Sitemizde 15 kategori'de 605 adet yazı yazılmış ve 78 yorum bulunmaktadır.

Ara 012016
 

jkrowlingcaglarboyuncaquidditchepubSüpürgeler binicilerinin köşeleri dönmelerini, hızlarını ve yüksekliklerini değiştirmelerini mümkün kılacak kadar geliştikleri anda süpürge sporları da ortaya çıkmaya başladı. Eski büyücü metinleri ve resimleri, atalarımızın oynadıkları oyunlar hakkında bize biraz fikir veriyor. Bu oyunların bazıları artık yoklar, bazılarıysa ya hala varlığını sürdürüyor ya da gelişip günümüzün sporlarına dönüşmüş durumda.

İsveç’in meşhur yıllık süpürge yarışının geçmişi onuncu yüzyıla dayanıyor. Katılımcılar Koppaberg’den Arjeplog’a kadar yarışırlar, 500 km’ye yakın bir mesafedir bu. Yolun tam üstünde bir ejderha koruma alanı vardır, kocaman gümüş kupaysa bir İsveç Kısa burnu biçimindedir. Günümüzde bu yarış uluslararası bir etkinliğe dönüşmüştür. Dünyanın dört bir yanındaki ülkelerden büyücüler, start’ta yarışçılara tezahüratta bulunmak amacıyla Koppaberg’de toplanır, sonra da yarışı tamamlayabilenleri kutlamak için Arjeplog’da cisimlenirler.

1105’te yapılan “Günther der Gewalttâtig ist der Gewinner” (Ve Şampiyon, Vahşi Günther) adlı ünlü tablo, tarihi çok eskilere dayanan Alman oyunu Stichstock’u resmeder. Bu oyunda 6 metre yüksekliğinde bir direğin üstüne şişirilmiş bir ejderha mesanesi yerleştirilirdi. Süpürgeye binmiş bir oyuncu, bu mesaneyi korumakla görevliydi. Mesane koruyucusu belinden bir iple direğe bağlıydı, böylece direkten üç metreden fazla uzaklaşamazdı. Diğer oyuncular sırayla mesaneye doğru uçup, süpürgelerinin özel olarak sivriltilmiş uçlarıyla onu delmeye çalışırlardı. Mesanenin delinmesinde başarıya ulaşıldığında, mesane-koruyucusu bütün rakiplerini uğursuzluk büyüleriyle safdışı bıraktığında ya…

Kitabı Alttan Okuyabilirsiniz

Kitabı Alttaki Butonlardan İndirebilirsiniz

   PDF Olarak İndirin     Epub Olarak İndirin

About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..