Sitemizde 15 kategori'de 775 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Oca 262016
 

Bir Daha AslaÖzür diliyorum” dedim, “kimseniz, Bay ya da Bayan Dalmış, rüyadaydım sanki, öyle yavaş vurdunuz ki, Öyle yavaş çaldınız ki kalıverdim anlamadan.Poe

Birisinden bahsetmek istiyorum. Bu edebi ya da entelektüel birikimden yoksun olacak bir yazı olmasını istiyorum. Bir piyano sesi kulağınıza çalınsın isterim,yeni bir kitaba başlamışsındır, o kitap on ile on beşinci dakikalara yaklaştığında gözlerinin yaşarmasına sebep olmuştur, sigara içen biri iseniz hemen bir sigara yakmalısınız yoksa diğer odadan sizin kitaptan ağladığınıza inanmayacaklar…

Kitabı bırakmak ve bir bardak su almak için insan gidiyor, yürüyor, her adımda heyecanı daha da artıyor. Birine aşık olduğunu söyleyen biri ve tıkandığı karınca kutusu, kutuya tıkılmış karıncalar diye tanımlayalım biz bunu. Sonra piyano sesi bir anda hiddetlenir, içinde bir panik atak heyecanı başlar, kalabalıkta parlak fikri olup da söyleyemeyen, korkan bir insan, özgüveni sadece tanıdıklarının yanında olan ve her zaman korunmaya ihtiyaç duymuş, kitaplara on dakika sabreden birinden bahsediyorum.


Bu içindeki his, balona batırılmaya yeni başlanan bir iğnenin, balonu hissettiğindeki görüntüsü ve insana bıraktığı korkusu, ağır ve can yakıcı değil ama hep şu doğuştan gelen korku, düşme korkusu, aşağılanma korkusu, kemanın en tiz sesinin onun bileklerinden yere bocalanan kanın akışındaki korku gibi, piyano sesi aynı ritmine geri geldiğinde tekrar kitap okuyacak ve o hissi geri gelene kadar tuttuğu nefesini dışarı veremeyecek, nefes almak kontrolsüz bir deneyim değildir, nefes almamak gibi bir lüksümüz yok, dışarı verme anı ise, bunu bilerek yaptığımızda ve neden bu hisle birlikte bunu yaptığımızı düşündüğümüz anla ibaret.

İnsan anlıyor sonrasında neden “Of!” diye yanaklarını şişirdiğini. Birine bir şeyler yükleme amacını güdüyor insan, tıpkı nasıl kitap okurken, sanki her şey aklından geçiyormuş gibi, hissedersin de, bunun farkına ancak sıkıldığında varırsın. İşte hayatımda böyle insanlar var, sıkılıyorum, çıkıyorlar ya da bir şekilde çıkartıyorum hayatımdan, sonrasında istiyorsam gerisin geri kitaba dönüyorum. Bu kitap her on dakika da beni yoran uzun bir roman olduğunu düşünürsek, üçüncü ciltin sonuna yaklaştığımı hissederken yeni bir kitap arayışına çıkıyorum, bir kitabı ancak diğer bir kitabı, okuyacağım kitabı bulursam bırakıyorum ve bitiriyorum.

18.Sone’nin son iki mısrasıyla özdeleşeni, sonenin tamamına gömüyorum. Yeni bir kitap için sahafları mı gezmeli, yeni bir kitap mı almalı ki, kitap sadece okuyana yenidir, ne kadar sana ait ve jelatininde olsa da yoksa hiç okumamalı mı, o zaman sıkılır bu hayalperest!

Söylesene Shakespeare, Romeo Ve Juliet’i kiminle beraber okuyacağım?

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Yazabilen Yaratık
Merhabalar, uzun zamandır yazabilen yaratık olarak kurguladığım hayali karakterimin yazdığı yazılar ve ben arasındaki fark üzerine yazmayı istiyordum. Bunu zamanla reddettim sonra fark ettiğimde (şu an) tüm hayatımın, hayali bir şey tarafından tüketildiğini görme durumunu yaşadım.

İlk başlarda sadece, yazmak planıyla başlamıştım. Yazan kişinin dini, cinsiyeti, bedeni önemli olmamalı, insanlar düşüncelerim açısından sevmeli ve birkaç dostum olsun istemiştim. Tahmini bu süre, 2010 yılına dayanıyor. O zaman sevgilimden ayrılmış biri olarak yazmanın verdiği güdüyü iyi kullanıyordum. Daha önce de yazdığım için arkadaşımın bana "Sen yazabilen, ben çizebilen yaratığız" demesi ile aklıma gelmişti. Bu süreçte ne kadar çok insan tanıdım bilemiyorum. Çoğu beni kirletti.

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir