Sitemizde 15 kategori'de 619 adet yazı yazılmış ve 78 yorum bulunmaktadır.

Kas 122016
 

latife-tekin-berci-kristin-cop-masallariBerci Kristin Çöp Masalları (1984), Tekin’in Sevgili Arsız Ölüm’den sonra yayınlanan ikinci eseri. Anlatım tarzı olarak ilk kitabın peşinden koşan, şiirsel bir dille yazılmış bu kitap, isminin hakkını veren bir yoksulluk masalı. Sosyal bilimci gözüyle baktığınızda ise genel olarak bir sosyoloji masalı.

1950’lerden sonra artan göçle Türkiye’nin önemli bir gerçeği haline gelen gecekondulaşma ve gecekondu olgusu bu kitabın ana eksenini oluşturuyor.

Eser, adı sonradan Çiçektepe olacak bir mahalleye kurulan ilk gecekonduların hikâyesi ile başlıyor. Tenekeden, çöpten, kartondan kurulan bu gecekonduların, yıkım ekipleri tarafından defalarca yerle bir edilmesi, halkın yılmadan yorulmadan yenilerini dikmesi, yıkım ekiplerinin sonunda gitmesi ve bölgenin bir gecekondu mahallesine dönüşmesi Tekin’in masalsı diliyle anlatılıyor. Kitabın üzerinde özellikle durduğu tek bir kahraman, ya da aile yok, yazar birçok gecekondu hikâyesini, mahallenin farklı karakterleri üzerinden anlatmayı yeğliyor.

Olay örgüsünün tamamı burada anlatılamayacağına göre, kitaptan bana geriye ne kaldığını yazmak daha doğru olacak. İlk olarak ve tabii ki yoksulluk… Çocukların çöp toplaması, çöpten çıkan kolu bacağı kopmuş bebeklerle oynamaları, damı rüzgârdan uçan evlerin içine kar yağması, konduları su basması… Türkiye’den ve büyük şehirlerden bilindik manzaralar belki ama okudukça insanın içine daha bir başka işliyor. Bu noktada, Tekin’in bu yoksulluğu resmetme biçimini, oldukça başarılı bulduğumun altını çizmek istiyorum. Ek olarak, yoksulluğun kaderi olmuş cehalet, hastalık, batıl inanç da kitabın içinde bolca mevcut.

Fabrikalardan akan suyun halkı hasta etmesi, hastalanan insanların, yakınlarda zaten olmayan doktor yerine, kendisini okuyup üfleyen, “kocakarı” reçeteleri sunan insanlara başvurması, suyun, elektriğin, okulun çok sonradan mahalleye gelmesi bir taraftan çok masalsı diğer taraftan çok gerçekçi resmedilmiş. Fabrika yaşantısı, grev, direniş, halkın kafasındaki Çingene ve Alevi imgeleri, ayrımcılık, kadın-erkek ilişkileri de yine aynı eksenin farklı konularını oluşturuyor Berci Kristin Çöp Masalları’nda.

Sonuç olarak, bir sosyoloji masalı olarak nitelediğim bu kitabı tavsiye ediyorum. Kitap sadece edebi bir eser olarak okunabileceği gibi; göç, yoksulluk, gecekondulaşma çalışan arkadaşlarımın ve akademisyenlerin de mesela Tansı Şenyapılı’yı, mesela Meral Özbek’i okurken, onları özümsemek için bakacağı yardımcı bir eser olarak da görülebilir aynı zamanda. O denli güçlü gözlem gücüne sahip diye düşünüyorum.

Kitabı Alttan Okuyabilirsiniz

Kitabı alttan indirebilirsiniz

   PDF Olarak İndirin     Epub Olarak indir

About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..