Sitemizde 15 kategori'de 619 adet yazı yazılmış ve 78 yorum bulunmaktadır.

Kas 062016
 

kapakTopkapı Sarayı, devasa bir imparatorluğun, üç kıtayı üç buçuk asır yönettiği merkez… Osmanlı’nın en parlak, en sönük; en muhteşem, en acı; en neşeli, en hazin günlerinin şahidi… Burada her köşenin bir hikayesi vardır, her hatıranın bir izi…

Sarayda, Osmanlı padişahına selam vermek istemeyen Rus elçinin başına gelenlerden Enderun’daki talebelerin sabah uyanışına; padişahın bir gününü nasıl geçirdiğinden merasimlerdeki muhteşem disipline kadar neler yaşanmamıştır ki.

Osmanlı Sarayı’nda Hayat”, Topkapı Sarayı’nın şahit olduğu nice hâdiseyi tarihin karanlık sayfalarından günümüze ilber Ortaylı’nın o hoş üslubuyla aktarıyor.

Kitabın sayfalarını çevirirken yeniçerilerin Divan Meydanı’ndaki nidalarını, aşçıların saraya yemek yetiştirme telaşlarını duyacaksınız. Canına kıyılan padişahın çığlığı ile ürperecek, yeni doğan bir şehzadenin şenlikleriyle neşeleneceksiniz. Hırka-i Saadet ziyaretleriyle hislenecek, III. Selim’in musiki nağmeleriyle rahatlayacaksınız.

Sarayda yaşananları; kulaktan dolma bilgilerden, dedikodulardan, ikinci sınıf romanlardan değil, ilber Hoca’dan öğrenmek ve Osmanlı tarihine sarayın penceresinden bakmak için sizi eserin sayfalarına davet ediyoruz.

1850’lerin başına gelindiğinde sultanlar artık Dolmabahçe Sarayında yaşamaya başlamıştır.

Köklü bir tarihe sahip İstanbul 1400’lü yıllarda konut bölgeleri büyük miktarda boşalmış harap ve bitap bir haldeydi. Fetih sonrasında II. Mehmet tarafından şehirde yapılan medreseler, camiler, bedestenler, kervansaraylar, hamamlar harap ve bitap Doğu Roma başkenti bir Türk şehri haline getirmiştir.

Osmanlılarda saray hem devlet reisinin ikamet yeri hem de ofisidir. Topkapı Sarayı yapılırken Bizans Sarayından kalan taş ve sütunlar sarayın yapımında kullanılmıştır. Saray o dönemde şehrin her tarafına hakim ve her yerinden görülebilen bir yere kurulmuştur. Ayrıca Ayasofya’ya yakın bir yerdedir. Çünkü padişahlar Cuma ve teravih namazlarını burada kılarlardı. Ayasofya’nın ne yapısının ne de adının değiştirilmemesi Osmanlının insanlık mirasına duyduğu saygıyı gösterir.

Saray dönem dönem padişahların yaptırdığı ilavelerle günümüzdeki şeklini almıştır. Osmanlılarda hem tevazuu hem ihtişamın din anlayışıyla dünya görüşünün göstergesi olan Topkapı Sarayı’nda peygamberlere ait kutsal emanetlerle Bizans’tan kalan -örneğin- Vaftizci Yahya’nın kemikleri bulunmaktadır. Bu da bize Müslümanlar kadar Hıristiyanların da mühim eserlerinin ev sahibi olduğunu gösterir.

Topkapı Sarayı’nın planı oluşturulurken Osmanlı felsefesi ve tebaa ilişkileri önemli rol oynamıştır. Ayrıca sarayın II. Murad’ın yaptırdığı Edirne Sarayı’ndan da etkilendiği bilinmektedir.

Saray içerisinde bahçeler, köşkler, devlet işlerinin görüşüldüğü daireler, saray mutfağı, saray görevlilerinin yaşadığı evler ve padişahın evi olan harem bulunur.

Yaklaşık 700.000 metrekarelik alanda kurulu sarayın; yaklaşık 80.000 metrekaresinde binalar geri kalan kısmında ise hasbahçeler bulunur.

Sarayın ev sahibi padişahtır. Padişahın erkek çocukları (şehzadeler) ve padişahın kızları (sultanlar) hanedan üyesidir, ama çocukları yani Padişahın torunları hanedan akrabası olarak kabul edilir. Padişahların devlet yönetimi yanında yaptıkları birer zanaatı da vardır. Mesela Kanuni kuyumcudur, III. Ahmet ise önemli bir hattatdır.

Kitabı Alttan Okuyabilirsiniz

Kitabı Alttaki Butonlardan İndirebilirsiniz

   PDF Olarak İndirin     Epub Olarak İndirin

About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..