Sitemizde 15 kategori'de 619 adet yazı yazılmış ve 78 yorum bulunmaktadır.

Kas 112016
 

metin-uca-yes-yerine-orraytYes yerine orrayt demek caiz midir hocam? Güzel Yurdumun ‘Bir Kahkahalık’ Trajikomik Halleri. Metin Uca’nın yazdığı, okurken yer yer kahkahalara boğan yer yer ‘vay. mına koyim’ dedirten, arka yüzünde ‘nobele aday değildir ve helaldir’ açıklaması bulunan şaheser başucu kitabı.

Kitaptan biraz alıntı:

Hocamız, bir güne daha böyle bir giriş cümlesiyle başlıyordu; ama fıkralardaki kilit olayın vazgeçilmezi, kanıksanmış giriş cümlesini oluşturan bir gün değildi bugün. Akşehir’in giriş meydanına inen dik, dönemeçli yollardan birinden, emektar eşeğinin çektiği arabasına kurulmuş geçiyorduki, birden renkler parlamaya, ışıklar uzamaya başladı. Sarsıntı içerisinde, garip, ufak ışıklarla dolu, karanlık bir koridorun içine çekildi.

Destur bile diyemeden, içi çekilircesine bir anda yükseklere çıkıp, sonra hızla döne döne geniş bir alana sertçe düşüverdi. Üstünü başını düzeltmeye çalışırken, çevresindeki her şey dönmeye devam ediyordu. “Gelin lan, yakaladım Hoca’yı!”, “Seni namussuz, hem değerli büyüğümüze dil uzat, hem de parayı alamadım diye serkeşleş, var mı öyle beleş!” Kulağının dibinde kalın bir erkek sesi bunları söylüyordu. Ne olduğunu anlamadan, bir grup sakallı ademoğlundan yediği esaslı tokatlarla kavuğu bir yana kendi bir yana savrulmuştu.

Yaşadığı şaşkınlıktan, elini kaldırıp yüzünü bile koruyamadı. Farkında değildi, ama bir anda tam yedi yüz yıla aşkın zaman atlamış, onun şaşkınlığını atlatamadan yüzünde üst üste tokatlar patlamaya başlamıştı. Şaşkın gözlerle çevresindekilerden yardım beklerken, adamlardan ikisi, “Kamara çekiyor lan, durun!” deyip üstünden kalkmasa, saldırganlardan biri, “Lan bunun sakalı essah, bizimkisi daha gençti!” deyip onları durdurmasa, daha da devam edecekti tokat sağanağı. Saldırganlar koşarak uzaklaşırken, alanın ortasındaki çay bahçesinden, birbirine dayanmış gibi duran küçük kagir evlerinin altındaki dükkânlardan fırlayanların yardımıyla üstünü başını silkeleyip doğrulan Hoca, bir yandan da neler olduğunu anlamaya çalışıyordu.

Hep bir ağızdan söylenen geçmiş olsun dilekleri arasında cılız sesiyle, “Ağalar, nerdeyim?” diye sormasa, kendini bulduğu yerin Akşehir olduğunu anlayamayacaktı. “Niye dövdü bu adamlar beni?”  sorusuna karşılık, “Onlar Nasrettin Hoca’yı kovalıyorlar,” yanıtını alınca şaşkınlıkla, “Yahu Hoca benim, başka Nasrettin mi var?” sözleri ağzından dökülmeyecekti..

Kitabı alttan okuyabilirsiniz

Kitabı alttaki butonlardan indirebilirsiniz

   PDF Olarak İndirin     Epub Olarak İndirin

About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..