Sitemizde 15 kategori'de 772 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Ara 172016
 

Candida, insanlarda ve hayvanlarda mantar hastalığına yol açabilen bir maya cinsidir, en önemli türü Candida albicans‘tır. Türkçe kandida olarak okunur. Candida dubliniensis bir diğer Candida türüdür.

Anti-fungal ilaç alan HIV-pozitif kişilerde C. dubliniensis‘in fluconazole adlı anti-fungal ilaca direnç geliştirmesi sıkça raslanan bir sorundur.

Vücutta fazla miktarda Candida bulunması kandidiyaz hastalığına yol açar.

Antiasit ilaç kullanımı sindirim sisteminde C. albicans‘ın yerleşmesine yol açabilir. Bu durum Koenzim Q emilmesine engel oluşturabilir.

Candida enfeksiyonlarının en sık görülen tiplerinden biri akrilik takma diş kullananlarda görülen oral kandidiyazdır..

Candida, vücutta çoğalan bir mantar türüdür. Orijinal adı “Candidiasis” olup ona çok benzeyen küfler gibi çevremizde çokça bulunurlar. Bu familyadan olan “Candida Albicans” vücutta mukoza zarı bulunan her bölgede bulunur. Örneğin; bağırsaklar, gözler, kulaklar, mesane, mide, ciğerler, vajina v.b…

Vücudumuza bulunan milyarlarca organizma gibi bize fayda sağlar. Görevi zararlı bakterileri bulup yok etmek olan Candida’nın biz hayatta iken asla çoğalmaması ve kontrolden çıkmaması gerekir. Çoğalma işini biz öldükten sonra gerçekleştirip vücudun parçalanıp yok olmasını sağlamak görevi için yapması gerekir.

Candida Albicans, kontrol altındayken hiçbir sorun yaşamaz, ondan yararlanırız. Gelgelelim yaşam kalitemizde sapmalar olur ve biz bunları düzeltmek için çaba sarfetmezsek işler çığırından, Candida’da kontrolden çıkar.

İçte ve dışta vücudumuz tepkiler vermeye başlar. Migren başta olmak üzere çeşitli kas, kemik ve organ ağrıları, beyin hasarı, tırnak mantarı, egzama, kurdeşen gibi gözle görülen belirtiler hatta zihinsel ve ruhsal çöküntüler hep vücudumuzun bize gönderdiği çoğalan Candida mantarının sinyalleridir. Kendimizi çok iyi gözlemleyip Candida seviyemizi kontrol altına alabiliriz.

Belirtileri

  • Alerjiler, rutubetli ve yağmurlu havalarda kötüleşen hassasiyetler ve intoleranslar.
  • Saman nezlesi ve astım.
  • Parfüm, koku, yumuşatıcı, çimen, kedi, köpek, diğer evcil hayvanlar, sigara dumanı, kimyasallar, küfler, toz, polenler, sis, pus ve havada uçuşan maddelere karşı allerjik reaksiyonlar ve aşırı hassasiyet.
  • Sporcu ayağı.
  • Bebeklerde pişik, pamukçuk.
  • Darbelerde cildin kolayca morarması.
  • Elmacık kemiklerinde ve alında hassasiyet ve ağrı.
  • Ellerde ve ayaklarda üşüme, vücut ısısında düşüş.
  • Üşütmüş gibi hissetmek. Sinüslerin, burun, boğaz ve ciğerlerin mukusla dolması.
  • Aşerme veya bağımlılık derecesinde şeker, ekmek, makarna gibi yüksek karbonhidrat içeren gıdaları hatta alkol istemek.
  • Boyun, boğaz, yumurtalık bölgesi, mesane, erbezi torbası gibi bölgelerde kist veya formal değişimler.
  • Sindirim problemleri; ishal, kabızlık, karın bölgesinde şişkinlik ve ağrı, gaz, dışkıda  mukus, ülser v.b…
  • Kulaklarda çınlama, ses duyma, iltihaplanma, kuruluk ve kaşıntı, ağrı, acı hissi, kulak akıntısı, içeride sıvı birikmesi, duyma bozukluğu, aşırı kulak kiri birikmesi.
  • Gözlerde; görüş bozukluğu, uçuşan noktacıklar, ışık çakması, kızarıklık, kuruluk, kaşıntı, aşırı göz yaşarması gibi problemler.
  • Kronik yorgunluk, enerjisi çekilmiş gibi hissetme, uyuşukluk, rehavet.
  • Gribal belirtiler
  • Bezlerde şişkinlik; ağız kuruluğu, tükürük bezlerinde tıkanıklık, lenf bezlerinde şişkinlik.
  • Saç dökülmesi, kepek, saç diplerinde kaşıntı, ağrı, kuruluk.
  • Kalp çarpıntısı, kalpte düzensiz atış.
  • Baş ağrısı, migren, baş dönmesi.
  • Hemoroid, anüste kaşıntı ve kızarıklık, pişik.
  • Düşük şeker (hipoglisemi) ve diyabet.
  • Hipotiroid, Wilson tiroid sendromu, Haşimato hastalığı, hiper tiroid, düzensiz tiroid hareketleri vs.
  • Huzursuzluk, sinirlilik, panik atak.
  • Deride doku bozulması, bazen de iç organlarda bozulmalar. Mesela, beyin dokusunda bozulmalar.
  • Erkeklerde; genital kaşıntı, cinsel istekte azalma, ereksiyon problemi, prostat, penis enfeksiyonları, işemede zorluk çekme, idrarda sıklık veya sıkışıklık hissi, cinsel ilişkide ağrı, veya acı, er bezi torbalarında şişkinlik.
  • Kadınlarda; kısırlık, kötü koku, düzensiz ve ağrılı regl, kramplar, regl öncesi mod değişiklikleri, akıntı, cinsel ilişkide ağrı veya acı, cinsel istekte azalma, genital bölgede şişkinlik ve kızarıklık, vajinal kaşıntı ve pişikler, yanma hissi yada inatçı enfeksiyonlar.
  • Deride ve tırnaklarda; mantar enfeksiyonu, açık veya koyu renk lekeler.
  • Eklem ağrıları, sertleşme yada şişkinlik (artrit)
  • Böbrek ve mesanede; enfeksiyon, sistit, idrara çok sık çıkma veya sıkışma hissi, az idrar gelmesi, idrarda koku, idrara çıktığında yanma hissi.
  • İştahsızlık.
  • Akıl ve ruh sağlığı; anksiyete atakları, ağlama krizi, hafıza kaybı, boşlukta hissetme, depresyon (intihara eğilimli olmak da dahil), manik duygular, konsantrasyon bozukluğu, ruh halinde hızlı değişiklikler, huysuzluk vb.
  • Ağızda; yaralar ve ağrılar, aft, nefesin kötü kokması, ağız içinde beyaz lekeler (pamukçuk).
  • Kaslarda; ağrılar, uyuşukluk, yanma veya karıncalanma, koordinasyon bozukluğu ve güç eksikliği.
  • Burun tıkanıklığı, burun akıntısı, burunda kaşıntı, kuruluk.
  • Ayak kokusu, yıkanmayla geçmeyen vücut ve saçta koku problemi.
  • Solunum sistemi; öksürük, bronşit, zatürre, hırıltı, göğüs ağrısı ve sıkışması, nefes daralması, astım.
  • Sinüs iltihaplanması, şişme ve enfeksiyonlar.
  • Deride; kuruluk, kırmızı lekeler, akne, sivilce, kurdeşen, kızarıklık, kaşıntı, egzama, sedef hastalığı, ayak mantarı, sebora (bir tür egzama), gül hastalığı (virütik, döküntülü bir cilt hastalığı) gibi.
  • Midede; Helikobakter pilori enfeksiyonu (ülsere neden olur), mide yanması, hazım problemi, reflü, kusma, mide ağrısı, iğne batma hissi, yenilen yemeğin mideye oturması, mide fıtığı, gaz çıkarmak, geğirmek.
  • Uyku; İnsomnia, sık sık uyanma, kabus, uykuda dinlenememe.
  • Boğaz ağrısı, seste çatallanma, boğazda durmadan gıcıklanma, ses kaybı, vs.

Kontrolden Çıkma Sebepleri

Sağlıklı bir bünyede bağışıklık sistemi vücuttaki bakterileri ve mukozadaki mikro organizmaları rahatlıkla dengeler. Fakat bazı durumlar bu dengeyi bozar. Bağışıklık sisteminin bozulması çok çeşitli ve karmaşık olmakla birlikte en büyük suçlu, sindirim sistemindeki bize iyi gelen mikro organizmaları yok eden antibiyotiklerdir.

Bunun nedeni ise antibiyotiklerin Candida üzerinde bir etkisinin bulunmaması ve diğer mikro organizmaların dengesinin bozulmasıyla birlikte Candida’nın vücudu ele geçirmesidir. Bu aşamada şekilleri değişmeye başlar ve koloni denilen geniş guruplar halinde çoğalır.

Bu kolonilerin salgıladığı toksinler vücudun içinde dolaşmaya başlar ve bağışıklık sisteminin daha da zayıflamasına neden olarak vücuda zarar vermeye başlar. Candida köke benzer yapılar üretir ve bunlar bağırsak duvarlarında dolaşarak toksinlerin, sindirilemeyen gıdaların ve bakterilerin takılıp kana karışmasına neden olan mikroskobik delikler açar. Bu sendrom gıda alerjisi gibi birçok hastalığa sebep olan “Sızıntılı Bağırsak Sendromu” olarak bilinir.

Ayrıca köke benzer yapıların bağırsak duvarlarına verdiği bu zarar, gıdalardan aldığımız iyi besinlerin emilimine de zarar verir.

Besinlerin bağırsakta doğru sindirilememesi ise bağışıklık sistemimizin iyice zayıflamasına neden olur. Bugün yemek yeme alışkanlıklarımız zaten ihtiyacımız olan gerekli besinleri karşılayamadığı için iyi bir bağışıklık sistemi sağlayamamaktadır. Günümüzde tüketilenler, aşırı yüksek şeker içeren gıdalar, karbonhidratlar, hidrojenize edilmiş yağlar (trans yağlar), beyaz undan yapılan gıdalar, işlenmiş gıdalar, bağımlılık yapıcı maddeler, koruyucular, böcek ilaçları (tarım ilaçları) ve ağır metallerden oluşmaktadır. Aynı zamanda bütün bu gıdalar uzun raf ömrü sağlayabilmek için radyasyona maruz kalmış ve zaten en başta hiçbir besin değeri sağlayamayan topraklarda yetişmiş, uzun bir süre depolanıp nakliye edilmiş, evlerimize girdiğinde ise yanlış yöntemlerle pişirilmiş veya mikrodalgala konulmuş olduklarından besin değerini çoktan kaybetmiş olurlar. Bütün bunlar ise zayıf bağışıklık sisteminin başlıca sebepleridir.

Evde Nasıl Test Edersiniz?

Doktorunuz daha kesin sonuçlara varabileceğiniz Candida testini tabii ki yapabilir. Fakat basit bir testi evde kendiniz de yapabilirsiniz. Sabah kalkar kalkmaz daha hiçbirşey yiyip içmeden, temiz bir bardağa oda sıcaklığında içme suyu doldurun. A

ğzınızda iyice tükürüğünüzü biriktirin ve suyun içine tükürün. Suyu her 15 dakikada 1 saat boyunca gözlemleyin. Eğer suyun yüzeyinde duran tükürükten aşağıya doğru sarkan ipler (lif gibi) görüyorsanız, suyun içerisinde yüzen tortuya benzeyen bir görüntü varsa yada bu tortulu gibi gözüken tükürük bardağın dibine çökmüşse sizde de Candida problemi olabilir.

Candida’nın vücudumuzda çoğalmasını önlemek ve kontrol altına almak için yapmamız gereken 5 faydalı şey;

Candida’nın çoğalmasında en büyük rolü oynayan gıdalar şeker, işlenmiş karbonhidratlar ve glutendir. Şimdi bunları daha yakından inceleyelim ki tam olarak tüketmememiz gerekenler nelermiş anlayalım.

Şeker: Candida’nın öncelikli besin kaynağı şekerdir, hem de her türlüsü. Saymak gerekirse laktoz içeren süt ürünleri, bal, glukoz, früktoz, tatlandırıcılar; aspartam, sakkarin. Candida programının en önemli kısmı şekeri hayatımızdan çıkarmaktır. Aynı zamanda limon dışında tüm meyveler yüksek miktarda şeker barındırdığından başlangıç aşamasında meyve tüketimimizi de aza indirmemiz gerekir. Tabii patates, pancar, havuç gibi şekeri yüksek sebzeleri de azaltmak şart. Bunların dışında, ketçap, yoğurt, mısır gevreği gibi etiketli ürünlerde de şeker bulunduğu için etiketleri okumayı da öğrenmemiz gerekir.

Gluten: Candida aynı zamanda nişasta ve tahıl (ekmek, makarna, pizza, mısır gevreği, hamur işleri, patates) gibi yüksek karbonhidratlardan da beslenir.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirme

  • Doğru gıdaları tüketmek
  • Gerekli besin takviyelerini yapmak
  • Maya, mantar ve küflerden uzak durmak

Mantar için bu güne kadar kullandığınız ilaç ve antibiyotikler eğer yanlış bir beslenme alışkanlığını uzun zamandır sürdürüyorsanız hiçbir işe yaramamış demektir. Çünkü Candida’dan kurtulmak ve bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirmek için en önemli kural doğru beslenmektir. “Candida Kontrol Diyeti”nde proteini yüksek, iyi doymuş yağlı, düşük karbonhidratlı gıdalar tüketilmeli, hiçbir şekilde şeker, tahıl, işlenmiş gıdalar ve trans yağlar tüketilmemelidir. Tüm yediklerimiz olabildiğince taze ve doğal olmalı, kesinlikle bağımlılık yapıcı, ilaç, ağır metal, mikotoksin içermemeli, radyasyona maruz kalmış olmamalıdır.

Tükettiğimiz et ve hayvansal yağların çimenle beslenen ve dışarda serbest dolaşan hayvanlardan geldiğine dikkat etmeliyiz. Balığın ise çiftlik balığı olmamasına mutlaka dikkat etmeliyiz. Yağlarda ise hindistan cevizi, tereyağı ve balık yağı tercih etmeliyiz.

Sebzeleri güvendiğiniz organik ürün yetiştiren yerlerden veya köylü pazarlarından almaya özen göstermeliyiz. Diyetinizde protein tüketmek karbonhidratın parçalanmasını yavaşlatır, bu da pankreasın insülin salgılama ihtiyacını azaltır. Aynı zamanda pankreasın ürettiği bir hormon olan Glukojen salgılaması için uyarıda bulunur ve depolanan yağları yaktırır.

Temel Destekleyiciler

Candida problemi yaşayanların bağışıklık sistemlerini stabil tutabilmek için vitamin ve mineral dengelerini de iyi sağlamaları gerekir. Buna yardımcı olmak için;

  • Chlorella; içerisinde bol miktarda vitamin, mineral ve enzimler bulundurur. Günde 3 kere 2 kapsül alındığı zaman bağışıklık sistemini güçlendirir, ağır metaller ve böcek ilaçlarından arınma sağlar, sindirimi kuvvetlendirir, enerji verir, kan şekerini ve kan basıncını dengeler.
  • B vitamini kompleksi
  • C vitamini
  • D vitamini (A vitaminiyle birlikte) kaliteli balık yağından
  • E vitamini (içeriğinde doğal alpha tocopherol olması gerekir – d-alpha tocopherol yazanlar sentetiktir)
  • Kalsiyum ve magnezyum.

Candida çoğalmasını durdurabilecek gıdalar; sarımsak, elma sirkesi.

Candida ve diğer zararlı mantarlardan kurtulmak için kullanacağımız ajanlar dışında düzenli olarak probiyotik tüketmek de bir o kadar önemlidir. Bunlar sindirim sistemimizde bulunması gereken faydalı bakteriler, mikro organizmalardır. Zararlı kolonilerden kurtulmak yararlı kolonilerin barınabilmesi için yer açarlar.

İlgili Video

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir