Sitemizde 15 kategori'de 701 adet yazı yazılmış ve 80 yorum bulunmaktadır.

Mar 082016
 

jediE tabi birde JeDi nicki ile dolanan Mesut`umuz vardı.. Severim hala keratayı.. Bugün evli, çoluk çocuk sahibi oldu.. Hala dostluğumuz devam eder.. Master öğrencisi olduğu dönemlerde yazdığı bu yazı 2003 yılında yazılmış.. Pek keyifli bir yazı olmuş.. O dönemler daha neşeliymişiz sanırım.. Buyrun..

Evet 3 aylık hayatıma yöne verememezlik sendromum artık geride kaldı. Bu zor durumu da atlattım en sonunda…

Evet önce Sivas Cumhuriyet Üniversitesine (kendi okuduğum üniversite) yaptığım yüksek lisans başvurusunu anlatacağım.. Sözde kendi okuduğum üniversite yaa , sınava gittim sabahın 9 unda yazılı sınava girdim , 5 soru sordular 3 ünü cevaplayın dediler ve 3 soru cevapladım tam 2 sayfa kağıt verdim.. Neyse öğleden sonra da kurula sözlü sınava girdim , en sona ben kalmıştım , kurulda 3 hoca vardı ve ben içeriye çağrıldım. İçeri girdiğimde bölüm başkanı bana “Mesut seni de sona bırakmışız ama kusurumuza bakma dedi” ben de “Sona kalmam önemli değil hocam , dona kalmayayım da” diye cevap verdim.

Sonra oturdum sandalyeye sorularını bekliyorum , bölüm başkanı zıpladı yine “Kendinde bahset bakalım Mesut” dedi.. Başladım anlatmaya tabi ki kısa kestim fazla uzatmanın anlamı yok çünkü 30 kişi başvurmuş ve alınacaklar o kadar belliydi ki sınav öncesinde ):

Daha sonra Mehmet Silah (Psikoloji ve Sosyoloji Hocam) soru sordu ben Çalışma Sosyolojisinden başvuruda bulunmuştum ama adam bana çalışma psikolojisinden soru sordu , neyse az çok bişiler söyledim yine hocalara.. En son bölüm başkanı dosyamı elinde alıp karıştırdı ve 10 saniye sonra bana bakıp “Başvuranlar arasında en yüksek LES puanı senin ama lisans ortalaman düşük” dedi.. İyi de be adam oradaki 30 kişinin en az 20 siyle konuştum ve lisans ortalaması en yüksek olan adam 74 tü , benim lisans ortalamam ise 68… Çok düşük dediği nota bakın hele !!! Yani bana direk sen giremiyeceksin oğlum , girecekler zaten belli sen boşuna masraf yapmışsın deseydi daha iyiydi valla , en azından adam için düşüncelerim iyi olurdu , mert insanmış helal olsun derdim kendi kendime…

Neyse daha sonra çıktım saat 16.30 falan saat 18.30 da da otobüse binip Eskişehire oradan da sabah 06.30 da otobüse binip Kütahya’ ya gidicem.. Sabah saat 08.00 da evdeydim ve saat 10 da Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde yine yüksek lisans başvurusu için sınava giricem.. Arabaya binip üniversiteye gittim , saat 10 da yabancı dil sınavına girdim.


Gariptir ki Dumlupınar üniversitesi yabancı dil eğitimi yapan bir üniversite değil ama ingilizce sınavı yaptılar.. Allahtan sorular basitti de eski bilgilerimle birşeyler yaptım.. Öğleden sonra da geri gelip yazılı bilim sınavına girdim saat 14 de.. Ben Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunuyum ve Dumlupınar Üniversitesinde mezun olduğum bölüm olmadığı için işletme bölümünün Yönetim ve Organizasyon branşına başvuruda bulundum. Soruların hepsi işletme sorularıydı ve ben üniversite de işletme ile ilgili 1 tane ders almıştım o da 1. sınıfta yani 1998 yılındaydı.. Allahtan genel kültür biraz iyi sorulan soruların hepsine birşeyler yazdım. başvurduğum bölüme 10 kişi alınacaktı ve 9 kişi müracaat etmişti , önce kendi kendime dedim garanti alındık o zaman ((:

Sonra emin olmak için enstitü sekreterinin yanına gittim sordum , tabi direk garanti mi diye sormadım (: “Hocam dedim Yönetim ve Organizasyon haftaiçi grubuna 10 kişi alınacak ama 9 kişi başvurmuş açılan kadronun kapatılması gibi birşey söz konusu olabilir mi ? ” Adam önce güldü sonra hayır dedi , ben hemen atıldım ve ikinci soruyu yapıştırdım “O zaman başvuran herkes alınacak mı ?” Adam bu sefer biraz sinirli ama yine gülerek hayır dedi sınavda boş kağıt veren adamı almam mantıklı olur mu sence ? diye soruma soruyla karşılık verid , ben de “olmaz tabi ki” dedim doğal olarak ((:

11 Eylül cuma günü girdiğim sınav 16 Eylül çarşamba günü sonuçlandı ve arkadaşım arayıp müjdeli haberi verdi, sınavı kazanmıştım ve artık yüksek lisans öğrencisiydim. Bu gerçekten gurur vericiydi , hem benim için , hem de ailem için.. Bundan sonra hayatıma rahatlıkla yöne verebilecektim , bütün sıkıntılar bitmişti.. Perşembe sabahı gidip kayıdımı yaptırdım ve bundan sonra pek sık göremeyeceğim için hemen ilk otobüsle Sivas’a sevdiğimin yanına geldim. Bu yazıyı da Sivas’tan yazıyorum (:

Pazartesi derslerim başlayacak hayırlısıyla , artık aranızda MaSTeR yapan eDiTöRüNüZ de var , HoRoZz net ailesine hayırlı uğurlu olsun , İnşallah ileride çocuklarınız üniversite kazanırlar ve benim öğrencim olur.

Hamiş: HoRoZz defesi senin çocuğun benim öğrencim olursa poku yedi şimdiden söyliyeyim (((:

Çarşamba, Eylül 24, 2003 – 03:50 PM GMT
Gönderen: JeDi

About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..
background