Sitemizde 15 kategori'de 775 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Ara 102016
 

Donald Trump Amerika`da Hillary Clinton ile girdiği zorlu seçim mücadelesini zorda olsa kazandı ve Amerika Birleşik Devletleri`nin yeni başkanı oldu.. Malum Amerika dünya genelinde her konuda etkin olan bir devlet.. Bu seçimde dünyada bazı dengeleri değiştirecek sanırım..

Kim bu Donald Trump?

Donald John Trump (d. 14 Haziran 1946; Queens, New York); Amerikalı iş adamı, siyasetçi, yönetici, girişimci ve yazar. 8 Kasım 2016 tarihinde yapılan 2016 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerine Cumhuriyetçi Parti’nin adayı olarak girmiş, Hillary Clinton’ı mağlup ederek Amerika Birleşik Devletleri’nin 45. devlet başkanı seçilmiştir. 20 Ocak 2017 tarihinde görevi, mevcut başkan Barack Obama’dan devralacaktır.

Queens, New York’ta doğmuş, Pensilvanya’da bulunan Wharton Institu’de İşletme bilimleri eğitimi almıştır. Üniversite yıllarında babası Fred Trump’ın emlak ve inşaat firmasında çalışmıştır. Kariyeri sırasında oteller, kumarhaneler, golf sahaları ve daha birçok yapı inşa etmiştir. Trump: The Art of the Deal ve Trump: How to Get Rich gibi birçok kitap yazmıştır. 2000 ABD başkanlık seçimleri’nde Reform Partisi adayları arasında yer almıştır. Forbes iş dergisi tarafından hazırlanan Dünyanın En Zengin 400 İnsanı listesinde yer almıştır. 2004-2015 yılları arasında NBC kanalında yayınlanan reality show The Apprentice‘de yer almıştır.

Trump, 2015 yılının Haziran ayında 2016 ABD başkanlık seçimleri için Cumhuriyetçi Parti adayının belirleneceği parti içindeki yarışa katılacağını açıkladı. Seçim vaatleri hem ABD’de hem de dünyada büyük tartışmalara neden olmasına rağmen 2016 ABD başkanlık seçimleri sonucu yeni Amerika Birleşik Devletleri başkanı oldu.

Hayatı

Donald John Trump, 14 Haziran 1946 tarihinde iş adamı Frederick ve Mary MacLeod Trump’ın beş çocuğundan ikincisi olarak New York’un Queens ilçesinde doğdu. Trump’ın ağabeyi Fred Jr. Trump’ın alkol ve sigara alışkanlığı vardı ve alkolizm yüzünden 1981 yılında öldü.

Donald Trump’ın baba tarafı Alman asıllıdır. Büyükannesiyle büyükbabası Almanya’dan ABD’ye göç etmişlerdir. Annesi ise İskoç kökenlidir. Annesi Mary Trump (kızlık soyadı MacLeod, 1912-2000), İskoçya’da, Tong, Lewis’de doğdu. Dedelerinin hepsi Avrupa’da doğmuştur. Babası Fred Trump (1905-1999), Kallstadt’dan göç eden ebeveynleri ile New York’un Queens semtin’de dünya’ya geldi. Baba Fred Trump emlâkçılık yapıyordu ve Almanya ve New York’ta en büyük gayrimenkul geliştiricilerinden biri haline geldi. Babası Fred ve Annesi Mary, 1936 yılında evlendiler.

Amcası John G. Trump, 1936-1973 yılları arası Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde profesördü ve İkinci Dünya Savaşı sırasında müttefiklerin radar araştırmalarında yer aldı. Donald Trump sık sık ailesinin akıllı genlerin kanıtı olarak amcasını hatırlatmaktadır.

Donald Trump’ın ailesinin ve atalarının soy ismi olan Drumpf, 17. yüzyılda Otuz Yıl Savaşları sırasında Trump olarak değişti. Trump, Alman kökeninden gurur duyduğunu belitti; New York’ta, 1999 Alman-Amerikan Steuben geçit töreninde büyük mareşal olarak görev yaptı.

Donald Trump 1960’lı yılların başında liseyi kötü hal ve gidişi yüzünden, terk etmek zorunda kaldı. Ardından askeri akademide okudu ve 1968’den sonra Pennsylvania’daki Wharton Institute’de işletme bilimleri eğitimi gördü. Tek ve iki ailelik evlerin yapımında uzmanlaşan babasının şirketinde ayak işlerine baktı.

2016 yılında sert barış ideolojisinin, Radikal İslam, IŞİD, atom ülkesi İran ve komünist Çin’e karşı caydırıcı silah olarak kullanılması sebebiyle Nobel Barış Ödülüne aday gösterildi.

Donald Trump 2012 ABD başkanlık seçimlerinde aday olmayacağını açıkladı. 2016 ABD başkanlık seçimleri için ise Cumhuriyetçi Parti adayının belirleneceği parti içindeki yarışa katılacağını açıkladı. Seçim kampanyaları için haftada 2 milyon dolar harcayacağını söyledi. Donald Trump seçim sloganı olarak Make America Great Again sloganını kullanmıştır. Aynı sloganı 1980 yılında eski başkan Ronald Reagan da seçim kampanyalarında kullanmıştır. Seçim vaatlerinde göçmenler, müslümanlar, güvenlik ve IŞİD ile mücadele konularındaki görüşleri ön plana çıkmıştır. Göçmenler için öne sürdüğü planlardan biri de ABD ile Meksika sınırına bir duvar örülmesidir.

Müslümanlar Hakkında Söyledikleri

Seçim kampanyası için yaptığı reklamlarında Müslümanları hedef alan söylemler yer almıştır. Bir konuşmasında, ”Ben Müslümanları seviyorum. Bence onlar harika insanlardır” açıklamasında bulunmuş ancak daha sonra müslümanların geçici olarak ABD’ye girişinin engellenmesini belirttiği konuşması büyük tepkiler gördü. Farklı bölgelerde protestolar düzenlendi. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada “Bu Amerikan değerlerine ve ulusal güvenlik çıkarlarına aykırıdır” denildi. 

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Trump Amerika’nın savunduğu değerlere aksi şeyler söylüyor dedi. ABD dışından gelen tepkilerden ise Suudi Prens El Velid bin Talal, Trump için “Amerika’nın yüz karası” dedi. Kanada Dışişleri Bakanı Stephane Dion, Böyle bir görüşü Kanada’da kabul edemeyiz. ABD’den duyduğumuz hiçbir görüşe bugüne kadar bu derece uzak düşmüş hissetmedik dedi. İngiltere Başbakanı David Cameron Trump’ın yorumu hakkında bölücü ve yanlış olarak değerlendirdi, Londra Belediye Başkanı ise Boris Johnson yanlış yorum ve tamamen saçmalık dedi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Sözcüsü Melissa Fleming, Müslümanlara karşı kullandığı söylemlerden kaygı duyduklarını belirtti.

Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi adına açıklama yapan iletişim direktörü İbrahim Hooper “Donald Trump Müslüman karşıtı bağnazlığını artırırken insan bir sonraki sözünün ne olacağını merak ediyor” dedi. Cumhuriyetçi Parti’nin bir başka başkan aday adayı eski Florida Valisi Jeb Bush, Twitter üzerinden “Donald Trump’ın akli dengesi yerinde değil. Politika önerileri ciddi değil” şeklinde tepki gösterdi. İş dünyasından ise BAE’li milyarder iş adamı Halif El Habtoor, Donal Trump’ın başkan seçilmesi halinde Körfez’deki Arap iş adamlarının ABD’de olan iş ortaklıklarını bozacaklarını bildirdi. Meksikalı milyarder Carlos Slim, göçmenler hakkında görüşlerini doğru bulmadığını söylemiştir.

Türkiye’den ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Bir defa siyasetçi değil bu kişi. Başarılı bir siyasetçi öyle açıklama yapmaz” derken Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de olaya tepkisini gösterdi. Seçim kampayası dahilinde yaptığı bir konuşma sırasında kendisini protesto eden müslüman başörtülü bir kadını salondan dışarı attırmıştır.

Bu söylemi sanat, spor ve teknoloji dünyasından da büyük tepkiler aldı. Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, Twitter üzerinden #SendDonaldToSpace etiketi altında alaycı bir tweet atarak tepkisini gösterdi. Facebook kurucusu Mark Zuckerberg tepkisini Facebook hesabından bir gönderi yayınlayarak gösterdi. Zuckerberg; “Eğer bu toplulukta bir Müslümansan ben Facebook’un patronu olarak şunu bilmeni istiyorum: Burada her zaman hoş karşılanacaksın. Biz burada senin haklarını korumak için ve senin için barışçıl ve güvenli bir çevre yaratabilmek için savaşacağız” dedi. Adele, R.E.M. solisti Michael Stipe, Kanadalı folk ve rock müzik sanatçısı Neil Young ve Aerosmith grubunun solisti Steven Tyler şarkılarının Donald Trump’ın seçim kampanyalarında kullanılmasına karşı çıktıklarını açıkladı.


Eski Dünya ağır sıklet boks şampiyonu Muhammed Ali, Müslümanlar, İslam’ı çıkarları için kullanmaya çalışanlara karşı koymalı. Onun gibiler, insanları İslam dinini öğrenmekten soğutuyor şeklinde eleştirdi. Eski basketbol oyuncusu Kareem Abdul-Jabbar ise IŞİD’in en büyük zaferi Donald Trump’tır dedi. Yapımcı Michael Moore New York’taki Trump Tower binası önüne gidip üzerinde “Hepimiz Müslümanız” yazılı bir pankart taşıyarak Trump’ı protesto etti. Moore Twitter hesabındanTrump Tower’a gittim ve polisler gelene kadar pankart taşıdım. Daha sonra Trump’a bir mektup yazdım şeklinde açıklama yaptı. WWE güreşçisi John Cena, katıldığı bir programda Donald Trump’ın Müslümanlar hakkında yaptığı açıklamaların saçma ve küstahça bulduğunu söylemiştir. Nobel Ödülü sahibi Pakistanlı insan hakları aktivisti Malala Yusufzay durumu trajik ve nefret dolu olarak değerlendirdi.

Özel Yaşamı

Alman asıllı Amerikalı iş adamı Frederick Trump’ın torunudur. Amerikalı iş adamı Fred Trump’ın 5 çocuğundan biridir. Maryanne, Frederick Jr., Elizabeth, Robert adında 4 kardeşi vardır. Donald Trump 3 evlilik yapmıştır bu evliliklerden 3 erkek 2 kız olmak üzere 5 çocuğu vardır. 1977 yılında atlet ve manken olan Ivana Zelníčková ile evlendi bu evlilikten Donald Trump Jr., Ivanka Trump ve Eric Trump olmak üzere 3 çocuğu oldu. 1991 yılında 16 yıllık eşinden ayrıldı.

Boşandıktan 2 sene televizyoncu Marla Maples ile evlendi aynı sene bu evlilikten Tiffany adında kızı doğdu. Çift 1996 yılında ayrılma kararı aldı. 2005 yılında tasarımcı ve model olan Melania Knauss ile evlendi. Bu evlilikten 2006 yılında Barron Trump adında bir oğlu doğdu. Donald Trump ilk eşinden doğan Donald Trump Jr., Eric Trump ve İvanka Trump’ın iş dünyasında yer edinmesini istemiş, çocuklarının da bu işi öğrenmesi ve kendisinden sonra şirketi yönetebilmeleri için onları yanına almıştır. Firmasının resmi sitesinde bu üç çocuk The Next Generation olarak tanıtılmaktadır.

Yazdığı Kitaplar

  • Trump: The Art of the Deal, (ISBN 5-557-09901-8)
  • Trump: The Art of Survival, (ISBN 0-446-36209-3)
  • Trump: The Art of the Comeback, (ISBN 0-8129-2964-0)
  • Trump: Surviving at the Top, (ISBN 0-394-57597-0)
  • Trump: How to Get Rich, (ISBN 1-4000-6327-2)
  • The Way to the Top: The Best Business Advice I Ever Received, (ISBN 1-4000-5016-2)
  • Trump: Think Like a Billionaire: Everything You Need to Know About Success, Real Estate, and Life, (ISBN 1-4000-6355-8)
  • Trump: The Best Golf Advice I Ever Received, (ISBN 0-307-20999-7)
  • Why We Want You to be Rich: Two Men – One Message, (ISBN 1-933914-02-5)
  • Trump: 101 The Way to Success, (ISBN 978-9944-186-10-0)

Türkiye Hakkında Görüşleri

1) İNSAN HAKLARI KONUSU

Trump seçim sürecinde Türkiye hakkında net açıklamalarda bulundu. Cumhuriyetçi aday Trump, Temmuz ayında New York Times’a verdiği röportajda, başkan seçilmesi halinde Türkiye gibi müttefik ülkelerde yapıldığı öne sürülen insan hakları ihlallerine müdahale edip etmeyeceğine dair bir soruyu yanıtlarken, ilginç ifadeler kullandı.

ABD’nin başka ülkelere baskı yapmadan önce “kendi bozukluklarını düzeltmesi” gerektiğini ifade eden Trump, “Bence başkalarına nutuk atma hakkımız yok. Ülkemizde olup bitenlere bir baksanıza! Birileri polis memurlarını soğukkanlılıkla vururken, nasıl başkalarına ders verebiliriz ki?” diye konuştu.

2) “ERDOĞAN’A GÜVENİYORUM”

Trump, 15 Temmuz darbe girişiminden kısa süre sonra verdiği bu röportajda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da övgüde bulundu ve “Yaşananları tersine çevirebildiği onu çok takdir ediyorum… Bazıları (darbe girişiminin) tertip olduğunu söylüyor ama ben öyle olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, darbe girişimini siyasi rakiplerini “tasfiye etmek için kullanıp kullanmadığına” dair görüşleri sorulduğunda ise, “Dünya ABD’nin ne kadar kötü durumda olduğunu görüyor ve biz buna rağmen sivil özgürlükler hakkında konuşuyoruz. Ama ben çok iyi bir elçi olduğumuzu düşünmüyorum” diye yanıt verdi.

3) DARBE GİRİŞİMİ GAFI

Trump, Türkiye’deki darbe girişimi hakkında bir başka soruyu yanıtlarken ise şöyle dedi:

Halk sokaklara çıktı. Ama askerler halkın üzerinden geçmedi. Bu Tiananmen Meydanı’nda olandan farklıydı. İnsanlar (Askerler), ‘İnsanların üzerinden geçmeyeceğim’ dedi. İnsanlar evlerinden çıktı. Ordunun yaptığı şeyden yana değillerdi.”

Ancak daha sonra ABD basını, Türkiye’de tankların “halkın üzerinden geçmediğini” söyleyen Trump’ın bu ifadesinin yanlış olduğunu fotoğraf ve video görüntüleriyle ortaya koydu. Zira hain darbe girişimi sırasında, Türkiye genelindeki olaylarda çok sayıda darbe karşıtı tank altında kalarak can vermişti. ABD basınındaki haberlerde, 1989 yılında Tiananmen Meydanı’nda yaşanan meşhur tank olayına atıf yapan Trump’ın bu olayı da yanlış aksettirdiği belirtildi. Çünkü Tiananmen Meydanı’ndaki öğrenci eyleminde ordunun sert müdahalesini protesto eden meşhur Çinli, önünde durduğu tank tarafından ezilmemişti.

BBC Türkçe’ye konuşan Oklahoma Üniversitesi Orta Doğu Çalışmaları Müdürü Prof. Dr. Joshua Landis, “Trump ise DEAŞ’ı yenmek için Rusya’yla çalışmak istiyor, bu da dolaylı olarak Esad’la çalışmak istediği anlamına geliyor, Obama ve Clinton bunu reddediyor. Trump, Ortadoğu’daki savaşlarla Amerika’nın değil Ortadoğu güçlerinin kendilerinin baş etmesi gerektiğini düşünüyor. O, güçlü liderlerin bugünkü Ortadoğu’ya çözüm olduğunu söylüyor. Bu, Türkiye için iyi bir şey olarak görülebilir. Çünkü tabii ki Erdoğan güçlü bir lider. Ancak Trump’ın politikası, Erdoğan’ın Suriye’de Esad’dan kurtulma politikasıyla çelişiyor” diye ekliyor.

4) ‘KÜRT GÜÇLERİN HAYRANIYIM’

Öte yandan Trump, Clinton’dan farklı bir Suriye politikasını savunsa da o da Suriyeli Kürtlerin desteklenmesini savunuyor.

Trump, Temmuz’da New York Times’ta yayımlanan röportajında, “Ben Kürtlerin büyük hayranıyım” demiş, soruyu soran gazetecinin “Ama Erdoğan değil, bu durumla nasıl baş edeceksiniz” diye sorması üzerine şu cevabı vermişti:

İdeali, onların hepsini bir araya getirmek olur. Ve bu bir olasılık olur. Ama ben Kürt güçlerin büyük bir hayranıyım. Aynı zamanda, Türkiye’yle potansiyel olarak çok başarılı bir ilişkimizin olabileceğini düşünüyorum. Ve ikisini bir şekilde bir araya toplamak gerçekten harika olacaktır.

5) GÜLEN’İN İADESİ

Ankara ile Washington arasında son dönemde yaşanan gerginliklerin başında, 15 Temmuz darbe girişiminde ABD’nin rol oynadığına dair iddia ve Fetullah Gülen’in iadesine ilişkin gelişmeler geldi.

İki başkan adayı da Gülen’in iadesi hakkında herhangi bir açıklamada bulunmadı. Ancak uzmanlar, Gülen’in olası iadesi konusunda ‘bunun yargının işi olduğu’ söyleminin öne çıkacağını söylüyor.

Marc Pierini, “Türkiye’nin Gülen’in iadesi talebi konusu ABD’nin yeni başkanının kim olacağıyla ilgili değil. Bu, ilgili kişinin temyizini de içerecek şekilde doğal seyrini izleyecek bir yargı sürecidir. Bu süreç de, yeni başkanın görev süresinin en az yarısına kadar devam edecektir” diyor.

6) “ABD, TÜRKİYE’Yİ MÜTTEFİK OLARAK TUTMAK İSTEYECEK”

Uzmanlar Trump’ın ABD’nin bölgedeki çıkarları nedeniyle Türkiye ile müttefikliğine önem vereceği görüşünde. Pierini, “Ankara ve Washington arasındaki ayrımlar sürüyor ve sürecek gibi duruyor. Bundan dolayı bir sonraki ABD başkanının temel hedefi, ABD seçim kampanyasındaki ve Türkiye’deki iç siyasetteki anlatıların ötesinde, bu farklılıkları ve minimize etmek, bunları yönetmektir” diyor.

Landis de, “Geniş anlamda olarak ABD politikasına bakarsak bu şudur: Türkiye’yi bir müttefik olarak tutmak ABD çıkarlarına uygundur. Türkiye temelde stratejik olarak çok önemli bir ülke” diye konuşuyor.

İlgili Video

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir