Sitemizde 15 kategori'de 745 adet yazı yazılmış ve 226 yorum bulunmaktadır.

Oca 222016
 

ikili bunalım

Kadın başını yavaşça kaldırdı.. Gözyaşları yanaklarından aşağı akarken, makyajından aldığı renklerle yanaklarında kirli bir iz yapmıştı.. Saçlarından birkaç tutam yanaklarındaki gözyaşının ıslaklığına yapışmış, gözlerini tıpkı hapishane demirleri arkasından bakar hale gelecek şekilde saçlarının arkasına gizlemişti.. Dudakları titrerken üstüne gelen gözyaşlarının tuzlu tadını hissediyordu..

Adam sokak lambalarının aydınlattığı, arnavut taşlı, loş sokakta yorgunca ilerliyordu.. Adımlarını yavaşça atıyor, sanki gitmek için kendini zorluyordu.. Elinin biri sağ cebinde, diğer eli sol yanında, bedenine paralel şekilde cansız şekilde sarkmış haldeydi..  Başı önüne eğik, suçlu hislerle kendini saklamak istiyordu herkezden.. Bedenini zor taşıyordu.. “Bir an önce eve gitmeli, uzanmalıyım yatağıma.. Uyku.. Uyku bana huzur verecektir..” diye söyleniyordu kendi kendine..

Yatağın dibine bağdaş kurmuş şekilde idi kadın.. Onunda kolları ayak bileklerine yakın olarak sarkmış halde idi.. Başını yavaşça yatağa doğru çevirdi.. Gözleri kısıldı.. Birer damla daha döküldü göz kapaklarının derinlerinden..

Adam daha fazla zorlayamadı kendini.. Sokak lambasına baktı kafasını kaldırıp.. Bir süre seyretti öylece.. Gece kelebekleri dönüyordu lambanın ışığının etrafında.. Sonra yavaşça kafasını eğdi.. Yürüyecek gücü yoktu.. Yavaşça sokak lambasının dibine, kaldırımın kenarına çöktü.. Dizlerini birbirine yapıştırıp, üstündeki ceketin iki yanını karnında birleştirip kollarını iki koltuğunun arasına koydu.. Başını omuzlarının arasına sıkıca gömdü..

Kadın sağ elini yavaşça kaldırdı ve avuçlarının içini yatağa dokundurdu yavaşça.. Ellerini yavaş bir şekilde yatağın üstünde dolaştırırken gözlerini kapamış ve her bir kıvrımı, dağınıklığı hisseder hale gelmişti.. Başını yavaşça kolu ile omuzunun birleştiği yerin üzerine koyup, gözlerini yavaşça açtı.. Hiçbirşey görmüyordu orada.. Bir hayal cümbüşü dönmeye başladı beyninde.. O hayal perdesinde kahkaha atıyordu.. Güldükçe saçları sağa sola uçuşuyor, arada başını geriye doğru atıp gülerken; mutluluktan gözlerinin kısıldığını, kulaklarındaki o çok severek aldığı küpelerini görüyordu..


Adam kendini gömdüğü yerde sessizce gözyaşlarını dökmeye başladı.. Hafif bir inleme ile birlikte vücudu titrer halde.. Bomboşdu beyni.. Ama canı yanıyordu çok.. Her hücresinde hiçbir güç yokken böylesine sadece saf bir acı.. Kalbi.. Her atışını duyuyor; her atışında sanki kan değil, gözlerine yaş pompalıyordu.. Ayak uçlarını birbirine yaklaştırıp topuklarını yavaşça ayırdı.. İstemsizce, anlamadan yapıyordu herşeyi..

Kapıdan o girdiğinde hiç umursamamıştı onu.. Yanındaki arkadaşları ile gülüşerek konuşurlarken oda onu farketmemişti hiç.. Sadece bir anlık öylesine görmüştü onu kadın..

Eğlendikleri bardan keyifle çıkmışlardı.. Sokaklarda türlü komikliklerle eğlenerek buraya gelmişlerdi.. Biri “günü kahve ile bitirip kendimize gelelim” dediğinde “günmü kaldı, ama kahve ile yeni güne başlayalım” diyerek girmişlerdi kapıdan.. İçeri girdiklerinde hala gülüşüyorlardı.. Etrafa hızlıca bakıp oturacak kuytu, dikkat çekmeyecek bir yer aramıştı adam..

Saçlarını elleriyle başının iki yanından geriye doğru toplarken arkadaşın anlatığını dinliyordu.. Aslında geceden kalma alkolden dolayı uyuşmuş beyni ile sadece dinliyor görünüyordu.. Cebinden çıkardığı renkli lastik tokası ile saçlarını topladı.. Şakaklarını hafifçe oğuşturdu.. Kendini bir an yanlız hissetti masada.. Arkadaşları kendi aralarında konuşup gülüşürken sanki uzaktan onları seyrediyordu.. Yorgunluk.. Bu durgunlukla birlikte tüm gecenin yorgunluğunu bedeninde hissetmeye başladı kadın..

Boşalan bir masaya doğru hareketlendi adam ve arkadaşları.. Sıkışık masaların arasından geçerken söylediği “pardon” kelimesi ağzından gayri ihtiyari çıkıyordu.. Masanın üstü bir önceki kalkanların bıraktıkları ile doluydu.. Garsona seslendiklerinde bıkkınca baktı onlara.. “Hemen geliyorum” derken; amacının yeni müşterilere hizmet vermek değil, diğer çalışanlara “Ben işime bakıyorum hala” mesajı verecek şekilde çıkmıştı.. Masa üstündeki birikintileri masa ortasına toplayarak oturdular.. Adam masaya yayılarak sağ kolunun dirseğini masaya koyarak başını avuç içi şakağına gelecek şekilde masaya dayadı..

Alakasızca etrafına bakmaya başladı kadın.. O anki sonsuz yanlızlığından sıyrılmaya çalışır şekilde.. Oysa çok fazla insan vardı hayatında.. Koca bir kalabalık içinde sıkça yaşadığı bir duyguydu bu.. Yanlızlık.. Tüm hayatı boyunca girdiği her ortamda dikkat çeken biri olmuştu daima.. Annesi geldi aklına.. Mücadeleci, kararlı biri olduğunu düşündü bir an.. Babası ise ailesi için hep çalışan, onları korumaya çalışan kişiydi.. Tek çocuk olmanın avantajlarını hep kullanmıştı.. Ailesi ona sunabilecekleri herşeyi vermeye çalışmışlar, çoğu zaman o mutlu olsun diye sıkıntılarlada olsa isteklerini yerine getirmişlerdi.. Artık yoktular.. “Belkide yanlızlık hissinin peşimi bırakmaması ondandır” diye geçirdi içinden..

Renkli bir gece, sabahın ilk ışıklarına dönüyordu.. Güneş yavaşça içeri vurmaya başladığında, gecenin yorgunluğunu vucutlarında kalan son enerji ile saklamaya çalışan insanlarla dolu idi masalar.. İçeride gürültülü bir hava vardı.. Bunca sese rağmen kimse bir diğeri ile çokta alakalı değildi.. Garsonlar masaları dolaşıyor, gecenin yorgunluğu ile ayaklarını sürüyecek kadar yorgun geziyorlardı..

Devam edecek..

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir