Sitemizde 15 kategori'de 712 adet yazı yazılmış ve 223 yorum bulunmaktadır.

May 292016
 

1, 2, 3 dedik hayata selam verdik.. Dünyaya ömür tüketmeye geldiğimizde kendimizi özgür sandık.. Bilemedik esaretlerin en ağırlarına eşlik ettiğimizi.. Farkına varamadık anne karnından çıktığımız anda hapsolduğumuzun..

Önce bir bedene hapsedildik.. Göz denen pencerelerden bakmaya mecbur bırakıldık.. Beslenme, çıkarma denen işlevler takip etti onu.. Etrafımızı çözmek, anlamak için; duymak, koklamak, dokunmak zorunda kaldık.. En büyük esaretimiz, bizi en çok kısıtlayan ise nefes almamızdı anlayamadık..

Beden denen esaret kıyafetini benimsedik iyice büyüdükçe.. Hatta sevdik..  Bilemedikki bu beden denen esaretin bizi ne denli kısıtladığını.. Dünya denen minicik gezegende hapsolduk onun sayesinde.. Nereden geldik, nereye gidiyoruz sorularına cevaplar aradık.. Bazen din dedik bunun adına, bazen felsefe.. Çoğu zaman sorgulayan bilimle bulmaya çalıştık cevapları.. Oysa aradığımız bütün cevaplar yaşadığımız tecrübeler ile sınırlı idi.. Tecrübe etmediğimiz cevapları nasıl bulacaktıkki? Rengi olmayan bir çiçeği tasvir edemezdik.. Çünkü bizi dünyada renklerede mahkum ettiler.. Zifiri karanlık içinde olan beynimiz bize ne sundu ise onu aldık hep.. Beynimize hapsolduk delice..

Aşık olduk unuttuk esaretimizi.. Çünkü bir nevi özgürlüktü aşk.. Ruhumuzun, bedenimizin en uç noktada yaşaması idi her şeyi.. Sevmeye mahkum olduk, sevilmeye muhtaç olduk.. Sosyal bir canlı olmak bizi bir birimize mahkum etti.. Yanlızlık; bunalım denen dar boğaza soktu bizi.. Oysa bir birimize sahip olmanın güzelliği olduğu kadar, özgürlüğümüze vurulan pranganında bir nevi kilit noktası oldu.. Kısıtladık birbirimizi kültür diyerek, ahlak diyerek, din diyerek, aşk diyerek, sex diyerek; diyerekte diyerek işte..


Yaşadığımız her gün doğumu cepten yenen bir gündü bilemedik.. Bize verilen sınırlı hayatın tane tane tükenmesi idi.. Zaman denen olgunun esiri olduk.. Geri dönüşü olmayan yollara istemeden, anlamadan çıktık.. Zamanla ilgili esaretlerimizi böldük daha beter kısıtladık kendimizi.. Bize verilen en değerli şey olan zamanı para denen zincir halkalarına sattık.. Her kazandığımız paranın, ondan daha değerli olan zamanımızı çaldığını anlamadıkta; para denen şeyin daha değerli olduğunu sandık..

3-5 çaputa verdik özgürlüğümüzü.. Moda dedik, marka dedik, onda var bende niye yok dedik.. Renkleri uyum yaptık üstümüzde, bilemedik her uyumun ruhumuzda uyumsuzluklar yarattığını.. Oramızı buramızı deldik metaller taktık, bedenimize şekiller çizdikte bu yaptıklarımızın bize çizilen sınırları aşmaya yetmeyeceğini kabullenemedik.. Gideceğimiz en uzak yerin dünyanın sınırları kadar olduğunu, yiyebileceğimizin midemiz kadar olduğunu, görebileceğimizin ufuk çizgisi kadar olduğunu bir türlü kavrayamadık.

Ne kuşlar gibi uçacak kadar özgür, ne bir atom tanesi kadar özgün olabildik.. Doğduğumuzda biraçık hava  hapishanesine gözümüzü açtıkta, sonrasında bu açık hava hapishanesini kendimize zindan ettiğimizin hiç farkına varamadık.

Dedim ya başta “insan tecrübe edindiği şeyler ile sınırlıdır” diye.. Özgürlüğü hiç tecrübe etmedik biz.. Anne karnından ölüme kadar hep esirdik çünkü.. Özgürlüğün ne olduğunu bilmediğimizden, özgürlüğün sadece adını bildik..

………..

  • apii ben özgürmüyüm?

– evet sen özgürsün..

  • nasıl anladın api özgür oldumu?

– çünkü senin nefes alma sorunun yok. bedeninde yok. sadece benim iç sesimsinde ondan.

  •  ama yanlızım burda. birtek seninle konuşabiliyorum.

– bak bu bile özgür olduğunu gösterir.. çünkü sadece benle konuşma esaretin var. geri kalan zamanda kendi kafana göre takılıyorsun.

  • seni sefiom abi..

– bende seni nan.. sevgi pıtırcıkı olma şimdi benide uyuz etme.

  • tmm apim..

– hade naş naş kendi evrenine..

  • ……

– …….


About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..
background