Sitemizde 15 kategori'de 775 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Haz 282017
 

Kendimiz hakkında kendimizi nasıl hissediyorsak bu başkalarının bizim hakkımızda nasıl hissettiğini, bizim nasıl algıladığımızla ilgilidir. Eğer insanlar bize zorlayıcı geliyor ve bize karşı kötü davranıyorlarsa, fakat biz ise bu sırada kendimiz hakkında kendimizi iyi hissediyorsak, o halde bu insanlar hakkında da iyi hissederiz.

Eğer kendimiz hakkında kötü hissediyorsak, insanlar bize karşı iyi ya da kötü olsunlar fark etmeyecektir, biz her durumda kendimizi kötü hissediyor oluruz. Parashara astrolojisi tamamıyla sübjektif, öznel yani kişisel bakış açımızı ifade eden bilincimiz ve idrakle ilgilidir. Sübjektif bilincimiz hayatımızda gerçekleşen olaylara ayna tutmaktadır. Hayatımızdaki gerçekliğin, hakikatin kendimizi tam ve bütün hissetmemize ve tatmin olmamıza pek de bir etkisi yoktur. Daha büyük bir evde veya küçücük bir evde mutlu olup olmadığımız aslında sübjektif gerçekliğimize bağlıdır. Sübjektif gerçekliği yöneten Ay’dır. Ay bazlı Vimshottari Daşa, değişen Daşalarla birlikte hayatımızdaki olayların nasıl değişmekte olduğunu anlatır. Sübjektif gerçekliğimiz nihayetinde hayatımızdaki en önemli şeydir ve bu kendimizi en  çok kısıtlayan şey haline gelir.

Her kim acı ve eziyet çekiyorsa, bu o kişinin sübjektif gerçekliğinin ona acı ve eziyet çektiğini dikte ediyor olmasındandır. Hepimizin kendimiz hakkında iyi ve kötü hissettiği yanlarımız vardır. Bir taraftan bütün kainata konu olurken diğer taraftan da bazı yönlerimizi sever, bazı yönlerimizden hoşlanmayız, bu konuda iyiyim deriz, şu konuda iyi değilim deriz. Hayatımızda başımıza gelen, karşımıza çıkan herhangi bir şey, kendimiz hakkındaki bilinçaltı ilişkimizin, bize bizi yansıtmasıyla ilgilidir. Eğer kendimiz hakkında kötü hissediyorsak, bize kötü davranarak bizi bu duygumuzla ilgili bizi haklı çıkartacak kişiye aşık olur ve “bütün hayat bana kötü davranıyor” deriz. Ancak o sırada Bay iyi insan/Bayan tatlı kız da tam oradaydı ve sen onu fark etmedin bile, ondan etkilenmedin. Çünkü sübjektif gerçekliğin sana karşı kötü davranacak ve acı çektirecek kişiye doğru senin çekilmeni sağladı.

Sonuçta, bizim sübjektif gerçekliğimiz bu şovu yönetmektedir. Bütün dünyanın bize gerçekte kim olduğumuzu göstermesine ve gerçekte nasıl hissettiğimizi anlatmasına izin vermek yerine, gerçekleşen olaylar için bütün dünyayı suçlarız. Hayatımızdaki her şey, Ay bazlı Vimshottari Daşa ile ifade edildiği üzere bir işarettir (Hayatın İşaret Dili’dir), sübjektif gerçekliğimizin bir yansımasıdır. Bir insan karşınıza çıkar gelir, senden nefret ediyorum der, size kötü davranır ve sizin de canınız acır. Bu kendiniz ile ilgili memnun olmadığınız ve sevmediğiniz bir yanınızı size ifade eden bir işarettir, bu yüzden bu kişi gelip de sizi acıtmıştır. (çevirmen notu: Olaydan bu durumu okumak en başta biraz zor ve karmaşık gelebilir. Burada okunması gereken olayın kendisi değil, olayın size hissettirdiği duygudur. Bu olay karşısında nasıl hissediyorsanız, buradaki duygunuz ne ise, bu kişi size bunu anlatmaktadır. Kişi haklı ya da haksızdır diye bir yorum değildir bu. Olayın sonucunda hissettiğiniz duygu, sizin kendinizle ilgili sübjektif gerçekliğinizde hissettiğiniz duygunun yansımasıdır.)


Her ne zaman birisi karşınıza çıkar gelir, sizi sever, sizin iyi hissetmenize vesile olursa, bu da sizin kendinizle ilgili sevdiğiniz yanlarınız olduğuna, kendinizle ilgili iyi hissettiğinize, değerli hissettiğinize dair bir işarettir. Hayatımızın her alanında bütün bunların bir karışımı mevcuttur. Yaşamın içerisinde olan şeylere bakarız, bazen iyi bir insana, bir arkadaşa, dosta ve bazen de kötü, yanlış, şeytani davranışları olan başka birisinden seyrederiz hayatı. Ancak nihayetinde bunların arasında bir fark yoktur. Her ikisi de bizim kendimiz hakkında nasıl hissettiğimizi bize göstermektedir.

Rahu sekizinci gezegendir, gölge gezegen. Rahu’ya adım attığınızda aslında tüm dünyanın dostunuz olduğunun farkına varırsınız. Bir insan size zorbalık yaptı ve incindiniz. Rahu anlayışına sahip bir insan şöyle der “bu insan bana dost, öyle ki derinlerde bir yerlerde değerli olmadığıma dair bir yoksunluk ve eksiklik hissi içerisindeyim ki bu insan tarafından acıtılabildim ve incindim ve hala aşağı çekilebileceğimi ve etkilenebileceğim gerçeğini bana gösterdi ve yaşattı.” Sübjektif gerçekliğimizin varoluşumuzu yönettiğinin farkına vardığımız anda bütün dünya ile dost olabiliriz, çünkü bütün dünya bizim sübjektif gerçekliğimizin bir yansımasıdır. Arkadaş olarak seçtiğimiz seçimlerin ve her şeyin sübjektif olduğunu bize gösteren Rahu’dur. Bu hal sağlıklı bir Rahu anlayışının ifadesidir.

Bu hayatta kesin olan bir şey varsa o da her şeyin bir gün sona ereceği ve öleceğimizdir. Ve her şey eskimektedir. İçimizdeki büyük boşluğu yeni heyecanlarla, olaylarla, kişilerle doldurmaya çalışsak da hiçbirisi bizi tatmin etmez ve boşluğu doldurmaz. Çünkü bir gün bu duygular da eskiyerek aynı tadı vermeyecektir. Bu sebeple Satürn ile barış yapmamız gerekmektedir. Yani beden bilincimizin ölümüyle. Satürn eski olanı ve ölümü yönetir. Her ne zaman beden bilincimizin ve benlik bilincinin ölümüyle anlaşma sağlar ve bu anlayışın idrakinde oluruz, ancak o zaman Rahu’ya adım atabilecek halde oluruz. Hint mitolojisinde sadece iki günahtan bahsedilmektedir.

Satürn günahın da yöneticisidir. “Ben” ve “benim” ifadelerinin günahı. Ben ifadesini daha fazla kullandıkça, daha fazla ego/ben bilincinde olmaya devam ederiz ve içimizdeki boşluk giderek daha da büyür. İçimizdeki boşluk büyümeye devam ederken, sübjektif gerçekliğimiz de buna uygun olarak hayatımızı yaratmaya başlar. Rahu en derinlerdeki sübjektif gerçekliğimizi alır ve gerçekleştirir. Ne kadar negatif ve olumsuz düşünceye sahipsek, Rahu Daşası (Maha veya Antar Daşa) sürerken tüm korkularımız ve en kötü kavramlar bir anda hayatımızın gerçekliği olarak tezahür edecektir. Gerçek ve somut olacaktır. Aslında bunu yapan Rahu değildir, o sadece bize gösterendir ve bize der ki “bu senin gerçekte kendin hakkında nasıl hissettiğindir, gerçek olandır.”


Yukarıdaki metin, değerli Vedik Astroloji öğretmenim Ernst Wilhelm’in KRS Channel’da Kapiel Raaj ile yapmış olduğu “Ernst Wilhelm on secrets of Rahu in Vedic Astrology” röportaj videosundan belirli bir bölümün çevirisidir.

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir