Sitemizde 15 kategori'de 769 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Eyl 252016
 

cakra

Çakra, (Sanskritçe kaynaklı bir kelime olup, Pali: chakka, Çince: 轮, Tibetçe: khorlo) tekerlek ya da dönüş anlamına gelir. Hindu geleneklerine ve bazı inanç sistemlerine göre insanda bulunan enerji merkezlerinin girdap şeklinde dönen enerji alanlarından oluştuğuna inanıldığı için onlara bu isim verilmiştir.

Çakra, Hint Felsefesi ve bazı ilgili Asya kültürlerinde, insan vücudunda bulunan metafiziksel ve/veya biyofiziksel enerjinin bağlantı noktası olarak düşünülmüştür. Yoganın üstadları, insanın, görünen fiziksel varlığı ötesinde, daha duyarlı ve daha etkin bir bünyeye sahip olduğunu ileri sürerler. Bizler, bunu ancak bazı özel durumlarda, duygularımız aracılığıyla sezebiliriz.

Aslında bedenimizde birçok önemli çakra olduğu düşünülmektedir: örneğin, avuçlar içinde,tabanlarda, diz kapaklarında, dirseklerde bulunan çakralar diğerlerine göre daha önemlidirler. Ama ana çakra merkezleri vücudumuzda omurga boyunca sıralanmaktadır.

Hint felsefesine göre, insanın kafasının tepesinde pozitif bir akım varken omurga kemiğinin alt boğumunda, kuyruksokumunda, negatif bir akım bulunur. Bu iki “kutup”arasında dolaşan elektrik gücü “YAŞAM”dır.

Her yoginin amacı, kuyruk sokumunda, Muladhara Çakra yakınında, yılan gibi kendi üzerine üç kez çöreklenen uyuyan Kundaliniyi, yani negatif enerjiyi uyandırıp, onu Sushumna Nadi (omurilik boyunca) Sahasrara Çakrada (başın tepesinde) bulunan pozitif akımla birleştirmektir.

chakrasBu olay, sabır ve azimle uygulanan Pranayama (nefes egzersizleri), asanalar (yoga duruşları), ve meditasyonsayesinde gerçekleşebilir. Buna erişebilen yogilerin sayısı çok fazla değildir.

Kundalini yukarıya yönelirken, omurga boyunca sıralanan enerji merkezleri (çakraları), teker teker delerek kafatasının tepesinde bulunan pozitif akımla birleşince yoginin bedeni elektrik akımına tutulmuş gibi sarsılır ve mutluluğun en üst hazzını duyar; böylece ermişliğe yükseldiği kabul edilir: yogilere göre, bunu erenler, karşısındakinin düşüncesini “okuyabilir”, geleceği görme yeteneği elde eder vb.

Ancak kötü koşullar altında uyandırılan Kundalini tehlikeli olabilir, en azından uygulayanın ruhsal dengesini bozabilir.

Bedenin, girdap olarak Adlandırılan 7 ana enerji merkezi vardır. Sanskritçe’de çakra olarak adlandırılan bu enerji merkezleri, güçlü elektrik alanlarıdır, gözle görülemezler. Bu yedi güç istasyonunun her biri bedenimizde hormon salgılayan bezlere karşılık gelir. Bu bezlerin hormon üretimini uyarırlar.

Başka bir deyişle, fizik bedenimizdeki ismi ile hormon salgılayan iç salgı bezleri enerji bedenimizdeki çakralara karşılık gelirler.

Dr. Alexis Carel’in sözleri şöyledir:

İnsanın kişiliğinin, fiziksel varlığının ötesine gittiğine inanmak için birçok neden vardır. Bedenin sınırlarının cildin yüzeyinde bitmediğine, anatomik çizgilerin bitiminin bir varsayım olduğuna ve her birimizin kendi bedenimizden daha engin ve daha yaygın olduğumuz konusunda belirtiler vardır. İnsanın, kendi bedeninin sınırlarını her alanda aştığı açıktır.

chakrasAna çakralarımızın her biri omurga boyunca dizilmiştir. Omurganızı geniş bir enerji yolu ya da ana elektrik hattı olarak düşünün ki bu aslında doğru bir benzetme çünkü omurilik tüm elektrik sinyallerini bütün organlarımıza ve uzuvlarımıza taşır ve oradan aldığını beyne götürür. Bu elektrik hattının üzerinde ana giriş ve çıkış prizleri düşünün. Ve bu prizlerle vücudunuzun yaşam sinyalleri yönetiliyor. Çakraları dengeli bir kişide bu ana prizlerin tüm sigortaları passız, kirsiz, olması gerektiği gibi çalışır, şalterler ihtiyaca göre açılıp kapanır. Çakraları dengesiz kişilerde ki bu çoğunluğumuz da böyle, sigortaların kimi yanmış, kimi paslanmış, şalterler çoğu zaman kapalı, bazen de hiç kapanmıyor, enerji yönetimi tamamen verimsiz, ya aşırılık yaşıyoruz ya da eksiklik, bunun yanında sağlık sorunları da baş gösteriyor.

  • Çakraların Özellikleri:

Vücudumuzun pek çok yerinde çakralar vardır ancak biz ana çakralara odaklanacağız. 2012 ye kadar binlerce yıldır 7 ana çakra ile çalışılıyordu ama şimdi çakraların sayısı arttı. Hala her biri son derece önemli ama Kalp çakrası diğer bütün çakraların dengelenmesinde büyük rol almaya başladı, çünkü bizler ego/entellektüel bilinçle yaşamaktan kalp/sevgi bilinciyle yaşamaya doğru geçiyoruz.

  • Çakra Merkezleri

1. Muladhara Çakra (Kök Çakrası): Kuyruksokumunda, üreme organları ve makat arasında bulunur (mul: kök; adhara: yer, mekân).
Etkilenen organlar: Cinsel Organlar, kan, kemik, hücreler vb.
Etkilenen salgı bezi: Böbreküstü bezleri (adrenalin)
Renk: Kırmızı, dört taç yapraklı çakra

2. Swadhistana Çakra: Göbeğin alt kısmındadır (swa: kendi; adhisthana: mekân)
Etkilenen organlar: Karaciğer, dalak, bağırsaklar, böbrekler, mesane, kan vb.
Etkilenen salgı bezi: Cinsel salgı bezleri
Renk: Turuncu, altı taç yapraklı çakra.

3. Manipura Çakra (Göbek Çakrası): Göbeğin iki parmak üstündedir (mani: mücevher; pura: şehir).
Etkilenen organlar:Dalak, karaciğer, safra kesesi, sinir sistemi, Pankreas
Etkilenen salgı bezi: Pankreas
Renk: Sarı, on taç yapraklı çakra

4. Anahata Çakra (Kalp Çakrası): Gövdenin ortasında, kalp dolaylarındadır (an: hayır; ahat: vuruş).
Etkilenen organlar: Kalp, ciğerler, kan dolaşımı.
Etkilenen salgı bezi: Timüs bezi
Renk: Yeşil, on iki yapraklı çakra

5. Vishouddha Çakra (Boğaz Çakrası): boğazın ortasındadır (vi: ötede; shouddha: arındırılmış).
Etkilenen organlar: Ense, boğaz vb.
Etkilenen salgı bezi: Troid ve paratroid bezleri
Renk: Mavi, onaltı taç yapraklı çakra

6. Ajna Çakra (Alın Çakrası): Alnın gerisinde, iki kaşın ortasında, burun kökündedir (ajna: kumanda eden).
Etkilenen organlar: Gözler, beyin
Etkilenen salgı bezi: Hipofiz bezi
Renk: İndigo (civit rengi); iki taç yapraklı çakra.

7. Sahasrara Çakra (Taç Çakrası): Kafatasının en üst noktasındadır (sahasra: bin; ra: taçyaprak).
Etkilenen organlar: Beyin, sinir sistemi
Etkilenen salgı bezi: Epifiz bezi
Renk: Mor; bin taç yapraklı çakra.


chakrasÇakralar vücutta  sürekli olarak dönen  enerji merkezleri olarak kabul ediliyor. Vücudun fiziksel , duygusal ve ruhsal fonksiyonlarını yerine getirebilmek için ihtiyaç duyduğu enerjilerin dağılımı , çakralar tarafından gerçekleştiriliyor.

Yedi büyük çakra bedenimiz içindeki elektromanyetik aktivitelerin toplandığı yerlerde bulunuyor.

Başın hemen üzerinde bulunan komuta merkezi , alın çakrası , boğaz çakrası , kalpçakrası, güneş sinirağı çakrası , sakral çakra ve temel-kök çarka adı verilen yedi çakranın her biri maddi varlığın iç salgı bezlerinden bir tanesiyle çalışıyor.

Çakralar tamamen ya da kısmen tıkanabiliyor. Böyle olunca salgı  bezleri tam kapasiteyle  çalışmadıkları için vücutta çeşitli hastalıklar meydana gelebiliyor.

  • Çakralar neden kapanır?

Beyinsel çatışmalardan, stresten, kötü düşüncelerden, psikolojik baskılardan, affetmemeyi bilmemekten dolayı çakralar rahatlıkla kapanabiliyor. Çakraların kapanmasında, günlük stresler, ses ve hava kirliği, kötü beslenme gibi durumlar da etkili olabiliyor. Bunun manası şu; Çakraların kapanmaması için mümkün olduğu kadar yaşantımızı sükunetle devam ettirmemiz gerekiyor. Sizde iç huzur yoksa, hoşgörü yoksa, kendinizle barışık değilseniz, eğer kendinizi sevmiyorsanız kesinlikle enerji akışınızda muhakkak sorun vardır. O zaman kendimizde değişiklik yapmamız gerek. Yoksa çakralar açılsa bile iki günde yine aynı hale gelir.

Bunu başarmak için sakin ortamlarda bulunmak, iyimser olmak gerekiyor. Bugünlerde kimileri su orucu yapıyor ve vücudunun direncine göre 20 güne kadar, sadece su içerek yaşıyor. Su orucu tutuyorlar yani. Günde üç dört kere duş alıyorlar. Yeşillikte dolaşıyorlar.Bu sayede mevcut toksinler tamamen atılıyor. Çünkü biz zihinsel olarak değişmediğimiz sürece hiçbir şey değişmez. O zaman kendimizden başlayacağız değişime. Bu işte ilk aşamada da meditasyonu hayatımıza yerleştirmemiz gerekiyor.

Zihnimizi dingileştirmenin en etkili yolu olan meditasyon tüm Uzakdoğu felsefelerinin teme taşı adeta. Zihni bir havuz gibi niteleyen bu öğretilere göre, havuza taş atıldığında nasıl ki dibini göremezsek, akla takılan sorular, sorunlar da zihnimizi bulandırıyor. Dolayısıyla insan  kendi derinliklerini göremiyor. Kendi yeteneklerinizi de fark edemiyor. O zaman ya geçmişin esiri ya geleceğin kölesi oluyor. Bugünü ıskalıyor…

  • Çakralarımızı nasıl açabiliriz?

chakrasBionereji uzmanlarına göre; Eğer çakralarımızın kapandığını öğrendiysek ve açmaya niyetliysek,  o günlerde  beslenmemizde biraz rahatlama yaşamamız, kırmızı et yemekten kaçınmamız ve sebzeli yemeklere ağırlık vermemiz, artı bol su içmemiz gerekiyor. Doğada olmak, mesela, çimlerde yürümek de çok etkili. En önemlisi, eğer sık sık denize giremiyorsak, leğene ılık su koyup, içine beş çorba kaşığı tuz, bir çorba kaşığı elma sirkesi ekleyip, ayaklarımızı o suyun içinde on dakika dinlendirmemiz gerçekten işe yarıyor. Aynı suyu dizlerden aşağı doğru masaj yaparak negatif enerji atılıyor.

En zoru olan alfa aşamasına geçmeyi öğreneceksiniz. Alfa aşamasına ise beyin jimnastiğinden sonra geçiyorsunuz. Ve Alfa aşamasına geçmek için de en az kırk  gün,sabah ve akşam olmak üzere bir öğün, beyin jimnastiği yapıyorsunuz. Yataktan kalkıp elinizi yüzünüzü yıkayıp, tekrar yatağa yatıyorsunuz. Uyku halinde yatar gibi bacaklar ve eller yanda uzanıyorsunuz. İlk on gün, 100’den 1’e kadar derin nefes alıp vererek sayıyorsunuz, ikinci on gün  50’den 1’e sayıyorsunuz aynı şekilde. Üçüncü on gün 25’den 1’e ve son on gün ise 10’dan 1’e  sayıyorsunuz. Bundan sonra sizin beyniniz alfa aşaması için hazır alıyor.  Bu aşamaya geçince çakralarımızı rahatlıkla açabiliriz. Ancak bunun için hangi çakramız açık, hangisi kapalı, bunu öğrenmeliyiz. Bu işlemi ise rahat bir şekilde, bir sarkaçla ya da alyansa ip bağlayarak yapabiliriz. İçimizden diyoruz ki, çarka açıksa saat istikametinde, kapalı ise ters istikamette dönsün.

Bu bizi zihinsel olarak etkiliyor ve doğanın pozitif yönü saat istikametinde olduğu için, eğer çarka açıksa o istikamette dönüyor. Kapalı ise ters istikamette dönüyor. Ters istikamette döndüğü durumda o çakra kapalı anlamına geliyor ve açılması gerekiyor. Bu durumda yapılacak işlemler var. Bunun için beynimizi kullanıyoruz. Vücudumuzda bulunan güç merkezlerinden en önemlileri olan dalak-kalp ve beyin üçlüsünden en çok beyni kullanıyoruz. Sol eli alına koyup sağ elimizi ise kapanan çarka üzerine koyuyoruz. Bu sırada 5’ten 1’e kadar rakamları sesli olarak söyleyip her sayıdan sonra derin bir nefes alıyoruz. Tabii ki sadece bunu yapmak yetmiyor.

Meditasyon da çakraların açık tutulması ve açılmasında çok faydalı. Formül ise basit. 4-8-16+2 formülünü buldum. Herkes uygulayabilir. Bunu yapmak için rahat bir durumda bağdaş kuruyorsunuz. Kuyruk sokumunuz yerle temasta olsun. 4 saniye nefes alıyorsunuz, aldığınız nefesi 8 saniye içinizde tutuyorsunuz, tuttuğunuz nefesi 16 saniyede dışarı veriyorsunuz 2 saniye de bu işleme  ara veriyorsunuz ve bunu 10 kere yapınca, beş dakika meditasyon yapmış oluyorsunuz.

Psikolog Dr. Davut İbrahimoğlu, işlevleri farklı olsa bile bütün çakraların aynı şekilde açıldığına dikkat çekiyor. Her çakranın bir salgı bezine tekabül ettiğini belirten İbrahimoğlu,

“Çakralar; kök çakrasından (kuyruk sokumunda) başlar.

Kök çakrası renk olarak kırmızıdır. Organ olarak cinsel organlara ve aşağıya doğru gider ve biz üç tür enerji,  yer enerjisi, kozmik enerji ve besinlerden enerji alırız. Kök çakrası kapalı olunca yerden enerji alamayız. Ve kök çakrası  kapalıysa fiziksel olarak kendimizi aşırı yorgun, sevgi kaynağımızı yoksun hissederiz, aşırı halsizlikle birlikte cinsel ihtiyaçlarımızı azalmış hissederiz. Depresif oluruz.

İkinci çakramız haç çakrasıdır. Renk olarak turuncu bez olarak böbrek üstü ve yer olarak bağırsaklarımızdır.   Bu kapanınca neşemiz kaybolur. Kabız oluruz.

Üçüncü çakra midedir, renk olarak sarı, bez olarak pankreastır. Bunun kapanması bizim yaratıcılık gücümüzü azaltır. Kalın bağırsakta sorun, midede yanma olur.

Dördüncü çakra kalp çakrasıdır, rengi yeşildir.  Bezi timüs bezidir, kapanması kalp ve ciğerlerde rahatsızlıklara neden olur, kendimize hakimiyeti kaybederiz.

Beşinci çakra gırtlaktır, yeri troid bezidir, renk olarak mavidir. Dünyaya açılan pencere de diyebiliriz, boğazımızı kollarımızı sarar. Bu kapalı olunca insanlara iletişim kurmakta zorluk çekilir. Boyun ve sırt ağrısı olur.

Altıncı çakra alın çakrasıdır,  iki kaşın arasındadır, üçüncü gözdür, renk olarak çivit mavisidir, bez olarak hipofizdir, yer olarak göz kulak ve alnın bir bölgesini ihtiva eder. Bunun kapanması durumunda ön sezileriniz zayıflar. Kulak ve baş ağrısı yapar.

En son çakra ise tepe çakrası, başın biraz üzerinde bulunur, rengi mordur. Mor rengin yüksek olması, ruhsallığınızın güçlü olmasıdır.  Kapanması halinde migren ağrıları olur. Ruhsal dünya kıt olur. Fiziksel dünyaya bağlılık artar..

Çakraların açılması insanın yeteneğine ve ne kadar kapandığına bağlıdır. Günlük meditasyon hayatımıza sokulursa kapanması zor olur. Bunlarla beraber sağlıklı düşünme de olmalı.”

Çakra Enerji Akışı Dengeleme Yapalım


Kulaklıklarınızı takın. Oynat düğmesine basıp gözlerinizi kapayın, üç kez derin yavaş nefes alın ve audioyu başından sonuna kadar dinleyin. Not: Bütün çakralarınızı aktifleştirdikten sonra çakra enerji akışını dengeleme uygulaması yapınız.

Müzik hakkında bilgi

Ritim: 8Hz
1. ton: sağ kulak 228Hz, sol kulak 236Hz (Kök çakrası)
2. ton: sağ kulak 303Hz, sol kulak 311Hz (Sakral çakra)
3. ton: sağ kulak 182Hz, sol kulak 190Hz (Göbek çakrası)
4. ton: sağ kulak 256Hz, sol kulak 264Hz (Kalp çakrası)
5. ton: sağ kulak 192Hz, sol kulak 200Hz (Boğaz çakrası)
6. ton: sağ kulak 144Hz, sol kulak 152Hz (Alın çakrası)
7. ton: sağ kulak 432Hz, sol kulak 440Hz (Taç çakrası)

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir