Cin`ler Hakkında Herşey

By in Her Telden on 18 Ocak 2013

cin suresi   Pekçok kişinin adını korkarak andığı, hatta adını söylemeyip “üç harfliler” dediği cinler hakkında ne kadar bilgimiz var acaba? Gerçekten varlarmı? Cin/İnsan ikilemi arasındaki durum nedir? Bunlar ve benzeri sorulara cevap vermeye çalışacağım bu yazımda.. Cinlerin aslında korkulacak canlılar olmadığını, biz insanlardan daha zayıf olduğunu anlıyacağız..

Ansiklopedik Bilgi cinlerCin; modern veya antik birçok din ve inanışta, semavi dinler de dâhil, bulunan bir tür ruhani mitolojik yaratık. Farklı inanışlarda farklı karakteristiklere ve özelliklere sahiptir. Arapça cin, Eski Yunanca daimon. Eski Yunancadaki kullanılan şekliyle daimonsözcüğü, putperestlerin taptıkları tanrılar için kullanılırdı. Buna göre “demon” (daimon) sözcüğü “tanrı” anlamına gelir.

Kitabı mukaddeste cin

Kitabı Mukaddes cinleri “günah işlemiş melekler” olarak, şeytanın yönetimi altına girmiş, Şeytan’ın “melekleri” olarak tanımlar.Hıristiyanlık’a göre Şeytan’ın isyanından sonra bazı ruhani varlıklar, Nuh Tufanı öncesinde, gökteki görevlerini bırakarak yeryüzüne geldiler. Onlar bunu, Şeytan’ı desteklemek amacıyla yapmadılarsa da sonunda onun tarafına geçmiş oldular. Bunlar erkek şeklinde maddeleşerek kadınlarla yaşamaya başladılar. Tufan esnasında, boğulmadılar, maddeleşmiş bedenlerini ruha çevirerek göğe döndüler ve alçaltılmış bir durumda bırakıldılar. Artık maddeleşemeseler de hâlâ insanlara cinsel yönden yaklaşmaya devam ederler. Ayrıca bunu sadece erkek olarak değil aynı zamanda kadın şeklinde de yapmaya çalışırlar.

Hristiyanlık inancında cinler

Hristiyanlıkta bir cin, hatta birçok cin bir kişinin içine girebilir. Bu cinler içine girdikleri kişinin içinden çıkarılabilirler; Hıristiyanlık’ta cin çıkarma olgusu mevcuttur. Cinlerin faaliyetleri üç ana grupta özetlenebilir; insanlara cinsel yaklaşımları (seks), sahte tapınmayı desteklemeleri (dinsel) ve insanlara eziyet etmeleri (sadizm-şiddet). Kutsal Metin insanları falcılık, büyücülük, ruh çağırma, sihirbazlık, ölülerden medet umarak onlara yaklaşmak gibi cinlerle ilgili faaliyetlere karışmak konusunda uyarır. Cinlerin üstün yetenekleriyle insanların beyinlerini etkileme güçleri olduğuna inanılır. Cinlerin rüyaları kendi mesajlarını vermek amacıyla kullanabileceğine inanılır. Hıristiyanlık inancında cinler kudretli varlıklardır, insanları aldatırlar ve bazı insanları aracı -medyum- olarak kullanırlar. Buna göre bu medyumun söyledikleri eğer bu cinler medyuma doğruyu söylüyorlarsa doğru olabilir. Zira Kitabı Mukaddes cinlerin iblis gibi yalan söylediklerini belirtir. Ayrıca insanlara zarar verebilirler, bu nedenle Kutsal Metin onlarla ilgili şeylerden, ruhçuluğun her türünden uzak durulması gerektiğini söyler. İblis şeytan ile aynı kişiliktir.

İslam inancında cinler

Kur’an’ın 72. suresinin adı Cin Suresi`dir ve cinleri anlatır. Ayrıca Kur’anda insanüstü yetenek ve icraatlarıyla anlatılan Süleymanla ilişkileri sözkonusu edilen Saba melikesi Belkıs hakkında bazı rivayetler O’nun annesinin bir cin olduğunu kaydederler. Bu rivayetlere dayanarak cinlerle evliliğin mümkün ve caiz olup olmadığı konuları islamda uzun uzadıya tartışılmıştır.  İslam mitolojisinde cinlerin ateşten yaratıldığına inanılır. Kur’an’da cinlerin insanlardan önce yaratıldığı geçer. Bazı açılardan insanlara benzerler; iradeleri mevcuttur, iyi veya kötü eylemlerde bulunabilirler, insanlar gibi yiyip içer, evlenip, çoğalabilirler. Erkeklik ve dişiliklerinin olduğuna inanılır, yani doğar, büyür ve ölürler. Fakat ömürlerinin insanlarınkine oranla daha uzun olduğuna inanılır. İslam dininde cinler de insanlar gibi inanan ve inanmayan şeklinde ayrılır. İnanmayan cinlerin sayısının daha fazla olduğu düşünülür. İnsanlar gibi ibadet ile yükümlüdürler. İnanan cinlerin inanan insanlarla beraber cennete gideceğine, inanmayan cinlerin ise inanmayan insanlarla birlikte cehenneme gideceğine inanılır. Kur’an’a göre, Muhammed peygamber olarak hem insanlara hem de cinlere gönderilmiştir. Bunların dışında cinlerin insanlardan farklı çeşitli özellikleri olduğu düşüncesi çerçevesinde birçok varsayım mevcuttur. Bunlardan bazıları; çeşitli şekillere girebildikleri, çok kuvvetli olup bazı ağır işleri gerçekleştirebilecekleri, istedikleri takdirde gözle görülebilir olabildikleri, çok hızlı hareket edebildikleri şeklinde sıralanabilir. Genel kanının tersine İslam inancına göre cinler geleceği ve gaybı bilemezler. Her ne kadar ruhani bir varlık türü olduklarından insanların bilmediği bazı gizemleri bildiklerine inanılsa da, geleceği ve gaybı bilmezler. Ayrıca peygamberlere inen vahyi peygamberler tarafından açıklanmadıkça bilemezler.

Halk Arasında Cinler

Çeşitli yörelerde pir, sahip, ecinni, mekir, iyi saatte olsunlar denilmektedir. Bunların da çeşitli dinden olanları kadını erkeği bulunup bütün işlerini geceleri yaparlar, sabah ezanıyla dağılırlar, toplandıkları yerler han, hamam, değirmen, izbelik, mezarlık, ağaçlık, tekin olmayan yerler diye inanılır. Çöplüklere, incir ağacı dibine işenmez. Metruk yerlerde destur çekilir. Muzip oldukları, işleri yapıp bozdukları söylenir. Kızdıranları çarparlar. İnsanların arasını bozdukları, karı kocayı ayırdıkları, inme indirdikleri, kadın veya erkeğe tutulup evlenmelerine mani olduklarına dair inanışlar vardır. Bunların meydana getirdiği hastalıklar için “cinci hocalar”, cin çıkarma ritüelleri yaparlar. Dünyanın çeşitli yerlerinde karakedi ve karaköpeğin cinlerin kötü şeklindeki birer biçimi olduğuna inanılır. Halk inanışlarında din, efsane, masal ve folklor öğeleri birbirine karışmıştır. Osmanlı zamanında cinlerin bir görünen bir de görünmeyen iki türü olduğuna inanılır, falcılık büyücülük gibi faaliyetlerle bunlar arasında ilişki kurulurdu. Anadolu folklorunda cinlere dair çok geniş bir inanış çeşitlemesi bulunmaktadır. Cinlerde türetilen değişik kelimeler ve deyimler arasında cinsellik, cin çarpması, cinnet, cingöz, cin fikirli olmak, cinlenmek gibi deyimler bulunur.

Resmi Araştırma

Benden Bilgiler

Doğa üstü olaylara herzaman ilgi duymuşumdur.. Bu sanırım sadece bende değil hemen hemen herkezte vardır.. Bilinmeyene karşı olan merak..

Pekçok bilinmeyen durum yanında bunlardan biri olan Cin`ler konusu ise en çok ilgimi çekenlerden biri idi.. Lise yıllarımda merak saldığım bu konu hakkında kendimce çok uzun zamandır geniş anlamlı sürekli araştırma yapıyorum.. Geniş derken bahsettiğim olay bana göre geniş çaplı.. Dinlere göre, diğer inançlara göre, kültürlere göre, halk arasında anlatılanlara göre şeklinde bir araştırma durumundayım.. Bunun yanında bu konu ile ilgili olduğum için yaşadığım deneyimlerde var tabi..

Öncelikle şunu belirteyim.. Cinler korkulacak canlılar değildir.. Biz insanoğlundan sonra bilinç anlamında ikinci sırada canlılardır.. Güç olarak ise değil güçlü olması, insana verilen güçlerin yanından bile geçemez..

Bizden farklı olarak extra tek özellikleri çok hızlı (ışık hızında) hareket etmeleridirki buda ruhumuzla boy ölçüşebilecek seviyede değildir.. İnsan ruhunun hız, zaman, mekan gibi kavramları yoktur.. Zaten insanoğluna verilen güç bedene değil ruhadır..

Cinlerden çocukken korkuyor olsamda bu konuda bilgim arttıkça korkmaz oldum ve bundan sonrada pekçok deneyim yaşadım bu konuda..

Bu kendimce yaptığım araştırmalar neticesinde hem ilginç, hemde korkularımızda yer alacak canlılar olmadığı kanatine ulaştım..

Kısa başlıklarla Cin denen canlının özelliklerine bakalım..

Dumansız ateşten yaratılmışlardır: Bu konuda bilgileri google`da arama yaptığınızda bolca bilgi  bulabilirsiniz.. Bununla ilgili Kuran-ı Kerim`de ayetler mevcuttur.. ben yinede bir örnek vereyim ayet olarak.. 15:27Cinleri de daha önce insan vücudunun gözeneklerinden geçebilen güçlü bir ateşten yarattık.

Dumansız ateş kavramını aklınızın bir yerinde tutun.. Birde ışık hızı ile hareket ettiklerini söylemiştim.. Bu iki bilgi ışığında boyutlarını ve yaşam sürelerini anlayalım..

Dumansız ateş ve ışık hızı birleştirildiğinde bir nevi ışık fotonu gibi bir varlık çıkıyor ortaya.. Zaten ışık hızında bir hareket için boyutun çok düşük olması lazım ve madden bir varlık olmaması gerekiyor.. Örneğin bir uzay gemisi hayal edelim.. Normal bir şekilde hızlandığını hayal edelim.. Hız arttıkça ve ışık hızına yaklaştıkça madde enerji ve ışık fotonları haline dönmeye başlar.. Bu bilimsel anlamda kanıtlanmış bir olgudur.. Işık hızına erişildiğinde, durağan haldeki maddi yapısını koruyabilen herhangi bir madde şu an mevcut değildir dünyada..

Burdan yola çıkarak cinlerin boyutunun çok çok küçük olduğunu anlamış oluyoruz.. Bu konuda yanlış hatırlamıyorsam bir hadi okumuştum.. Şöyle diyordu ” cinlerin boyutu bir toplu iğne ucu kadardır ve öyle çokturlarki dünya yüzünde bir iğne ucu kadar boş yer yoktur yeryüzünde cinlerden” Anlıyoruzki yaşadığımız heryerde her an cinlerle iç içeyiz.. Sadece onları göremiyoruz..

Boyutu anladık.. Gelelim ömürlerine.. Bugüne kadar okuduklarımdan çıkardığım sonu. 700 ile 1400 sene arası ömürleri oldukları.. Yanlız bunu bizim şu anki ömrümüz ile kıyaslamayın.. Kıyasladığımızda aslında ömürlerinin bizimle aynı olduklarını anlarız..

Kıyaslamayın derken bunuda bilimsel anlamda açıklamış olayım..

Bugün fizikte “öz zamanın kısalması” denilen son derece şaşırtıcı bir durum tüm günümüz ileri bilim çevrelerince kabul edilmiş durumdadır. Bu olayı basit bir şekilde anlatmak gerekirse; “hız yükseldikçe, zaman yavaşlar. Hız, belirli bir noktaya ulaştığında ise zaman durur” şeklinde özetleyebiliriz… Yani olay şu aslında.. Zamanda bir hız birimidir bana göre..

İki araba düşünün.. Biri 200 km hızla gidiyor.. Diğeri ise hızı artarak ilerliyor.. 200 km hızla gideni zaman gibi düşünün.. Hızı artarak ilerleyeni ise cinler gibi düşünün.. Cin 200 km hıca eriştiğinde aradaki mesafe açılmaz olur.. Hızı artmaya devam ettikçe ilk arabaya yaklaşmaya başlar.. Yanyana geldiklerinde cin hızını 200 e düşürdüğünde zaman artık cin için durmuş olur.. Çünkü 200 km hızla giden zaman aracı ile cinin hızı aynıdır.. Zaman durduğunda ise cin o dönemde yaşlanmaz olur.. Burdanda anlıyoruzki cinler sıkça ışık hızına çıktığından yaşlanma etkilerini ara ara durdurmakta yada yavaşlatmaktadır.. Durağan halde yada bizler gibi hareket ettiklerinde ise zaman onlar içinde aynı şekilde geçmeye başlar.. Sonuç olarak cinler ve insanlar aslında ortalama aynı yaşam süresine sahiptirler…

Ölümleri ise bizler gibi değildir.. Bir ışık fotonu şeklinde oldukları için, madden bir bedenleri olmadığı için tıpkı bir oda lambasının düğmesine basıp kapanması gibi bir anda yok olurlar.. Buda öz enerjilerini bitirdiği anda olur..

Bu konuda aslında anlatılacak çok şey var daha ancak bugünlük bu kadar yeter benden.. İlerde bir yazı ile devam ederim bu konuya..

Video

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>