Sitemizde 15 kategori'de 772 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Ara 212016
 

Gökkuşağı, güneş ışınlarının yağmur damlalarında veya sis bulutlarında yansıması ve kırılmasıyla meydana gelen ve ışık tayfı renklerinin bir yay şeklinde göründüğü meteorolojik bir olaydır. Gökkuşağında görülen yedi renk; kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, çivit mavisi, menekşedir.

Tipik bir gök kuşağı kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor renklerinden meydana gelen bir renk sırasına sahip bir veya daha fazla aynı merkezli arklardan ibarettir. En çok rastlanan çeşidi ilkel (birinci) gökkuşağıdır. Bu çeşidin merkez açısı 42° civarındadır ve kırmızı renk dış tarafa, mor renk iç tarafa isabet eder. Bazen ışığı daha zayıf merkez açısı 50° civarında olan tali (ikinci) gökkuşağına da rastlanır. Güneşin ufuktan yüksekliği 52 dereceyi geçerse gökkuşağı oluşmaz, 42,5 derecenin üzerinde olursa gökkuşağı görülmez. Bunda renk dizilişi diğerinin tersidir.

Bunların haricinde sadece dar kırmızı veya kırmızı-yeşil renk bantlarından müteşekkil küçük kuşaklar da görülür ve bunlar birinci gökkuşaklarının iç tarafında ve ikincilerin dış tarafında bulunurlar. Gökkuşakları; ışık ışınlarının yağmur damlaları ve sis tanecikleri tarafından kırılması, yansıtılması ve dağıtılması ile meydana gelir. Büyük damlaların meydana getirdiği kuşaklar en parlak ve renk ayrılması en belirgin olanlarıdır. Küçük yağmur damlalarının meydana getirdiği kuşaklar ise daha zayıf ve daha geniş olurlar. Bunun en tipik örneği sis kuşağı olarak da isimlendirilen ve sis bulutu veya buğusu tarafından meydana getirilen beyaz kuşaklardır.

− Genellikle yarım çember olarak gözükmelerine karşın, bir dağ tepesinden veya uçaktan bakıldığında, gökkuşağı konisi olarak adlandırılan çember şeklinde görülebilir.

− Gökkuşağının olabilmesi için gökyüzünde güneş olmalıdır. Gökkuşaklarının sık göründüğü zaman ikindiye doğru özellikle sağanak yağışların geçmesinden sonraki zamandır. Gökkuşağı daima güneşin tam karşısında olan kısımdadır. Gökkuşağını görebilmek için güneşe arkamızı dönmemiz gerekmektedir.

Mitolojiye göre Yunan tanrılarının kraliçesi olan Hera yeryüzüyle haberleşmek istediğinde, “renkli elbise” sini giyerek giden haberci İris’i gönderirdi.Eski Atinada’ki ölümlüler İris’in görev başında olduğunu gökkuşağını görünce anlarlardı. Birçok kültür gökkuşağını cennet ile dünya arasındaki köprü olarak görmektedir. Doğadaki en güzel manzaralardan biri olan gökkuşağı batı kültüründe umut ve şans sembolü olmuştur.

İran Müslümanlarına göre gökkuşağındaki renklerin bir önemi vardır. Yeşil bolluk, kırmızı savaş ve sarı ise ölüm anlamına gelir. Sibirya’da güneşin dili olarak düşünülür. Güney Amerika Yerlileri ise denizin üzerinde görülmesinin bir şans olduğuna inanırlar. Diğer adları; alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisemadır. Yeygör, Süleyke gibi adlarla da bilinir. Moğollar Solongo derler. Buryatlar ise Holongo olarak söylerler.

Türk kültüründe Alkım veya “Alakuşak” da denir. Umay Ana yeryüzüne inmek için gökkuşağını kullanır. Bazen göğe asılmış bir yay olarak düşünülür. Bazen bir yol olarak tasvir edilir. “Al inancı”yla bağlantılı olarak ele alındığında yerle göğü birbirine bağlayan büyülü bir köprü olduğu anlaşılır. Pura adlı koçlar veya atlar (ruhlar) alkımın üzerinde görülürler. Kazakçadaki tabir ise başka bir mitolojik varlıkla ilgilidir ve Kempirkoşak (Kempirkuşağı) ve Enekemkoşak/Cenekemkoşak denir. Anadolu’da çocuk oyunlarında büyük ve tıpkı gökkuşağı gibi renkli bilyelere Eneke adı verilir. Teleğüt Tüklerinde ise Eneke sözcüğü koruyucu ruh demektir.

Koşak sözcüğünün koç, kukla, ikiz gibi anlamları da bulunur. Tüm dünya mitolojilerinde ilgi çekici bir unsur olan Gökkuşağı pek çok dış tesirle karşılaşsa da bir kuşak olduğu ve yeryüzünü sardığı fikri temelde aynı kalmıştır. Azericede Göykurşağı şeklinde ifade edilir ve anlam Türkçedekiyle aynıdır.


Türk kültüründe daima bu kavramı nitelemek için Kuşak tabirinin tercih edildiği görülür. Şamanın göğe çıktığı bir köprü olarak algılanır. Tüm dünya mitolojilerinde gökkuşağına söylencesel anlamlar yüklenir ve çoğu zaman da bunu çağrıştıran isimler verilir.

Gökkuşağı görsel olarak tüm insanlığın daima ilgisini çekmiştir, çünkü fizik kuralları gereği ona hiçbir zaman ulaşmak mümkün değildir, bu nedenle geriye tek bir şey kalır, hayalgücünü zorlamak. Gökkuşağının Anadolu’da yaygın olarak kullanılan diğer adı olan Alkım sözcüğü Alkımak (hoş görünmek, hoşa gitmek, hayırdua etmek) fiiliyle bağlantılıdır. Beğenilme, hoşa gitme anlamı bulunur.

İkincil gökkuşağı farklı yağmur damlalarından dolayı ikinci bir yansımadan kaynaklanır ve 50-53 ° ‘lik bir açı ile görüntülenir. İkincil gökkuşağındaki renk dizilişi birincinin tersi olur. İçte kırmızı, dışta mavi. İkincil gökkuşağı daha geniş bir alana yayıldığından birinciye oranla daha sönüktür. İki gökkuşağı arasındaki karanlık bölgeye ise ilk olarak Alexander of Aphrodisias tarafından tarif edildiği için “Alexander’s band” denir.

Gökkuşağı hepimiz için büyüleyici bir doğa harikasıdır, farlı renklerin yarım çemberi andıran şekilde gökyüzünde oluşması gerçekten göze çok hoş gelmekte.. peki bizi bu kadar etkileyen gökkuşağı nasıl oluşmakta, gökkuşağının adeta bir ilüzyon gibi tepemizde belirmesinde ki sebep nedir?

Gökkuşağı ile ilgili en önemli çalışmaları yere düşen elmadan yola çıkarak yerçekimini keşfeden Sir Isaac Newton yapmıştır. Bu çalışmalar o kadar değerlidir ki cam prizma, aynalı teleskop ve ışığın dalga boyları ile ilgili bir dizi icadın ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Özellikle aynalı teleskop bugün dünyada kullanılan teleskopların çalışma prensibini belirlemiş olması bakımından son derece önemlidir.

Şimdi 10 adımda gökkuşağının nasıl oluştuğunu ve Newton’ın bu keşfi nasıl gerçekleştirdiğini inceleyelim;

1- Newton birçok buluş gerçekleştirdiği 1665 yılında teleskopla yıldızları incelediğinde yıldızların gökkuşağının renkleriyle çevrili olduğunu görür.

2- Newton sırrı çözmek için teleskoba gelen beyaz ışığın önüne beyaz cam bir prizma yerleştirir ve odasında ki karanlık duvara bu prizmadan gökkuşağının tüm renklerinin yansıdığını farkeder.

3- Newton ışık tayf yolu üstüne ikinci bir prizma yerleştirince renkler yeniden birleşerek beyaz ışığa dönüşür.

4- Bu olay sonunda Newton Güneş’ten gelen beyaz ışığın aslında gökkuşağının birbirine geçmiş tüm renklerinden meydana geldiği yönünde doğru bir sonuca varır.

5- Olayın açıklaması şudur; Işık gözle görülemeyecek kadar küçük bir dalgadır, her rengin boyutu farklıdır ki buna dalga boyları denir. Mesela Kırmızı ışığın dalga boyu mavinin 2 katı kadardır.

6- Bu olayın gökte oluşmasının sebebi ise yağmur damlalarıdır, yani Gökkuşağının oluşmasını sağlayan yağmur damlalarıdır. Milyonlarca yağmur damlası minik prizma görevini görerek güneş’ten gelen beyaz ışığı gökyüzünde renklerine ayrıştırır.

7- Yağmur Damlasının arka yüzü bir nevi ayna işlevi görür, ışık 1 veya 2 kez yansıyıp çıkar, bu yüzden çoğunlukla 2 gökkuşağını yanyana görürüz.

8- 2 Gökkuşağı gördüğümüzde ikincinin renkleri birincinin tersinedir, yani birinci gökkuşağında kırmızı ışık dalgası ilk sıradaysa, ikinci gökkuşağında kırmızı ışık dalgası son sıradadır.

9- Gökkuşağı aslında çemberdir ancak araya ufuk çizgisi girdiği için biz çemberin bir kısmını yani yarım dairesel kuşağı görürüz

10- Newton gökkuşağının gizemini aynalı mercek kullanarak çözmüştür. Gökkuşağında 7 renk vardır, sırasıyla: Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit, mor!

İlgili Video

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir