Sitemizde 15 kategori'de 775 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Haz 192017
 


Bu aralar zihnim bekar evi misali karman çorman… Bin parçalık yapboz gibi parçalanmış, her bir köşesinde ayrı yorgunluk birikmiş halde her şeyi düşünüyor hiç birine odaklanamıyorum…
Lekesi çıkmaz hayal kırıklıkları damlamış gözlerimden göğsüme…
Üstümdeki bitkinliği önceleri mevsimden biliyorum, biraz da şımarıklıktan diyorum, omzuma kadar atılan topraklar yetmez gibi, kafamı da çukura ben sokuyorum. Ne kadar güçlü olabileceğimi anlamak için en sert tokadı kendime ben atıyorum. Yine bana zarar yine bana ziyan…

Hüznün sürati hep ensemde, ne kadar kaçsam da yapışıyor paçalarıma, üç adım ileri gitsem on adım geri çekiyor beni; dizlerimin üstüne düşürüp sürükleyerek, kanata kanata… Konduramıyorum kendime, dönüp bir deli gülüş atıyorum, hadi diyorum elinden geleni ardına koyma, siyahtan karası mı var? Körün gözünü söksen ne olur ? Öyle değil halbuki, kör hiç görmeyeceğini de bilse, o gözler ona hep bir umut, o gözler varoluşa tutunduğun bir halat aslında…

Bir şeyler iyi olmasa da daha kötü değil diye sevinirken, zifiri karanlıklarımın ötesinde bir parıltı için heyecanlanırken;
Bakıyorsun ki bir mum yanmış lakin bin güneş batmış yine…


Sonra umut denilen şeyden nefret etmeye başlıyorsun, kendini aptal, güçsüz, işe yaramaz hissediyorsun. Sevmelerin beklenti, beklentilerin ise hayal kırıklığı yarattığını anlıyorsun. Her şey sevmekten, daha fazla kendin olmaktan korkmak ile başlıyor. Eriyorsun, dişlerini sıkıyor kime kızacağını şaşırıyorsun.

Her gün fikrin değişiyor, kabusların artıyor. Yağmur kasvet, güneş eziyetten ibaret. Yemekler mide ağrısı, çalışmak ömür törpüsü, gelecek ise kaygıdan ibaret. Varsın ama niye, tek başına onlarca insan arasında kendini bir köşe kapmaca içinde buluyorsun. Ne bir köşe veriyorlar, ne oyunun dışına çıkartıyorlar.

İlkin avazın çıktığı kadar bağırıyorsun, herkes aklını aforoz ediyor önce, kınanıyorsun. Ama ile başlayan cümlelerin hep yarıda kesiliyor, önemli olan ne söyleyeceğin değil, onlara ne söyleyebilme fırsatı verdiğin!
Sonra içine akıyor kelimelerin, kırk yıllık tiyatroculara taş çıkartıyorsun.

Tekrar ayağa kalkıp her şeyi düzeltebilmek için bir kırılma noktası arıyorsun… Lakin öyle çok kırıldığın nokta var ki tuzla buz olan parçalarını geri alamıyorsun…

Şu saatten sonra olsa olsa en iyi ne olabilir ? ” diye hissetmeye başladığında, borçlu oldukların için kalıyor son gayretin, sömürülen iyi niyetine, yıkılan hayallerine, harcanan benliğine inat kendini affetmek için inadına iyi bildiğine adıyorsun kendini… Var olsun sevdiklerim, inandıklarım, bi onlar kalmışken avuçlarımda, feda olsun garipliğim…

Doğru olan bazen her şeyden daha çok acıtıyor. Ve sen kül olmak için koşarak giriyorsun ateşler arasına;

Var olsun sevdiklerim, var olsun inandıklarım, ben bir anka olamadım, kül oldum, hiç oldum…

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Ozan DEMİR

  One Response to “Ben bir Anka olamadım…”

  1. sık yazman lazım diyorum ama dinlemiyorsun.. güzel yazıyorsun kerata..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir

%d blogcu bunu beğendi: