündemdeki sıcak yerini halen korumakta. Şuan bile bu yaratıklarla ilgili araştırma yapan çok özel araştırma ekipleri mevcut.Özellikle son birkaç yılda bu gözlemler oldukça sıklaşmış halde. Bu tam olarak ne oldukları anlaşılamayan su altı yaşam formları hakkında buzlu sularda yaşadıkları ve özellikle Antarktika da sıklıkla ortaya çıktıklarından öte fazla bir bilgi mevcut değil.

Yakın zaman önce Japon hükümetine bağlı “balina araştırma” gemileri mürettebatları tarafından bir çok kez gözlemlenenlerin tahmini boyunun 5 ila 100 metre civarında oldukları ifade edilmiştir. Renklerinin çoğunlukla beyaz olduğu ve suyun içerisinde tıpkı insan gibi hareket ettikleri halde yüzerken bir tür fok ve balina karması gibi yüzdükleri belirtilmiştir. Bazı zamanlarda yukarı çıktıkları ve buzullar üzerinde de dolaştıkları gözlemlenmiştir. Çekilen bazı kareler arasında bir kısmının sadece 2 ayağının olduğu görülürken bazı karelerde tıpkı fok ve dev balinalarda olduğu gibi kuyruk benzeri yapılar göze çarpmaktadır.

Görgü tanıkları, genellikle bacakları, kolları ve hatta beş parmaklı elleri ile, bir insan gibi bir şekle sahip olarak onlarını tanımlamaktadırlar. Bazen yüzgeçleri ya da büyük bir denizkızı gibi kuyruk yerine bacaklara sahip olarak tarif edilmektedir. Sadece görünür yüz özellikleri gözleri ve ağızlarıdır. Bazı gözlem kayıtlarında, güvertede bulunan mürettebatın başlangıçta uzakta bir yabancı denizaltısı olduğunu düşündükleri rapor edilmiştir.Denizaltı sandıkları nesnenin yanından geçerken gördükleri bu varlıkların aniden su altına yüzerek daldıkları yönünde olmuştur.

Çoğunlukla suyun 30 metre kadar altında gözüken bu yaratıkların çoğunlukla beyaz renkli olduğu belirtiliyor. Google earth haritasında bile Ningen görüntülerine rastlandığı biliniyor. Bu konu ilk defa 2007 de 2. Kanal ve MU dergisi tarafından açıklandıysa da bu efsaneler ve gözlemler 1900’lü yılların başlarına kadar dayanıyor. Ve günümüzde bile halen bu konuyla ilgili ilginç gözlemler ve görüntüler gelmeye devam ediyor.

Mu dergisi ve 2. Kanal Kasım 2007 de yayınladıkları haberlerde Paranormal olayları açıklamaya kendisini adamış bir Japon araştırma ekibinin özellikle Antarktika da yaşayan bu kimliği belirsiz yaratıklarla ilgili makalelere yer vermişlerdir.

Makalede Namibya kıyıları, Güney Atlantik Okyanusu’nda da benzer Ningen gözlemlerine rastlandığı ifadelerine yer verilmiştir.

Bugüne kadar, bu varlıklara dair net bir delil bulunmazken Ningen varlığını doğrulamak için Hükümet gözlemlere dair ayrıntılı kayıtlar tutulmasına onay vermiştir. Yine UFO gözlemlerinde olduğu gibi elde edilen bilgiler ve veriler kamuoyuna hiçbir bir şekilde açıklanmamış ve yayınlanmamıştır. Hükümetçe yapılan bildirgede; raporlara karşılık görgü tanıklarının sessiz kalması talimatı verilmiştir.


  • Kayıtlara geçen bazı benzer karşılaşmalar :

1982 yazında, Yarbay Gennady Zverev ile birlikte Mark Shteynberg, Türkistan ve Orta Asya askeri bölgelerinde sık sık gözlemlenen devasa boyutlu insanımsı su altı yaratıkları hakkındaki gözlemleri araştırmak adına özel eğitimli dalgıçlardan oluşan bir ekip kurar. Dalgıçlar periyodik olarak dalacakları yerde karşılaşabilecekleri durumlara karşılık periyodik eğitimler almıştırlar.

İlk tatbikatlarını ve denemelerini Issık Kul Gölü, Transiliysk Ala Tau alanında derin su göllerinde yapmaktadırlar.

Tümgeneral V. Demyanko, Savunma, SSCB Bakanlığı Mühendis Kuvvetleri Askeri Dalgıç Hizmet komutanı, Baykal ve Batı Sibirya askeri bölgelerinde benzer araştırma çalışmaları sırasında meydana gelen olağanüstü olaylar hakkında yerel memurları bilgilendirmek için bölgeye gelir.Baykal gölü ve Batı Sibirya da yaptıkları askeri eğitim dalışları sırasında, insana benzeyen ama kesinlikle insan olmayan devasa boyutlara sahip gizemli sualtı yüzücüleri ile karşılaştıklarını anlatır. Bu gizemli yaratıklar insanımsı bir görünüme sahiptirler ve boyları yaklaşık 3 metre civarındadır. Yüzücüler soğuk buz dolu suya girip dalışlarına başlarlar. 50 metre kadar aşağıya indiklerinde başlarında kask yada sırtında dalış tüpü bulunmayan insanımsı bir takım varlıkların olduğunu gözlemlerler.

Bu gözlem yukarı rapor edilir edilmez yerel askeri komuta birimleri hemen alarma geçirilirler.Askeri üsten alınan emire göre bu varlıklardan bir tanesi yakalanıp incelenmek üzere üsse getirilecektir.O an 7 çok özel eğitimli dalgıç hemen olay yerine sevk edilerek bu varlıklardan birinin ölü yada diri yakalanması istenir. Dalgıçlar bu insanımsı varlıklardan birini yakalamak isterken bilinmeyen bir güç tarafından derin soğuk sulardan dışarı doğru aniden yüzeye fırlatılırlar. Bu şiddetli basınç ve yüzeye çıkış sırasında dalgıçlardan 3’ü o an hayatını kaybederler. Diğer 4’ü de ağır şekilde yaralanır ve sakat kalırlar.

  • Bir başka vaka :

ningen1960 yılında Ukrayna açıklarında bulunan Krapiva, Sovyet nükleer güç denizaltısı kıdemli memurları tarafından sunulan bir raporda şu bilgilere yer verilmiştir.

Deniz altıda bulunan Sovyet sonar operatörleri (askeri hydroacoustics teknisyenleri) (büyük derinliklerde) kaynağı tespit edilemeyen garip sesler işitmişlerdir. Bu seslerin bir tür balina yada düşman deniz altısı olduğunu düşünürler. Hemen alarm durumuna geçilir. Etrafta bu sesi çıkaran nesnenin ne olduğu anlaşılmaya çalışılırken sonarlar tam önlerinde devasa büyüklükte bir nesnenin kendilerine doğru yaklaşmakta olduğunu gösterir. Navisgasyon ve periskop bildirimleri git gide yaklaşan bu yüzen nesnenin bilinen bir su altı aracına ait olmadığını belirtmektedir. Teğmen Oleg Sokolov bu nesnenin ne olduğunu anlamaya çalıştığı sırada neredeyse burun buruna geldikleri şeyin yüzen insanımsı bir yaratık olduğunu fark ederler.Bilinen bir denizaltı dan çok daha hızlı bir şekilde manevra yaparak daha derinlere dalarak gözden kaybolur bu garip varlık.

  • 1900’ler de deniz altındaki bir mağarada bulunan insanımsı iskeletler :

Shteynberg’in yazmış olduğu “yüzücüler” adlı yaşanmış olaylardan bahseden eserinde gölün altında bulunan bir mağarada iskelet haline gelmiş dev insanımsı varlık kalıntılarından söz eder.Gürcistanda birkaç erkek insan benzeri iskeletlerin dolu olduğu gölün altında yer alan bir dağın içerisinde bir mağara keşfederler. Su altından gidilerek ulaşılan bu devasa iskeletlerin her birinin boyu 3 metre civarındadır. Ve İnsana benzedikleri halde vücut ve kemik yapıları hiçbir şekilde insanlarla uyuşmamaktadır.
Mağaraya ulaşmak için, bu göle dalmak mecburdur. Bu konu daha sonraları St. Martin Press New York’ta da yayınlanmıştır.

Günümüzde Ningenler araştırılmaya devam etmekte. Hatta Ningenleri bulmak için özel araştırma birimleri bile açılmış durumda. Araştırmaların artması sonucunda gördüğünü iddia eden araştırmacı sayısı da bir hayli artmış durumda. Bu kadar fotoğraflara kamera kayıtlarına rağmen Ningenlerin var olduğunu gösteren kesin bir kanıt yoktur. Ölü yada diri ele geçirilmiş bir Ningen olmamıştır…

İlgili Video

About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..
background