Sitemizde 15 kategori'de 619 adet yazı yazılmış ve 78 yorum bulunmaktadır.

Kas 022016
 

girgirLise yıllarımda benim ve arkadaşlarımın her hafta Cuma günü merakla beklediği mizah dergisi idi.. Avanak Avni`si, Muhlis beg`i, Utanmaz Adam`ı ve daha fazlasının maceralarını keyif ve heyecanla okurduk.. Gülümsemeye sebep olurdu yüzümüzde.. Elden ele dolaşırdı sınıfta.. Derslerde bile okurduk gizli gizli..

Sonra ne oldu ise Gırgır`a bir şeyler oldu ve kayboldu gitti.. Tekrar çıkarıp canlandırmak isteyenler beceremedi.. Beceremezlerdide zaten.. Çünkü Gırgır Mizah Dergisi bir okul gibiydi.. Nasılki taşıma suyla değirmen dönmezse, sağdan soldan getirilen çizerlerlede Gırgır`ın ruhunu yansıtamazlardı.. Anlayamadıkları bu idi.. Gırgır sadece bir isim değildi.. Gırgır ismi ile var olmuyordu sadece.. Gırgır içinden yetiştirdiği, çıraklıktan getirdiği çizerleri ile ruhuna sahipti..

Gırgır, 1972’de yayına başlayan, kadrosu ve imtiyaz sahiplerinde büyük değişikliklerle günümüzde halen yayınlanan, Türkiye’nin en çok satmış kült mizah dergisidir.

Oğuz Aral‘ın mizah yönetmenliğinde yayına başlayan Gırgır’ın ilk yıllardaki sloganı; Geçim derdini, can sıkıntısını, aşk yarasını, karı-koca kavgasını şipşak keser. Her derde devadır, gırgır da gırgır idi. Bir dönem 500 bine ulaşan tirajıyla Türkiye’de gelmiş geçmiş en çok satan mizah dergisi oldu ve kendinden sonra gelen bütün mizah dergilerinin tarzını belirleyen bir ekol haline geldi.

İlk önce Gün gazetesinin iç sayfalarından birinde Oğuz Aral tarafından hazırlanan dörtte bir sayfa boyutunda bir köşe olarak yayına başladı. Daha sonra okuyucunun ilgisi ve talebinin artmasıyla önce yarım sayfa, sonra tam sayfa, en son da gazete içinde arkalı önlü yaprak halinde ilave olarak verilmeye başladı. 13 Ağustos 1972’de, Gün gazetesi tarafından verilen ücretsiz ilave bir dergiye dönüştü, bu hızlı büyümenin sonunda 1973’te Haldun Simavi’nin isteğiyle, bağımsız bir dergi oldu.

  • 1989`a kadar durum

Oğuz Aral eski kuşak çizerlerden kopup kendi çizer kuşağını kendisi yetiştirdi. Kendisinden önceki mizah dergilerinin elitist tavrını terkedip, döneminde “sulu mizah” denilerek küçümsenen, argo, cinsellik ve mahalle hayatını işlekten çekinmeyen yeni bir anlayışa yöneldi. Bu anlayış doğrultusunda, yayına başladığı ilk yılın sonunda dergi 45 bin satıyordu. 1978’lerde 280 binlere ulaşan Gırgır, 1981-1983 döneminde 500 bini bulan satışıyla mizah tarihimizin rekor satışına ulaştı.

Rus Krokodil ve Amerikan Mad’den sonra dünyanın en çok satan üçüncü dergisi olduğuna dair bilgi ise muhtemelen bir efsaneden ibarettir.

Gırgır kadrosu Gırgır’la aynı zamanda, yine Oğuz Aral ve onun kardeşi Tekin Aral yönetiminde Fırt ve Laklak gibi başka dergiler de çıkardılar.

Dönem dönem bazı çizerler Gırgır’dan ayrılarak başka dergiler çıkardılar. 1978’de Engin Ergönültaş ve arkadaşları ayrılıp Mikrop’u çıkardılar. Mikrop kısa zaman sonra kapanınca çizerleri tekrar Gırgır’a döndü. 1985’te Tuncay Akgün, Mehmet Çağçağ ve bir grup çizer ayrılıp Limon’u kurdular. Limon daha sonra Leman’a dönüşerek en çok satan dergi oldu. Fakat bu kopmalar, o dönemde Gırgır’a büyük bir zarar vermediler.

  • 1989`dan Sonra Durum

1989 ilkbaharında, aralarında dönemin popüler isimlerinden Latif Demirci, Bülent Arabacıoğlu, Hasan Kaçan, Ergün Gündüz, Atilla Atalay, İrfan Sayar ve Abdülkadir Elçioğlu’nun da bulunduğu 20’den fazla Gırgır yazar-çizer dergiden ayrılarak Hıbır adlı yeni bir dergi çıkardı. Aynı yılın kasım ayında Gırgır’ın Simavi ailesi tarafından Gölge Adam lakabıyla tanınan ve aynı isimde bir gazete çıkaran Ertuğrul Akbay’a satılması üzerine, editör Oğuz Aral, yanına hemen hemen bütün çizerleri alıp Gırgır’dan ayrılarak Oğuz Aral’ın Gırgır’daki sevilen tipinden ismini alan Avni dergisini yayımlamaya başladı.

Bu olay sonrasında tüm kadrosu değişen Gırgır, aynı ismi taşısa da bambaşka bir dergiye dönüştü. Tirajı kısa zamanda çok düştü. Pek çok çizer bu yeni Gırgır’da çalışıp şanslarını deneyip ayrıldılar. Dergi 90’ların ortalarından itibaren kendi kadrosunu oluşturduysa da eski Gırgır’la alakası kalmadı. İsim hakkı gibi sebeplerden dolayı 1993’te kapanıp yeniden çıktı ise de bu yeni Gırgır da aslında Ertuğrul Akbay’ın 1989’dan sonraki Gırgır’ıdır.

16 Mayıs 2015 tarihinden itibaren artık Sözcü gazetesi ile bedava verilmektedir.

İşte Gırgır`ın yolculuğu bu şekilde idi.. Sözcü Gazetesine teşekkür etmek lazım burdan.. En azından yok olup gitmedi Gırgır.. Eski ruhu olmasada ona yakın bir çizgide devam ediyor hala..

Bugünkü çıkan mizah dergilerine bakıyorumda içler acısı durumda.. Genel olarak cinsellik üzerine oturtulmuş, konuşma dilleri oldukça kaba karikatürler ile çıkıyorlar..

Eski Gırgır`dan birkaç kare verdim altta buyrun bakınız..

Muhlis Beg

Muhlis Beg

Avanak Avni

Avanak Avni

En Kahraman Rıdvan

En Kahraman Rıdvan

Çılgın Bediş

Çılgın Bediş

Daha fazlası İçin tıklayınız..

Eski Gırgır Çizerleri

  • İsa Efe
  • Ergün Gündüz
  • İsmet Çelik
  • Nuri Kurtcebe
  • Engin Ergönültaş
  • İlban Ertem
  • İrfan Sayar
  • Necdet Şen
  • Suat Gönülay
  • Gürcan Özkan
  • Cevat Özer
  • Atilla Atalay
  • Latif Demirci
  • Sarkis Paçacı
  • Hasan Kaçan
  • Doğan Güneş
  • Bülent Morgök
  • Galip Tekin
  • Mehmet Çağçağ
  • Metin Üstündağ
  • Meral Onat
  • Can Barslan
  • Uğur Durak
  • Behiç Pek
  • Cihan Demirci
  • Mehmet Polat
  • Mim Uykusuz
  • Eda Oral
  • Gülay Batur
  • Özden Öğrük
  • Ramize Erer
  • Gani Müjde
  • Bülent Benli
  • Tuncay Akgün
  • Birol Bayram
  • İlhan Özsoy
  • Bülent Arabacıoğlu
  • Zeynel Esen
  • Murat Kürüz
  • Yavuz Nufel
  • Oğuz Aral

About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..