Sitemizde 15 kategori'de 769 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Şub 032016
 

özledim-seni-canım-babamBir zamanlar benimde babam vardı.. Evet vardı diyorum çünkü hayatta değil artık.. 02 Şubat 2002 yılında kaybettik babamı.. Yani dün itibarı ile tamı tamına 14 yıl oldu.. Sanki dün gibi.. Sanki hiç gitmemiş gibi.. Sanki hala her an sesini duyacakmış, birden karşıma çıkacakmış gibi hissediyorum..

Öldüğünde adam gibi ağlamadım hiç.. O günden bugüne arada bir kabullenir gibi olurum ağlarım kendi başıma.. Sonra yine hiç kaybetmemişiz gibi yaşamaya devam ederim..

Tip olarak, huy olarak en çok beni benzetirler babama.. Sanırım biraz sinirli, birazda serseri olmamdan kaynaklanıyor bu.. Babamın dediği gibi “Tüm serseri, kopuk yanlarımı sen almışsın; çalışkanlığımı, iyi yanlarımı abin almış..” oldu sanırım.

Herkezin babası ile olduğu gibi benimde pek çok anım var babamla ilgili.. Nasıl olmasın, o benim babamdı.. Baba gibi baba, adam gibi adamdı.. Aile olarak ondan çok şey öğrendik.. Mesela dürüst olmayı öğrendik.. Kimsenin karısına kızına yan gözle bakmamayı öğrendik.. Paranın amaç değil, araç olduğunu öğrendik.. Aile kavramının, bir arada olmanın ne kadar önemli olduğunu öğrendik.. Dik durmayı öğrendik.. Adam olmayı, hepsinden öte insan olmayı öğrendik.. Bugün biz kimsek babamdan öğrendik.. Hala öğreniyorsak hala yanımızda olan (Allahım uzun ömürler versin) annemden öğreniyoruz..

Babamla ilgili ilk aklıma gelen kocaman elleri idi.. Hani küçücüktüm, benim küçük olmam onun ellerini kocaman gösteriyordu bana.. İnşaat kalfası olduğu için nasırlı elleri vardı.. Gerçi son yıllarında o nasırlar kalmamıştı ama kendisi dahil 7 kişilik (5 çocuk eşi kendi) ailesine o ellerle bakmıştı.. O nasırlar helal kazanılmış, keser sallayan ellerin nasırı idi..

Köyden hiç bir şeyleri olmadan çıkıp gelen biriydi benim babam.. Tek bir kaşık, içine saman doldurulmuş yataklar ile.. Memleketinden geçinme telaşı ile göç eden gurbetçi bir aileyiz biz.. Her ne kadar yurt dışına çıkmamış olsakta, İstanbul yeterince uzak ve gurbet sayılırdı o dönem olanlar için.. Ben hatırlamıyorum.. Çok küçükmüşüm.. Ablamsa çok az hatırlar.. Annem sıkça anlatırki unutmayalım geldiğimiz yeri diye.. Hiç unutmuyoruz..

Sonra hatırladığım şimdiki binamız yapılmadan çok önceleri burda olan gecekondu yapılırkenki bir kare.. Yağmurlu bir havada babam usta annem amele gecekonduyu yaparlarken gelmiştik yanlarına.. Babam bizi bir varili yan yatırıp içine koydu yağmurda ıslanmayalım diye.. Unutmadığım bir kare resim gibi aklımda..


Akşamları işten eve gelmesini beklediğimiz günleride hatırlıyorum hayal mayal.. Çünkü gelirken mutlaka kuruyemiş, meyva gibi şeyler getirirdi.. Zor dönemler ve biz ekmek almakta zorluk çeken bir aile idik.. Meyva, kuruyemiş lüksümüzdü.. Fazla fazla getirirdiki gözümüz doysun diye.. Evet doydu babam.. Bugün senin o düşüncenin ödülünü alıyoruz biz.. Hiç bir şeyde gözümüz yok.. Öyle gözümüz kalmıyor hiç bir şeyde..

Kalp krizi geçirdiğinde hastanedeki hallerimizide unutamıyorum.. Orta okul yıllarım idi.. Dışarıda lapa lapa kar yağıyordu ve babam krizden sonra gözlerini açmamıştı hala.. Elimizi karnına dokunduruyor, ağzına tutuyorduk nefes alıyormu diye.. Kollarına bir sürü alet takılmış, ekranlar doluydu oda.. 3-5 gün gözlerini açmamıştı.. Açtığında bilinci tam yerinde değildi.. Normal olduğunu söylemişti doktorlar.. Normalmiş evet.. Sonradan tüm berraklığı ile babamız geldi yavaş yavaş.. Her ne kadar kendimizi o dönemlerde büyük saysakta çocuktuk.. Babamsız korumasız kalırdık.. Onun varlığına, dağ gibi duruşuna alışkındık.. Yaratan onu bağışladı bize.. Sonrasında 20 yıl daha yaşadı..

Onu kaybettiğimizde akşam üstü 6 civarı idi.. Önceki akşam hastanede idik.. Doktorlar ölmesini bekliyorlardı.. Kalp büyümesinden oluşan bir rahatsızlık ve artık tedavi yada ilaç etki göstermiyordu… Gece 2 gibi tekerlekli sandalye istedi.. Bulunduğumuz katın balkonuna gitmek istediğini söyledi.. Gittik.. Sigara yapmamı söyledi.. Yaktım.. Bir iki nefes çekti.. Biraz konuştuk.. O anlar hiç ama hiç gitmeyen kareler aklımda.. Babamla olan son diyaloglarımız idi çünkü bu.. Sonra babama gerçeği söylemek zorunda kaldım.. Yaptığım en acı olaydı benim için.. Doktorların ölmesini beklediğini söyledim.. Eve gitmemizi, torunları, çocukları ile helalleşmek isteyip istemediğini sordum.. Bana bakıp abimi aramamı ve eve gitmek istediğini söyledi.. Morga girmek istemediğinide.. Aradım abimi.. Söyledim onada durumu.. 4 gibi geldi tüm aile.. Hatta bir sürü kişi.. İmzaları attık babamı alıp eve getirdik.. Aynı gün akşam üstü 6 gibi vefat etti..

Babam benim kucağımda vefat etti.. Sırtı gövdeme dayalı idi.. Bunun için çok dua etmiştim Allahıma.. Sırayla duruyorduk yanında.. Bana denk gelmeyebilirdi.. Ama dualarım yerine ulaşmıştı..

Fatsa`ya babamı defnemeye gittiğimizde, babam yıkanırken abimin babamın elini tutup sevmesini ve onunla vedalaşması beynime çok sıkı şekilde kazındı.. Hiç silinmedi bu..

Babamla ağbimin ayrı bir bağı vardı.. Hepimizi sever ayırmazdı ama abim içimizde en güvendiği idi.. Herşeyin bittiği yerde abimin biten her şeyi toparlayacağını bilirdi.. Aileyi ayakta tutacak kişinin o olduğunu o zamandan bilirdi.. Bildiği gibide oldu zaten..

Bizim babamız iyi bir adamdı.. Bize bıraktığı en büyük servet tertemiz bir geçmişti.. Herkez tarafından sevilen, saygı duyulan biri idi.. Bugün 14 yıl olmasına rağmen hala gittiğimiz yerlerde bizi babamızla birlikte tanıyorlar.. Onun saygınlığını bize veriyorlar..

Babanız yaşıyorsa kıymetini bilin.. Bilin çünkü onu kaybettiğinizde bir daha asla geri gelmeyecek.. Tüm babalara Allah uzun ömürler versin sağlıklı..

Hiç bir şey, hiç kimse babanın yerini tutmuyor.. Kocaman bir boşluk oluşuyor insanın hayatında ve asla dolmuyor o boşluk.. İnsan kendini daha güçsüz ve yanlız hissediyor..

Babam Allahım yattığın yeri nur etsin.. Mekanını Cennet eylesin.. Seni hiç unutmadık, unutmayacağız.. Seni seviyorum babam..

Not: Yazıyı okuyanlar babama bir Fatiha gönderirse Allah onlardan da razı olsun..

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir