Sitemizde 15 kategori'de 745 adet yazı yazılmış ve 226 yorum bulunmaktadır.

Oca 132017
 

Eski Kadim Uygarlıkların sıkça yaptıkları Güneş Seyri olayı NASA tarafından da kabul edildi.. Öylesine etkileri varki zaman içinde insanın yemek yeme ihtiyacı bile kalmıyor.. Konu ile ilgili yaptığım araştırma ve okumalardaki bilgilere bakınca şaşırmadım doğrusu.. Zira ben yazın çok güneşlenen insanların kolay kolay hasta olmayacağını düşünenlerdenim.. Ayrıca Güneş enerjisi ile elektirik üretilebilirken, su ısıtıcılar yapılırken neden insan bedeninde etkileri olmasınki?

Şimdi Güneş Seyri olayını buyrun inceleyelim.

Güneş seyri” ismi verilen pratik, tarih boyunca Maya, Mısır, Aztek, Tibet ve Hindistanmedeniyetleri tarafından hastalıkları iyileştirmek ve insanüstü güçler geliştirmek için kullanılmıştır. Son olarak NASA tarafından yapılan deneylerle de faydası bilimsel olarak kanıtlanan bu pratiğe şöyle bir göz atalım.

Güneş seyri, morötesi ışınların gözlere zarar vermediği gün doğumu ve gün batımı saatlerinde gerçekleştirilen Güneş’i izleme pratiğidir.

Bu pratiği gerçekleştiren insanlar, Güneş seyrinin belirli kuralları olduğunu belirtiyor. En önemli kural, gözlerin Güneş ışınlarından zarar görmemesi için seyrin gün doğumunu izleyen bir saat içerisinde ve gün batımından önceki bir saat içerisinde gerçekleştirilmesi.

İkinci kural ise pratik sırasında yalın ayak olmak. Bunun amacı ise süreç boyunca bedeninizin dünya ile iletişim hâlinde olması…

Ayrıca Güneş seyrini kısa sürelerle başlatıp zamanla artırmanız da sağlığınız açısından önem taşıyor. İlk gün 10 saniye ile başlanması ve her gün 10 saniye artırılarak devam edilmesi öneriliyor.

Ukraynalı Nikolai Dolgoruky, son 12 yıldır Güneş seyri gerçekleştiren isimlerden bir tanesi.

Dolgoruky, Güneş seyrine başladıktan 9 ay sonra yiyecek ihtiyacının yok olduğunu ve ihtiyacı olan tüm enerjiyi Güneş’ten sağladığını belirtiyor. Ayrıca 9 aylık süreçten sonra haftanın 6 günü doğada yalın ayak yürümenin pratikten edinilen aydınlanmayı geliştirdiğini ve sağlığa büyük faydaları olduğunu ekliyor.

Bu pratiğe aynı zamanda “HRM Fenomeni” adı da veriliyor.


Bu isim, pratiği uzun zamandır gerçekleştiren ve insanüstü yeteneklerinin test edilmesi için NASA’ya başvuran Hira Ratan Manek isimli adamdan geliyor. NASA tarafından oluşturulan bir ekip, Pensilvanya Üniversitesi’nde Manek’i 100 gün boyunca 7/24 gözlemliyor ve deneyimli güneş seyircisinin tüm bu zaman boyunca yalnızca ayran ve suyla beslendiğini, geri kalan tüm enerji ihtiyacını ise Güneş ışınlarından sağladığını görüyor.

Gelelim Güneş seyri sırasında insan bedenine neler olduğuna…

Güneş seyrinin ilk üç ayında Güneş ışınları gözlerimizden girerek beynimizin hipotalamus adı verilen bölgesini aktive ediyor ve enerji akışı zamanla beynimizin diğer bölgelerini de etkilemeye başlıyor. Bu süreçte hissettiğimiz ilk değişim, beslendiğimiz şeylerin verdiği enerjinin yarattığı gerginlik ve endişenin azalması oluyor.

Yediğimiz şeyler de enerjisini Güneş’ten alır. Bu yüzden Güneş’ten aldığımız enerji, bir süre sonra iştah kaybına yol açar.

Ancak önemli nokta, Güneş seyrine başladıktan sonra beslenmeye normal şekilde devam etmektir. Söylenene göre bu pratik iştahın kaybolmasına zamanla ve doğal olarak yol açmaktadır.

Güneş seyrinin bir diğer getirisi, kişinin öz güveninde artış ve problemlerini kolayca ve stressiz bir biçimde çözme yetisidir.

Hepimizin öyle ya da böyle belirli psikolojik problemleri var. Güneş seyrinin birkaç ay gerçekleştirilmesi ise bu problemlerin ortadan kalkmasının, negatif enerjinin vücudu terk etmesinin ve korkulardan arınmanın bilimsel kanıtını sunuyor.

Eski inanışa göre insanlardaki negatif özellikler, Güneş ışığından yoksun kalmakla ortaya çıkıyor.

Öfke, korku, kıskançlık, şehvet gibi insan için yıkıcı olabilen duygular, yaşamın kaynağı olan Güneş enerjisinin beynimizi dönüştürmesine izin vermekle yerini sonsuz bir güven ve aydınlanma hissine bırakıyor.

Uzmanlar ayrıca 3-6 aylık Güneş seyrinin fiziksel rahatsızlıklar üzerinde de iyileştirici etki gösterdiğini kanıtladı.

Sonuçlar, belirli bir sürenin ardından günlük 30 dakikaya ulaşan pratiğin, Güneş’ten gelen tüm renklerin beyni etkilemesi ile fiziksel rahatsızlıkların yok olmaya başladığını gösteriyor. Örnek vermek gerekirse, karaciğer rahatsızlıkları yeşil rengin eksikliğinde ortaya çıkıyor. Bunun gibi böbrekler kırmızı renge, kalp ise sarı renge ihtiyaç duyuyor. Kısacası tüm organlarımız gökkuşağının farklı renklerine tepki veriyor.

Yapılan çalışmalar, Güneş’ten aldığımız enerjinin, hayatımızı devam ettirmek için gereken tüm enerjiyi sağladığını gösteriyor.

Güneş seyri yedi buçuk aylık sürece ulaştığında, gıda ihitiyacı azalmaya başlıyor ve süreç dokuz aya geldiğinde tüm enerji ihtiyacı ile zihinsel ve fiziksel rahatsızlıklar kayboluyor. Uzmanlar 9 aylık sürecin ardından pratiğin bırakılmasını ve yalnızca toprak üzerinde yalın ayak yürüyüşlerin düzenli olarak devam ettirilmesini öneriyor.

Ve Güneş seyrinin göz sağlığında olumsuz bir etki yaratmadığı yapılan deneylerle kanıtlandı.

Güneşe çıplak gözle bakmanın retinaya zarar verdiğini hepimiz biliriz. Ancak günün doğru zamanlarında ve belirli bir süre için Güneş’e bakmanın gözler üzerinde olumsuz bir etki yaratmadığı kanıtlanmıştır. Çalışma kapsamında Güneş seyircilerinin gözlerini de inceleyen araştırmacılar, herhangi bir rahatsızlığa ya da görme kaybına rastlamamıştır.

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir