Sitemizde 15 kategori'de 707 adet yazı yazılmış ve 80 yorum bulunmaktadır.

Oca 172016
 

Bilgi edinme, bilme ve öğrenme insanın en temel güdülerinden ve onu diğer canlılardan ayıran en temel özelliklerindendir. Bu güdüler, insanın ortaya çıkmasından itibaren her yerde ve her zamanda insanın aktivitelerini temelden etkilemiştir. Yani bilgi edinmenin, dolayısıyla da bilginin tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir.

Felsefenin ilk ortaya çıktığı dönemlerde (M.Ö. 7. yüz yıl; Yunan düşüncesi) insanlar ilgilerini bilginin öznesine değil, nesnesine yoğunlaştırmışlardır. Bu da demektir ki felsefenin ilk dönemlerinde insanlar “bilen özne” ile değil de“bilginin konusu olan nesne” ile ilgilenmişlerdir.

Miletos Okulu’nun kurucusu olan Thales, her şeyin arkhesinin, yani ana maddesinin “su” olduğunu söylemiştir. Aynı şekilde Anaksimandros, her şeyin arkhesinin sonsuz ve sınırsız olan “aperion”, Anaksimenes ise “hava” olduğunu söylemişlerdir.

İşte bunlar, nesne üzerine yoğunlaşan ve yorum yapan düşünce insanlarıdır.

Herakleitos, Parmenides, Demokritos ve Anaksagoras gibi ilk dönem Yunan filozofları bilginin imkanı, kaynağı, sınırları ve ölçütlerine ilişkin ilk soruları, şüpheleri ve tartışmaları ortaya çıkarmışlardır.

Sonuç olarak “bilgi” konusunun, felsefi düşüncenin gündemine gelmesi; sofistler, Sokrates ve onu takip eden Platon ve Aristoteles gibi büyük filozofların döneminde olmuştur.

Bilgi felsefesinin tarihsel gelişimine biraz göz gezdirdikten sonra, şimdi bilgi felsefesinin içeriğine değinilebilecektir.

– Bilgi teorisi (epistemoloji) nedir? – Doğru bilginin imkanı
– Bilginin kaynağı ve ölçütleri – Rasyonalizm (akılcılık) nedir?
– Bilginin alanı, kapsamı ve sınırları – Ampirizm (deneycilik) nedir?
– Bilgi felsefesinin konusu nedir? – Kritisizm (eleştiricilik) nedir?
– Bilgi kuramının temel soruları nelerdir? – Pozitivizm (olguculuk) nedir?
– Doğru bilginin imkânı problemi – Analitik felsefe (çözümleyici felsefe) nedir?
– Doğru bilginin imkansızlığı – Pragmatizm (faydacılık) nedir?
– Kuşkuculuk (septisizm) nedir? – Fenomenoloji (görüngübilim) nedir?

Bilgi, İlk Çağdan itibaren ele alınmaya başlanmış bir konudur. Bu konunun felsefi bir sorun olarak algılanması ve temellendirilmeye çalışılması ancak Yeni Çağda gerçekleşmiştir. Bu dönemden itibaren bilgi felsefesi, bilginin kaynağını, değerini ve sınırlarını inceleyen felsefe dalı olarak varlığını sürdürmektedir.

EpistemolojiBilgi felsefesinin temel kavramları, doğruluk (hakikat), gerçeklik ve temellendirmedir. Doğruluk, düşüncenin yada ileri sürülen savın nesnesine uygun olmasıdır. Gerçeklik, zaman ve mekan içinde var olanların tümüdür. Temellendirme ise ortaya konulan sava dayanak ve gerekçe bulma işidir.

Bilgi felsefesinin temel soruları, doğru bilgi olanaklı mıdır?, insan gerçeği tam ve kesin olarak bilebilir mi?, bilginin kaynağı nedir? …vb. dir.

Bilgi felsefesinin iki temel alanda bu soruları yanıtladığını görürüz. Birincisi, bilginin kaynağı ile ilgilidir. İnsanın bilgiyi nasıl elde ettiği sorusuna farklı yanıtlar verilmiştir. Kimine göre bilginin kaynağı duyu verileri, kimine göre akıl, kimine göre sezgi, kimine göre deney ve gözlemdir. İkincisi bilginin değeri ile ilgilidir. Burada da neler bilgi olarak kabul edilebilir, neyi ne kadar bilebiliriz, bilginin yaşam içindeki önemi vb. sorularına yanıtlar aranır.

Doğru bilgi olanaklı mıdır? Sorusuna verilen yanıtlar iki grupta toplanabilir. Birinci grupta doğru bilgi olanaksızdır diyenler (sofistler, septikler ve akademi kuşkucuları) yer alır. Sofistler göre, bilgiler yalnızca duyular aracılığı ile elde edilir. Duyu bilgisi bulanık ve karanlık bilgidir. Ayrıca duyuların sağladığı bilgiler kişiden kişiye değiştiği için bilgilerimiz görecelidir. Dolayısıyla kesin ve genel geçer bilgiye ulaşmak mümkün değildir. Bu görüşü savunan filozoflar, Protagoras ve Gorgias’dır.

İkinci grupta doğru bilgi olanaklıdır (rasyonalizm, ampirizm, kritisizm, entüisyonizm, pozitivizm, Analitik felsefe, fenomenoloji ve pragmatizm) diyenler yer alır.

Epistemolojiİlk çağlarda Thales gibi filozoflar metafizik ile ilgileniyorlardı. Evrenin salt maddesinin bulunması temel bir amaç olmuştu. Ama bu konularda herkesin vardığı farklı fikirler, fikirler arasındaki çelişkiler filozofların insana, dolayısıyla akıl ve bilgiye yönelmesine yol açtı. Bu da insanın bilgilerinin doğruluğunun sorgulanmasına neden oldu. Böylece bilgi felsefesi doğmuş oldu.

Terimler değişiktir: episteme, bilgi ve gnosis, bilim ve logos, öğreti kelimelerinden epistemoloji, bilgibilim ve gnoseoloji, bilginin bilgisi terimleri; bilgikuramı (theory of knowledge) anlamında kullanılır, bazen philosophy of knowledge, bilgi felsefesi olur. Bilginin doğasını, kaynaklarını, kökenlerini, değerini araştırır. Bilgisizliğin ne olduğunu araştıran bilgi dalına agnoioloji denir. Bilgisizlik örtüsü kavramıyla cehaletbilimi ilgilenmektedir. Platon’un bilgi nazariyesinin (kuramının) yetersizliği 1963’de Edmund Gettiertarafından kanıtlanmıştır. Aynı dönemde Michel Foucault, bilginin kazıbilimini, bilgi ve iktidar biçimlerini araştırmıştır.


Bilgi, öznenin nesne ile kurduğu bağdan çıkan üründür. Bu bağa ise bilgi aktı denir. Bilinç sahibi bir varlık olan insanın nesneye yönelmesi ile bilgi oluşur. Bilginin, bilginin alındığı nesne ile çakışması ve uyumu doğruluktur. Doğruluk; algılar, kavramlar, bilimsel kuramlarla nesnel gerçek arasındaki uygunluktur. Fakat doğru bilginin imkanlılığı felsefe tarihinin en büyük sorularından biridir…. Burada bir örnekle konuyu izah etmek gerekirse “altın sarıdır” ve “altın madendir” diye iki önermemiz var burada ilk önermede altının sarı olması doğru veya yanlış olabilir ama altın madendir önermesi doğrudur zira nesnenin uygunluğu söz konusudur. Bir de bir nesnenin doğru olabilmesi için aranan iki şart vardır. anlamlılık ve tutarlılık/geçerlilik.

EpistemolojiAnlamlılık: Önermenin anlamlı olması bir nesneye işaret etmesidir. Mesela “koyun moyun” ikilemesinde “koyun” anlamlı bir kelimedir ama “moyun” anlamsızdır zira bir nesneye işaret etmez ondan doğruluğundan veya yanlışlığından söz edilemez. Tutarlılık: bir önermenin bir defada doğrulanabilir olması yani yargıya bir defa uygunluğudur. geçerlilik ise; tutarlı olan önermenin her durumda doğrulanabilir olmasıdır. Mesela “madenler metaldir” önermesi tutarlıdır zira metal olan madenler vardır ancak tüm madenler için geçerli değildir bu önerme. “madenler yer kaplar” önermesi ise hem tutarlı hem de geçerlidir.

Gerçeklik bilinçten bağımsız olarak nesnel dünyada bulunan varlıklardır. Yani nesnenin kendisidir. Genellikle doğruluk kavramı ile aynı anlamda kullanılmaktadır fakat felsefede bu iki kavram farklıdır. Doğruluk bilgiye ait bir özelliktir ve özneye bağımlıdır ama gerçeklik ancak nesnel dünyaya ait bir varlığın özelliği olabilir. Nesnel dünyada var olan ama bir insan tarafından algılanmamış bir şey yine de gerçektir. Bilgi ile gerçeğin uyumu bilginin doğruluğunu sağlar.

Ortaya atılan bilgilerin dayanak noktasıdır.Felsefede birçok bilgi ortaya atılır bu bilgilerde çeşitli yollarla temellendirilir. Felsefenin doğuşunda büyük bir etkiye sahiptir

İçinde bulunduğumuz evrenin, doğanın henüz tamamını keşfedemediğimiz ilkeleri ve yasaları vardır. Aynı şekilde bilgiler arasında da bu tür bir ilişki vardır. Düşüncelerin de arasındaki ilişkiyi düzenleyen ilke ve yasalar vardır. Mantık düşünmenin temel yasalarını arar ve saptar. Mantık bilginin içeriğinin doğruluğu ile ilgilenmez, bilgiler arasındaki ilişkilerin doğruluğu ile ilgilenir.

İlgili Terimler

  • Sofizm: Sofistler her şeyin merkezine insanı aldıklarından dolayı görecelilikten bahsederler. Bu nedenle İnsanların hepsinin üzerinde birleşeceği bir bilginin olamayacağını savunurlar. Sofistlerin en ünlülerinden biri Protagoras’tır. O’na göre ‘İnsan her şeyin ölçüsüdür‘. Diğer bir sofist de Gorgias’tır. O düşüncesini şu sözleriyle özetler “Gerçek yoktur, olsaydı bilinemezdi, bilinseydi bile başkasına bildirilemezdi.
  • Akılcılık (Rasyonalizm): Akılcılık, bilginin kaynağının akıl olduğunu; doğru bilginin ancak akıl ve düşünce ile elde edilebileceği tezini savunan felsefi yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre deney yolu ile elde edilen bilgi kesin bilgi değildir, geçicidir. İnsan duyum ve algıları geçici, doğruluğu kesin olmayan bilgiler verir. Eski Yunan’da rasyonel bilgi ile duyu organlarımızın sağladığı duyusal bilgi arasında fark olduğunu belirten ilk filozoflar Herakleitos, Parmenides, Sokrates, Platon ve Aristoteles’tir. Yeni çağ akılcıları ise Descartes veHegel‘dir.
  • Deneycilik (Empirizm): Deneycilik, bilginin duyumlar sayesinde ve deneyimle kazanılabileceğini öne süren yaklaşımdır. Deneyci yaklaşıma göre insan zihninde doğuştan bir bilgi yoktur. Bu nedenle akılcılık yaklaşımına karşıdır. Akılcılığın insan aklında doğuştan ilkeler varolduğu varsayımına karşıdır. Doğru bilgi duyular vasıtasıyla deney yolu ile elde edilebilir. Bütün bilgilerin ilk kaynağı duyudur. Deneycilik yaklaşımının önemli filozofları John Locke ve David Hume‘dur.Yani sezgilere yer yoktur. Varlığın gözleme dayandığını ifade eder. Gözlemleyemediğimiz hakkında bilgi elde edemeyiz. Ve her şey nedeni içinde sonucunu bulacaktır.
  • Analitik Felsefe: Felsefeyi düşünsel bir etkinlik olmaktan çıkarıp bir dil analizi olarak algılayan felsefi akımdır. Bilimlerin dilini çözümlemeye ve onların kavram yapısını araştırmaya öncelik verilir. Ludwig Wittgenstein akımın önde gelen temsilcilerindendir.

Konuyla İlgili Yayınlar

  • Ahmet Cevizci, Bilgi Felsefesi, Say yay., İstanbul
  • Harun Tepe, Felsefede Doğruluk ya da Hakikat, Ankara
  • Nayla Fatouki, İdea Nedir?, çev: Atakan Altınörs, Say yay., İstanbul

İlgili Videolar

About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..
background