Sitemizde 15 kategori'de 733 adet yazı yazılmış ve 226 yorum bulunmaktadır.

Mar 162017
 

Belki çok haklıyız ya da çok haksız. Suçu birisine atmak şu aşamada kimsenin acısını dindirmeyecek. Ya da o canların tamamını geri getirmeyecek. Lafım o ya da bu partiye değil. Lafım o ya da bu partiye oy verenlere de değil. Hangi renkten olursan ol, yüz yıldır aynı bayrak altında toplanıyoruz neredeyse. Din aynı, Tanrı aynı, inananıyla ve inanmayanıyla nefes aldığımız topraklar aynı. Politika ve yönetim uğruna birbirimizi paramparça ettik. Öldürdünüz, öldük, nefret ettik. Biz milenyumu bekleyen insanlar; 17 senede bir milenyum dolusu derdimiz varken birileri avucunu ovuşturup ülkenin parçalanmasını izledi. Hepimizin farklı ırklardan, kanlardan, partilerden tanış ve dostlarımız, aynı kaptan yemek yemişliğimiz var. Ne ara bölünmeye renklerden başladık? Senin bayrağın o benim ki bu oldu.

Bir birimize hiç kinimiz yok iken ben müslümanım, sen değilsin, şu partiliyim siktir git diye birbirimizi diye vurur olduk. (sen benim çocukluk arkadaşımsın düşün, seni asfalt makinesinin altından ben çektim) Elinize bir din tutuşturdular. Yüz yıldır böylesini görmedim. Günah sevap, sevap ise günah oldu! Sonra dönüp etrafıma bakıyorum din ile alakam yok diyenler sizin günah dediğinizi en az işleyenler. Müslümanın müslümana canı haramdır diyen kitap size göre “yoksa bu ölümler bitmez oldu“. Allahtan kitaptan korkan insanlar bir kanı bozuğu peygamber mertebesine getirdi. Bastığı yerleri kutsal toprak ilan etti. Bundan 15 yıl öncesine kadar kimse kimseye hakaret edip canını sıkmaz iken kimse bu kadar tahammülsüz değildi. Kimse kimseyi satırla, bıçakla kovalamadı. Kimse kimseye ya sen kimsin ki demedi. Kavga mı var dı? Evet vardı ama adabı vardı!

Yaşlılarım bunu benden daha iyi bilir.


O mık mık hüloğğğ yaptığınız tiplere tapıp. Bana put perest diyemezsiniz. Benden haberiniz bile yok. Siz kimsiniz bu ülkeye ne verdiniz de beni sorguluyorsunuz. Benim yaşadığımı zerre kadar yaşamayan yurtdışı vatandaşlarımın hiç söz hakkı yok.

Sahip olduğumuz şu toprakların hiç bir metrekaresi bize ait değilken yasal/pazar peşkeş çektiniz, sesimizi çıkarmadık ki bu bizim eşekliğimiz bunun utancıyla yaşıyorum. Kesinlikle ensenize binmemiz lazımdı. Bu da ayrı bir konu tabi kendimizi yerken değerlerimiz yerler bir oldu. Sonuçta her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldık diyen birinin peşinden gittiniz bir kısmınız. Oturdunuz ay sonunda alacağını maaşın peşine düştünüz. Çalıyor ama benim paramı çalıyor dediniz. Yol yaptı dediniz. Cebinden çıkan parayı hesap etmeden. Havaalanı yaptı ama dediniz. Hiç uçağa binmeden.

Evet Türk halkının ateşlenmesi için küçük bir kıvılcım yeterli. Höyt deyince sokağa dökülen bir milletiz. Anlamadığım 3 yıl önce sokağa çıkma yasağı ilan eden adam 3 yıl sonra canlı yayına telefonla bağlanıp herkesi demokrasiye davet ediyorum diyebiliyorsa arkadaşım gerizekalı mısın sen? Biz ne yapıyorduk. Neyse konudan sapmayacağım sinirlenip…

Sonuç? Kocaman bir hiç. Kocaman bir boşluk. Bir sürü nefret Ama şunu unutmayın taşla, sopayla, tomayla çarpıştığımız sonrasında aman polisimize bir şey olmasın dediğimiz o güzel insanlarla aynı evde aynı kapta aynı yemeği yiyeceğiz. Tabi bu ülke giderse. Ama o zaman çok geç kalmış olduğumuzu hepimiz bilelim. Sokaklara dökülmek güzeldi. Hakkını aramak, savunmak en doğal hakkımızdı. Kim bundan keyif almadı. Şimdilerde korkarak evet diyen kaç ihtiyar bize kapısını açmadı!

4 Yıl geçti anlaşılmadı. Derdimiz bir kaç ağaç değildi. Derdimiz, sadece sen benim sevdiğim şeyi benden alıp canının istediğin şeyi kendine alamazsındı. Bunu da unuttuk mesela…

İstanbul’un tarih kokan yükselen yüzü diye reklam yapıyor adamlar tarlabaşıymış! Ben orayı bildim bileli barut ve esrar kokuyor orası. Neyse bunun da önemi yok. Genel olarak ülkenin başına kimin geçtiğinin önemi yok herkes ölürken onlar cebine girenin ne kadar olduğunu sayma derdinde. Virüs gibiler.

Uzatmadan söyleyeyim daha ne kadar uzatırım bilmiyorum ama;

Tek inandığım sizin duruşunuz, sizin onurunuz, sizin hayatınız…

Hepinizi çok ama çok seviyorum.

(imla hatalarım için özür dilerim gözden geçirecek gücüm yok)


Olcay Uzun: https://www.facebook.com/albert.uzun/posts/10155197408572764

Bunlara Baktınızmı?

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir