Sitemizde 15 kategori'de 712 adet yazı yazılmış ve 223 yorum bulunmaktadır.

Eki 172016
 

icerden

Boynumda bir kolye vardır.. Bir süredir takıyorum.. Yakın olanlar bana bilir, ucunda bir yüzük vardır.. Hani son yıllarda oldukça revaçta olan paslanmaz çelik denen yüzüklerden.. Kardeşim satıyordu ondan almıştım bir ara.. Birgün biri ile ciddi düşünürsem ve ona takması için bir yüzük verirde ona inanırsam takarım diye almıştım.. Hiç kısmet olmadı takmak, öyle boynumda amaçsızca sallandı durdu.. Arada bir ben elime alır oynarım.. Oynarkende düşünürüm “Hayaller nirvana, gerçekler tepetaklak..” Hayat insana hayallerini sunmuyor.. Kendi gerçeklerini ısıtıp veriyor.. Hayaller insanı mutlu ediyor gibi görünsede, biraz mantıklı bakınca o hayallere, pekte matah durmuyor insanın hayatında.. Anlayabilirse insan görüyorda olması gerekeni.. Hayatın akışına uymak insana çok daha fazla mutluluk sunuyor.. Direnmek mutsuzluğa yol açıyor..

Ulaşmak için hedeflerine ne istediğini bilmek gerek.. Özellikle biri ise ulaşmak istediğin hedef onunda sana uygun olduğunu anlayabilecek kadar zeki olman lazım.. Bende bunca zaman içindeki en önemli eksik bu idi sanırım.. Ulaşmak istediğim kişilerin bana uygun olup olmadığını hiç sorgulamadım.. Ulaştığımda bu kişilere ise hayal kırıklığına uğradım.. Yanlış sahalarda, farklı sporlar yapıyormuşuz hep sonra farkettim.. Oradan uzaklaştığımda ise ayrılık yazıları yazar halde buldum kendimi hep.. Güzelde yazılar yazdım ayrılık üstüne.. Bu yüzden öğrenemedim kavuşma yazılarını.. Mutluluk yazıları hep bana uzak oldu.. “Belki Birgün…” ile geçti hep yazmalarım.. Ayrılıklar yazarı diye adımı koydu pek çok tanıdığım bana..

Resimler çizmeye başladım son 3 gündür kafamda.. Sanki bu sefer olacak gibi.. Tüm dierlerinde olduğu gibi start noktasındayım yine.. Finişe erermi bilmiyorum ama, ürkek bakıyorum bu sefer.. Oysa o beni inandırmak için elinden geleni yapıyor..  Yaşanmışlıklarım çöküyor üstüme ona bakarken.. Ürkekliğim oradan geliyor.. Korkuyorum filmin tekrar başa sarmasından.. Yeni çiziklerin oluşması korkusu sarıyor dört bir tarafımı.. Boğazımda bir düğüm oluşuyor, yutkunmakta zorluk çekiyorum bu duygu ile.. Bir adım atmak için hareket ettiğimde içimdeki birikmişlikler “Dur.. Yapma..” diyor.. Karanlıklarıma sığınmak daha çekici geliyor o anlarda.. Çünkü orada beni kimse görmüyor.. Ben o karanlığımdan bakıp görüyorum herkezi ama kimse beni görmüyor..


Çatlak düşüncelerimdeki sızıntıları onaramıyorum.. Bir tarafı sıvasam diğer taraftan sızıyor.. Yoruldum aslında bu uğraştan.. Dik durmaya çalışıp öyle görünmekten.. Yanıma yanlızlıklarımı alıp sakin bir köşede kendime yaptığım yolculuklarla güçlendirmeye çalışıyorum kendimi.. Kimi zaman bir cafede, kimi zaman sahilde kayalıklara oturarak, kimi zamanda odamda kitap okuyarak.. Kulağımda kulaklık, müziği sonuna kadar açmış halde bulduğum zamanlarda oldu kendimi.. En acaibide kalabalıklarda kendimi hep yanlız hissetmemdi.. Unutmak için herşeyi, karıştım kalabalıklara sürekli.. Her karışmamda dahada net çıktı ortaya bir başıma olduğum.. Bakmayın burda dolu dolu olduğuma.. En yakın dostlarım sigaram ve beni hiç bırakmayan yanlızlık hissim oldu hep..

İnanmaya ihtiyacı var insanın.. Bir yaratana, dost çevresine, aileye.. Sosyal bir canlıyız, yanlızlık bize göre değil.. Tüm inanmaların ötesinde bir sevgiye, aşka inanmaya ihtiyacı var.. Hesapsız, beklentisiz, saf bir aşka.. Yüreğinin götürdüğü yerlerde konaklayan, konakladığı noktalarda dinlenen.. Dinlenirken sağına baktığında göreceğin, soluna baktığında göreceğin birine.. Onu görmelerinde mutlu olacağın… Huzurun onda olduğuna inanacağın.. “O” varken kendini erişilmez hissedeceğin.. Sadece “O” nun sana erişebileceğini bilmenin senin mutlu edeceğinden emin olmanın keyfini yaşayabileceğin.. Durdum bakıyorum o noktadamıyım diye..

Ne zaman girdin hayatıma hatırlamıyorum.. Demek öylesine umarsız bir anımmışki dikkatimi çekmemiş.. Senin dikkatini çekmiş; kafama, yüreğime vura vura anlattın.. İnanmanın, cesaretin ne olduğunu bana gösterdin.. Oldukça uzun zaman önce unuttuğum güven duygusunu inatla gösterdin bana.. Utangaç duygularını belli etmemeye çalışan duruşunla karşıma çıkıp dimdik durdun.. Şaşırdım.. Hoşuma gitti.. Bir kelebek kondu yüreğime.. Bir ışık yandı karanlıkta.. Yine ürkekçe bakıyorum.. İçimdeki çocuk oturduğu köşeden çıkmak için hazırlık yapıyor.. “Dur yapma” demiyorum.. Diyemiyorum.. Sadece merak ediyorum ne olacak bu sefer diye..

Teşekkürler beni inandırdığın için.. Teşekkürler inadın için.. Teşekkürler içime dokunduğun için.. Ne çok ihtiyacım varmış buna..


About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..
background