Adnan DAN iletişim
Biraz kafamdaki düşünceleri dinledim az evvelde “nan ne kalabalık beynin var ado” dedim kendi kendime.. Hani hep böyle konulu yazılar, tantımlar filan ekliyorumda; “acaba” dedim, “acaba şu beynimdeki kalabalığı yazıya dökebilirmiyim.” Sonra denemekten zarar gelmez deyip oturdum klawyenin başına..
- Şu yukarıdaki smileyleri görünce “ne şirin lan ado bunlar” dedim önce.. Sonra “acaba bunlar canlı olsa, ortalıkta zıp zıp dolansa, dişisi erkeği olsa, kıskançlıkları olsa bizler gibi, uyuz olup birilerine, dierini öldürse nasıl olurdu acaba” diye düşündüm.. Aşık olsalar zaten gözlerinden belli nasıl olcakları.. İşe filan gitseler ne karmaşa olur çalıştıkları yer..
Yazının Devamını Oku »
Yaz geldi artık.. Kısa kısa tişörtler giyilmeye başlanır.. Tiril tiril dolanırken pekçok kişide dövmecilerin yolunu tutacak.. Tutmayanlar yazlıklarda geçici dövmecilere mutlaka bakacaktır..
Aslında dövme olayına karşıyım.. Hani dinimiz gereği vucutta bilerek şekiller oluşturmak yasak.. Çok fazla dinimizin vecibelerini yerine getirmesemde yapabildiğim kadarını yapayım bari mantığı ile dövme yaptırmayı istesemde bu yüzden yaptırmıyorum..
Bir dönem dövme (Tattoo) desenlerini toparlamıştım.. 900 tanesini picassa alanıma yüklemiştirm.. E dövme yaptırmayı düşünenler için paylaşayaım bari dedim..
Öyle müzik parçaları vardırki insanın ruhunu bambaşka dünyalara götürür.. Bazı parçaları dinlerken ben ayaklarımın yerden kesildiğini hissediyorum..
Türkçe bu tip şarkıya rastlamadım henüz.. Genelde söz olmayıp sadece müzik ile olan parçalara; heleki orta dünya tarzı parçalara kopuyorum..
Vereceğim parçaları dinlerken gözlerinizi kapatıp sadece müziğe kilitleyin beyninizi.. Her ritimde ayrı bir şekle bürünecek ruhunuz..
Buyrun parçalarımız..
Host temizliğimiz sırasında devreden çıkardığımız imajdepo.com sistemimiz yepyeni özelliklerle kendi hostu üzerinden yeniden açıldı..
Daha önce horozz.net hostu üzerinden çalışan imaj yükleme alanımız, 2 yıllık alınan sınırsız host, sınırsız bant ile kendi hostu üzerinden çok daha kaliteli şekilde kullanıma sunuldu..
Peki nedir yeni özellikleri?
- 10 MB büyüklüğe kadar resim yüklemenize izin veriyor..
- Resim başına aylık 5 GB Bant iznimiz var.. Ay sonunda harcanan bant silinip yeniden 5 GB`lık kota veriliyor.. Bu şekilde bantwich izniniz devam ediyor her resim başına..
Özelikle yeni çıkan hemen hemen tüm telefonlarda kullanılan Android mobil işletim sistemi nedir? Pekçok kişi Android özellikli cep telefonlarını, tablet pc`leri, tablet telefonları kullanıyor ama android nedir, nerden çıkmıştır bilmiyor.. E bende bilmiyordum 10 dakika evveline kadar.. Merak işte.. Biraz dolandım ve ne nedir çözdüm olayı.. Birde sizinle paylaşayım istedim android olayını..
Android, Google ve Open Handset Allience tarafından kodlanmış, Linux işletim sistemi tabanlı; mobil cihazlar için tasarlanmış bir işletim sistemi.. Açık kaynak kodludur.. Yani windows gibi değildir.. Biraz kodlama dilinden anlayan herkez üzerinde değişiklik yapıp “Buda benim Android işletim sistemim” diyip kendi adını koyabilir..
“Çekiyorum.. çekiyorum.. çeeeekkkk..” miyorum be.. Şu üstteki resmi görünce kendi kendime ufaktan “yürü git nan ado..” havasına girdim.. Tamam kardeşim çekemiyorsam yorumda yapamam demek değil ya bu.. Çekilmiş ilginç resimleri (tayfa gıcıklık fotoğraf demiyorum) bulur, geçerim klawyemin karşısına aslanlar gibide yaparım yorumumu.. Sonrada keyiflen geriye yaslanır kendi yazdığım yazıyıda okurum.. Öylede ukala birşeyim son tahlilde..
Bugün resim havasındayım.. Demin beri dolanıyorum en tuhaf sayfalarda.. Kardeşim elemanlar öyle işler yapıyorki, resmen eziliyor insan bakarken ya.. Çekilenler ayrı vaka, çekenlerde apayrı bir vaka.. İkiside güzel olunca tadından yenilmiyor vala.. Tabi komik mevzularda var.. Neyse yazının devamına tık ediverinde neler bulmuşum görelim..
Kum taneleri gibi hayat.. Her bir bölümü yaşamımda bir kum tanesi gibi. Bir bakmışsın avuçlarında; bir bakmışsın parmaklarının arasından usulca, sessizce süzülür durumda.. Ne kadar kapasan parmaklarını nafile. Kendine bir yol bulup kaçan taneler hep oluyor. Ve ben kaçan taneleri ne kadar sevdiğimi bilip üzülerek, nemli gözlerle bakıyorum ardından..
Umutlarım gidiyor aslında her akan kum tanesi ile.. Boğazım düğüm düğüm oluyor “Sizi çok seviyorum” diyemiyorum.. Bunu dememin çok şey değiştirmiyeceğini bilmekte avuçlarımı kapamamı engelliyor. Çünkü ne kadar kaparsam avuçlarımı o kadar hızlancak kum tanelerinin kaçması..
Saygi sevgiden degil; algidan, biligiden, bilincten ve farkindaliktan dogar. Saygi duymadigin da seni sevmez. Aksine bir seye saygi duymak onu sevdigin icin degil; onun kendine yonelik dusunce/davranis ve uygulayis hak ve ozgurlugu oldugu icindir. Bence sayginin tanimini yapmak yararli olur. Cunku senin saygidan ne algiladigin sana bu cumleleri yazdirir. Benim saygi algim, farkin farkina varmak, hic bir farki one cikarmamak ve de yok saymamak ve her farki kendini ortaya koydugu gibi algilasmak ve icsellestirmek.