Sitemizde 15 kategori'de 769 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Şub 242016
 

İğneli Pembe HatunFaruk Temiz kardeşimizin “yenitirebolu” ve “görelehaber” sitelerinde yayımlanan, “İşte Kahraman Türk Kadını” başlıklı yazısını ilgiyle okudum. Güzel bir konuyu kaleme almış, kutluyorum. Bu yazıya biz de küçük bir katkıda bulunmak isterim.

Kahraman Türk kadını Giresunlu Gülpembe, “İğneli Pembe” adıyla da tanınmaktadır. Kendisine, elinde taşıdığı 47.Alay Sancağı ile çekilmiş fotoğrafıyla birlikte, 1 Ocak 2011’de piyasaya çıkan son kitabım “Kurtuluş Savaşı’nın Efsane Kahramanı Milis Piyade Yarbay Giresunlu TOPAL OSMAN (Osman Ağa)” adlı kitabımda oldukça geniş yer verdim.

İzninizle bunları, sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kaybedilme tehlikesi ile baş başa kalan Sakarya Meydan Savaşı için, Atatürk’ten, “Yetişin!” emrini alan Osman Ağa ve emrindeki Giresun Uşakları, Koçgiri ve Pontus İsyanlarını bastırdıktan sonra derhal Ankara’ya hareket eder.

47.Alay Mücahiti Dereli Hisar köyünden Halil oğlu merhum Gazi Ali Osman Karadeniz, Ankara yolculuğunu şöyle özetliyor (s.149):

“…Hareket emriyle Samsun’dan yola çıktık. 42.Alay’la Kavak’ta birleştik. Her iki alay da içtima edildi. Serbest yürüyüşle Çorum’a geldik. Çok yorgunduk. Aylarca yol yürümekten ayağımızda ayakkabı denilebilecek bir şey kalmamıştı. Cephelerde sürünmekten üzerimizde yırtılmamış, yamanmamış sağlam elbisemiz yoktu.

Çorum’da dört gün kaldık. Elbiselerimiz ve ayakkabılarımız onarıldı. Dördüncü gün Mustafa Kemal Paşa’dan bir telgraf geldiğini öğrendik. Beşinci gün normal yürüyüşle yola koyulduk. Yahşihan’a geldiğimizde istirahat verildi. Sabahleyin Büyük Millet Meclisi önünde toplandık. Mustafa Kemal Paşa ve milletvekilleri Meclis balkonundaydılar. Bizi alkışlıyorlardı.

Teftiş durumunda bekliyorduk. Mustafa Kemal Paşa, yanında yaveri ve Osman Ağa ile teftişe geldiler. Alayın sağ başında Şerif Çavuş, Çakraklı Hasan Çavuş, Hamzaoğlu Hoca Mustafa, Geğrezli Muhsurluoğlu Koca Halil; alay sancağının yanında da Sancak Çavuşu İğneli Pembe bulunuyordu. Sancak çavuşumuz tam teçhizatlıydı. Cesur bir kadındı. Başında dolak, sırtında asker kaputu, ayaklarında çizme vardı. Uzun etek giyiniyordu. Tabancası ile kasaturası belinde asılıydı. Teftişte Mustafa Kemal Paşa’nın ilk ilgisini çeken o idi. Paşa hazretleri işaretle Osman Ağa’yı yanına çağırdı. Aralarında kısa ve sessiz bir konuşma geçti. Konu sancak çavuşuydu.


Teftişten sonra şehre yakın bir yerde istirahata çekildik. Birkaç gün sonra Polatlı yoluyla cepheye sevkedildik.” (E.Menteşeoğlu, Giresunlu FedailerleKonuştum Onlar da Çılgındı, s. 38-39)
***
Ankara’ya yetişen 47.Giresun Gönüllü Alayı, milletvekillerinin alkışları ve gözyaşları arasında TBMM’nin önünde muhteşem bir geçit resmi yaparlar.

Daha sonra Mustafa Kemal Paşa, Giresun Alayı’nı teftiş eder. Bu sırada Alay’ın başında İğneli Pembe’yi görünce, Osman Ağa’ya (s.152-153):

“-Bu kadın da kim, niçin getirdin? diye sordu. Osman Ağa:
-Sancak Çavuşu, Paşa hazretleri. Kendi isteğiyle geldi, dedi.

Giresun Uşaklarının boylu poslu olduklarını gören Mustafa Kemal Paşa yaverine dönerek:
-Giresun Uşaklarına kaç tayin veriliyor, dedi. Baş Yaver:
-Bir tayın Paşam, deyince, Mustafa Kemal Paşa:
-Bunlar bir tayınla doymaz, çift tayın verilsin, emrinde bulundu”.

Ayrıca TBMM tarafından alkışlar arasında Koçgiri ve Pontus isyanlarının bastırılmasında gösterdiği başarılardan dolayı Osman Ağa’ya milis binbaşısı rütbesi, emrindeki Giresun Uşakları’na da takdirnameler ve “İstiklal Madalyaları” verilir.(E. Menteşeoğlu, Osman Ağa, s.125).

Aynı olayı bir de Turgut Özakman’ın “Şu Çılgın Türkler” adlı kitabından okuyalım (s.153):

“Ankara’ya önce Topal Osman Ağa’nın ünlü 47.Alayı gelmiş, törenle karşılanmıştı. Alay Giresun ve çevresinin gençlerinden kuruluydu. Pontus ve Koçgiri ayaklanmalarının bastırılmasında görev almıştı.

Donatımları, kıvraklıkları Ankaralılara güven ve ümit vermişti.

Meclis’in önünden alayla birlikte Giresunlu millici Gülpembe Hanım da geçmişti.” (a.g.e., s.257-258)

Elinde Alay Sancağı
Yiğit bir Türk kadını.
Gazi İğneli Pembe
Herkes duysun adını. (s.154)

***
Sakarya Meydan Savaşı’na katılan Sancak Çavuşu İğneli Pembe, Büyük Taarruz’a da katılır ve düşmanın İzmir’de denize dökülüşüne şahit olur. Bu kahraman Türk kadınını bir de merhum Tevfik Gül (Eynesil,1901-1994) ‘den dinleyelim (s.185):

“…Sancak Çavuşumuz İğneli Pembe idi. Asker pantolonu ve ceket giyer, başını kara bir çemberle örterdi.

Bayrak elinde, kılıcı belinde, askerin önünde giderdi. Taarruzlarda bizimle birlikte koşardı. ‘Oğullarım. Açlığınız var mı yoruldunuz mu oğullarım’ diye bağırarak bizlere moral verirdi. Hareket borusu çalar çalmaz, hemen alayın önüne geçerdi.” (a.g.e., s.67)

Bize bu cennet vatanı emanet eden Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tüm silah arkadaşlarına…

Kahraman Gazi Osman Ağamız ve Sakarya Şehidi H.Avni Alpaslanımız ile onların emrinde varlarını, yoklarını geride bırakarak vatan savunmasına koşan Mustafa Kaptan’dan Hacı Hafız Kurdoğlu Mustafa Zeki Efendi’ye, Ahmet Halis Asal’dan Gülpembe Hatun’a kadar tüm Giresun Uşakları’na Allah’tan rahmet diliyorum.

ALINTI

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir