Sitemizde 15 kategori'de 707 adet yazı yazılmış ve 80 yorum bulunmaktadır.

May 192016
 

Kivi-sel Ahlak AnlayışıAdem gökyüzünden küfür ederek, toprağa ayak bastı, aşil tendonlarında ağrı hissetti ve Tanrı’ya yakardı, yalvarmadı, Tanrı ne olursa olsun onlara yardım etmek zorundaydı, hem gökyüzünden düştüğü zaman, bir şeyleri kaybetmişti ve her soruya cevap veren bir insanın melek olamamasının ironisini yaratamadığı için, kendini geliştirmek istedi.

Bunun nedeni, benim şu anda yazmamdan, sizin şu anda telefonunuzun çalmasının sebebi, gereksiz bir amaç, işte doğanın kanunu bu düşüncesi de bu anda devreye girdi. Tanrısal kurgu, doğasal kurgu ve Adem’in kurgusu başladı. Zaman o kendi etrafında tam istediğimiz gibi dönüyor ve yeşillikler, hepimizi hayata bağlayacak derecede parlaktı, Tanrı’nın o zamanlar matematik işlemleriyle arası iyiydi, düşünce havuzunda da bir problemle karşılaşmadı, Adem’in istekleri yoktu ve kafası dinçti.

Adem, yalnızlığından dolayı Havva’yı istemedi, eğer hormonlarını ayarlamışsan üremeye gerek kalmazdı ama dert onun sevişmesiydi ve sen ben şu anda birilerini aldatalım diye Havva’yı istedi, sonra güzel bir isteme ritüelinden sonra kuzgunların yaratılmasına da karar verildi,- di eki sadece kurallara uyum diyalekti, o yüzden sorunsallarımızı çözenlere karşı ciddi bir ciddiyetimiz vardı buna lakin, kafamızı buna takacak kadar ahlak bilgimiz yoktu.

Akşam olana kadar, ağaçlardan düştü, suya tükürdü, kutsal topraklara işedi durdu, kimse tuvaletini yapmadığını düşünmesin, doğa kurgusuna Tanrı hiçbir zaman karışmadı, Havva işenilen herhangi topraktan yaratıldı, sen ben rahatlıkla topraktan yaratılmadığımızı savunman adına böyle yapıldı ya da feminist aktivistin “Biz topraktan değil, Adem’in beynindeki en duygusal hormonik bileşenden yapıldık” deyip, dini yalanması içinde söylemedim, bu böyle, sonra gökyüzü renk değiştirdiğini görünce karnı guruldadı, ilk ses böyle geldi, elma yedikten sonra kan aktı elmaya ve diş etlerinin önemini Tanrı yaklaşık 6.8 milyar yıl sonra diş macununu yaratmaları için Colorado Üniversite’si öğretim görevlilerini yarattı. İnsan dünyada yaşamadığı için diş etindeki bakterileri görmez, işte, kutsal kitaplarda böyle, ısırırsın, mutlu olursun, dişin kanar, yumurta testi yapmayacağım…

Elleriyle sildiği kanı, toprak ile sildi. Toprak korktu, gökyüzünü kapattı, gözlerini kör edecek bir şimşek çaktı ve topraklamayı tam yaratamayan insanoğlunda önce insan olan Adem, kör oldu. Çığlık attı, adım attığı yerlerde takılıp düşüyordu, Ağustos ayında gezinen karıncaların üstüne bastı durdu, onların ölümünden yargılanacak bir insan yoktu, hayvan öldürülmeliydi, gerekirse, kanunlarda bunu diyor, insanlar öldürülmeli ama gerekirse, oy vermeyene koy vermeli, tabi, beyni yıkanabilirse, eş olabilir gelecek vaat ediyorsa, sevgili iyi sevişiyorsa tabi bekaret sorunu cidden yoksa, kısacası ölüm daha yaratılmadan önce karıncalar ölmüştü.


Tanrı tabi ki, bunu hesap etmemişti, Adem küfürler ede ede Havva’yı buldu ve onun gözlerinin görebildiğini fark edince, onun gibi olması için, onu dövmeye başladı, aktivistler artık arkamdasınız, Havva’nın yediği dayaktan sonra Tanrı onları yakınlaştıracak bir şey yapma işine koyuldu ve kokusu güzel meyveler indirdi ve şeker oranı yükselince, kalbin hızlı atmasına sebep olan beynin elektriksel yapısı, güzel kokmak için orman meyvelerini Havva üzerine sürdü, parafin etkisi ve el kremlerinden daha fazla etkisi olması ve o dönemin havasının da insanın ellerini kurutacak kadar dengesiz olması bunu yarattı ve kasıklarından meyveler yedikten sonra meyveleri saklamak için Havva, vişne ve böğürtleni sakladı, onların bozulması birkaç günü buldu ve bakteriler, rahim duvarını zarar vererek hastalanmasına sebep oldu, tıpta çok gelişmeyen Tanrı yeni bir insan yaratmak için vişne ve böğürtleni görevlendirdi ve döllenme kısa bir süre tamamladıktan sonra doğum gerçekleşti ve içinde büyüyen sular, kırmızı kırmızı akmaya başladı. Doğan tohumlar hemen toprağa saklandılar ve büyümeye koyuldular. O sırada güneş ışınları daha güzeldi ve kendi aralarında parlarken, istedikleri yere gidebiliyorlardı. Kokusunun güzel olmasından dolayı böğürtlene birikiyorlardı.

Vişne bu konuya fazlaca bozuluyordu, annesi de ekşi sevmeyen vişnenin, kör babasına elma diye tanıtıyordu. Adem, hala ağaçtan düşerek kolunu kırıyordu ve Tanrı’ya dua etmek aklına bile gelmiyordu. Vişne belli noktalarda bozulmaya başlamıştı. Adem ortalıklarda yoktu, Havva’da böğürtlen seviyordu. Vişne, kurtlarıyla anlaşarak, siz buna ister şeytan ister, bertaraf olmayan deyin, böğürtlene saldırmaya başladılar, dallarından hızlıca yere düşen böğürtlenler hala canlıydı ve Adem bir gün onlara takılarak yere kıç üstü düştü, bir ilktir. Kemiklerinin kırıldığını sanan Adem sinirlenerek, ağaca tekme atmaya başladı, ayağı da ağrıyınca intikam duygusu kabardı ve Tanrı’dan sözlerini unuttuğunu, amnezi hastalığının ağırlaştığından bahsetti.

Tanrı hemen yardım etti ve sözler yazılı kağıtlar indirdi, bir sorun olursa da Gabriel’i yanına çağırabileceğinden bahsetti. Ateş kanatlı Cebrail’i kandırarak kutsal sayfaları Böğürtlen’in etrafına bağladı ve Cebrail’in kanatlarından damlayan bir alev, tüm ağacı yaktı, Cebrail korkusundan denize giremedi, Tanrı o sıralar düzenli bir takvimle hareket etmiyordu, hala Şeytan’ın kim olması için oylama sürmekteydi ve Böğürtlen yanarak öldü ve ilk ölüm yanarak oldu. Tanrı baktı ki, yanmak insanı ve melekleri bile korkuttu, güzel fikir dedi ve cehennemi diye bir yer var, içi ateş dolu dedi. Kimse de görmediği için inandı, ateşten yaratıldığı için, bana bir şey olmaz mantığıyla biri atıldı, fikrini sundu, Tanrı sevdi, zaten durumlar çıkmazdaydı, sözel yeteneği berbattı Tanrı’nın, bu işi uzatmadan kabul etti.

Vişne’yi bu durumda suçlu buldular ve artık kim vişne yerse dili ekşiyecek ve nefret edecekler, ilk anda tatlı gelecek her kötü olan gibi sonra berbat bir tat ile felç edecek, dedi. Havva uğradığı tecavüzden sonra Toprak Ana’ya bağladı, sonradan gelenleri onu taşladılar, taşlanır. Adem, görmeyen gözleriyle birkaç halt daha karıştırdı, Tanrı Kader kavramını yazmak için odasına kapandı ve panjurlarını kapattı. Birkaç çocuk daha doğuran Havva, artık aynı meyvelerden yaratmaya başladı. İkiz meyveler, portakal, mandalina, turunç, kırmızı – yeşil elma gibi devam ettiği çocukları, bir zaman sonra ölümün keşfedilmesine sebep olan Adem katarakt ve göz tansiyonundan vefat etti.

Şeker komasına girmeden birkaç gün önce Havva, kivi adında bir şey yarattı. Onun tadına bakarlar, bir önceki çocuğu çok sevdiler, ona methiyeler düzdüler hatta sırf onu bandırmak için şekeri buldular ve çilek o dönemlerde çok sükse yapmıştı. Kiviyi yedikten sonra çilek çilek dedi insanoğlu ve kivinin tadı o anda çileğe döndü. Ve o andan sonra yalan – yanılsama – simülasyon -iktidar ve muhalefetin ilişkisi gibi kavramlar ortaya çıkmış oldu ve yeşil renkte olan kivinin üzerini siyah ve kahverengi ile örttüler.

Blogda Oku

About Yazabilen Yaratık

Merhabalar, uzun zamandır yazabilen yaratık olarak kurguladığım hayali karakterimin yazdığı yazılar ve ben arasındaki fark üzerine yazmayı istiyordum. Bunu zamanla reddettim sonra fark ettiğimde (şu an) tüm hayatımın, hayali bir şey tarafından tüketildiğini görme durumunu yaşadım. İlk başlarda sadece, yazmak planıyla başlamıştım. Yazan kişinin dini, cinsiyeti, bedeni önemli olmamalı, insanlar düşüncelerim açısından sevmeli ve birkaç dostum olsun istemiştim. Tahmini bu süre, 2010 yılına dayanıyor. O zaman sevgilimden ayrılmış biri olarak yazmanın verdiği güdüyü iyi kullanıyordum. Daha önce de yazdığım için arkadaşımın bana "Sen yazabilen, ben çizebilen yaratığız" demesi ile aklıma gelmişti. Bu süreçte ne kadar çok insan tanıdım bilemiyorum. Çoğu beni kirletti.
background