Sitemizde 15 kategori'de 744 adet yazı yazılmış ve 226 yorum bulunmaktadır.

Ağu 142016
 

Ve 2016 yılı Fatsa sezonumuzda bitme noktasına geldi.. Fındıkta yoktu bu sene.. E tabi bu durum bize biraz tatil havası verdi.. Oyalandık, güldük, saçma sapan dolandık.. Ama gerçek olan buraya gelmek bana iyi geldi..

İstanbul`da bunalmıştım artık.. Sıcak bir yandan, insanlarla uğraşmak bir yandan, iş hayatı filan bunaltmıştı beni.. Üstüne inandığım bazı insanların bende yarattığı hayal kırıklıkları.. Yani işin özü Fatsa`da sıkılsamda ara ara çok iyi geliyor bana.. Bu senede öyle oldu.. Kafa olarak toparlandım ve farklı bir enerji ile döneceğim her zamanki gibi İstanbul`a..

Öyle bitti derken hemende geri dönmüyorum tabi.. Daha ay sonuna kadar burdayız.. Annem, ablam ve ben.. Abim ve yeğenler gidecekler.. Bir iki güne giderler sanırım.. Bizde burda şu an var olan kalabalık sayılabilecek ortamdan daha sakince bir ortamda kalmış olacağız.. Zaten İstanbul`da hava çok sıcakmış.. Burda ise çok çok keyfi bir hava var..  Bugün ayın 14`ü.. Extradan sıkılıp aniden dönmeye karar vermezsek ay sonuna kadar burdayız.. Bakalım neler olacak..

Geçen gün biri ile Facebook Messengerde konuşuyorduk.. “Hayat çok tuhaf..” şeklinde bir konuşma oldu.. Sonrasında devamı gelmedi.. Birazda ben konuşmak istemedim sanırım.. Oysa bu söylemin arkasına söylenecek öylesine çok şey varki.. İçime akıtıyorum genelde bunun arkasında gelen söylemleri.. Yanlış yapıyorum.. İçime attığım her düşüncem beni bunaltıyor, sıkıyor, mutsuz ediyor.. Kendi mutsuzluklarımı kendimmi yaratıyorum acaba? Sanmıyorum.. Çünkü ben genel anlamda çevresine mutluluk, neşe veren biriyim.. Biliyorum kendimi.. Kasmam kimseyi damarıma basılmadıkça.. Basıldığında ise son ana kadar dayanırım.. Kısa sürer kızgınlıklarım.. Hayatın bununla harcanacak kadar uzun olmadığını ve yarına çıkmaya garantim olmadığını bilirim.. O yüzdende hızla bu hallerimden sıyrılırım, gülen yüzüme geri dönerim..

Yazmayı seviyorum.. Rahatlatıyor beni.. Kimseye söyleyemediklerimi, anlatamadıklarımı yazılarıma çok daha iyi döküyorum.. Zaten ne kadar anlatsamda insanlar beni anlamamakta kararlı.. Genel anlamda herkez kendini düşünür olmuş.. Çakallık diz boyu modunda.. Alabilecekleri kadar alıp kendilerince kara geçtiklerini sanıyorlar.. Bu para anlamında değil sadece.. Çünkü bu yazıyı okuyan çoğu kişi maddi konular olarak algılayacaktır eminim.. Hayır bahsettiğim o değil.. Manevi, duygusal anlamda bu böyle.. Özellikle günümüzde.. Sanırım kültür düzeyi arttıkça, teknoloji ilerledikçe ön plana çıkan şeylerde değişiyor.. İnsanların birbirine bakış açısı bambaşka bir boyuta bürünüyor..  Zaten insansal anlamda bir değerde söz konusu değil artık.. Sadece karşındakine sunabildiklerine ve buna ne kadar katlanabildiğin ile ilgili ilişkiler..


Artık herkezden, herşeyden uzaklaşmak istiyorum.. Şimdiki gibi bir ay filan değil.. Kimsenin bilmediği bir yerlere gidip ortadan kaybolmak istiyorum.. İçimden ne geliyorsa onu yapmak istiyorum.. Bir gökkuşağı gördüğümde efsanelerdeki gibi altından geçmek için ona doğru yürümek istiyorum, geçemeyeceğimi bile bile.. Köy kahvelerinde oturuğ soluklanmak, çay içmek istiyorum orda oturanlarla sohbet ederek.. Kimbilir belki iki el tavla atabileceğim biride çıkar o arada.. Canım sıkıldığında “Hadi Eyvallah” diyip ordanda gitmek istiyorum. Bırakmıyor.. Sorumluluklarım, aileme olan bağlılığım, değer verdiğim insanlar..

İtirafta bulunayım birde buradan..

Onunla olamayacağımı bildiğim birine aşığım.. Ara ara yoğun duygular içinde boğuluyorum.. Düşünmemek, unutmak için bir sürü şeyle oyalanıyorum.. Ara ara beceriyorumda.. Ama şimdi, şu an olduğu gibi kendi kendimle kaldığım anlarda, yastığa başımı koyduğumda bu duygu üstüme üstüme geliyor.. Neden olmazki diye düşünenlerde olacaktır mutlaka.. Aslında ben hayatta imkansız bir şeylerin olduğuna inanlardan değilim.. İnsan isterse öyle yada böyle mutlaka istediği olur diye düşünenlerdenim.. Olmaz çünkü bu sadece benim inanmam ile olmuyor.. Onu ise inandıramadım, inandıramıyorum.. O yüzdende anlatmaktan vazgeçtim.. Sonuçta bu benim sorunum ve bunu kendi başıma aşmak zorundayım..

Herkezde varmı bilmiyorum ama garip bir boşluk var içimde bir türlü dolduramadığım.. Yok yok aşık olduğumdan ve onunla olamadığımdan değil bu duygu.. Yaşam denen olguda sanki bir şeyler eksik.. Yani bu kadar basit olmamalı hayat.. Ye, iç, sıç, konuş, nefes al/ver, uyu/uyan, aşık ol, evlen, vs. vs.. Bumudur yani? Koskaca gezegen ve kainat bunun içinmi yaratıldı? Bizim bu kainatta yerimiz nedir? Nereye kadar sürecek bu durum? Bilmiyorum.. Bulamıyorum cevaplar.. Bazen salak olayım, düşünmeyeyim böyle şeyleri diyorum, olmuyor.. Liseye giderken çok okurdum.. Öyle böyle değil, ne bulsam okurdum.. Cilt cilt ansiklopedi okuduğumda oldu, dini kitaplarıda, roman vs. de.. O dönemlerde ablam bana “Çok okuma mutsuz olursun.” demişti.. Üstelikte kendisi de çok okur ablamın.. Neden böyle dediğini o zamanlar anlamamıştım.. Şimdi daha iyi anlıyorum.. İnsan okuyup öğrendikçe herşey boş geliyor.. O yüzden gerektiği kadar okuyun.. Biraz saf, salak kalın.. Çünkü mutluluğun anahtarı bu.. Birşey bilmiyorsan sorgulamıyorsunda..

Yazımı buraya kadar okuyan oldumu acaba? Vardır kesin birileri.. Tamamını kelime kelime okumasada atlaya atlaya okuyan birileri mutlaka vardır.. Okumasını istediğim insanlarda var aslında.. Onlardan okuyan varmı acaba? Kimlermi? Kapa gözlerini sor kendine.. “Acaba benmiyim” diye.. Cevabı benim vermeme gerek yok.. Kendiniz verebilirsiniz.. Acaba tüm yazı yazanlarda da benim gibi okumasını düşündüğü kişiler varmıdır? Vardır herhalde.. Yoksa yazma gibi bir eylemi nasıl gerçekleştirebilirki insan..

Evet senin okumanı istemiştim.. Sen.. Sen..

Top sende..

See you..

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir