Sitemizde 15 kategori'de 775 adet yazı yazılmış ve 227 yorum bulunmaktadır.

Tem 102016
 

suriyelilerCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan çıkmış “3 milyon Suriye`liye Türk vatandaşlığı vereceğiz” diyor.. Diktatör edası ile söylenen bu söz ile sanki babasının malını pazarlıyor.. Üstelik Suriye`lilerin göçmen hallerini bile bu ülkede istemeyen halka rağmen.. Neyin kafasını yaşıyor bilmiyorum ama bu durum saçmalığın daniskası..

Türkmenlere sahip çıkmayan bir ülkenin, Rumeli Türklerinin sorunlarını çözememiş bir ülkenin Arap kültürü taşıyan 3 milyon Suriye`liyi bu ülkenin vatandaşı yaparak kimyasını değiştirmeye, bu ülkenin insanına extra yük bindirmeye kimsenin hakkı yoktur..

Bu ülke Tayyip Erdoğan`ın babasının malı değildir istediği gibi at oynatacak şekilde.. Ülkesinin topraklarını kan ile kazanmış bir ülkeye; ülkesini savunmayan, kaçan insanların vatandaşlığı verilemez.. Hatta en kısa sürede geri gönderilmeli ve bu ülkenin normal hale dönmesi sağlanmalıdır..

Bu düşünce ırkçılık söylemi ile söylenmiyor.. 3 milyon insan bu ülkenin demografik yapısını değiştirir.. Dünyanın hiçbir yerinde, hiç bir ülke kimseye bu kadar kolay vatandaşlık vermez.. Helede 3 milyon insana birden asla vermez.. Siyasi çıkarlar uğruna bu ülkenin üstüne extra yük bindirmeye kimsenin hakkı yoktur.. Bu kişi Cumhurbaşkanı olsa dahi durum böyledir..

Şimdi size Türk olmanın nasıl bir şey olduğunu, özelliklede Balkanlarda Türk olmak nasıl bir duygu onu anlatan bir şiir vereceğim.. Araplara vatandaşlık vereceğinize balkanlarda kalmış Türklere imtiyazlar vererek alında bu ülkenin değerini bilecek insanlarımız gelsin buraya..

Buyrun..

*Stranca ötelerinde, sert esen bir rüzgârla geldim dünyaya…
Şanım şerefim: Türk olmak.
Suçum yine aynı: Türk olmak.

Bir başkadır Balkanlar’da Türk olmak Ey Anadolu!
Kalemim kırılır acıdan, yazmaya kalksam.
Kelimeler dayanmaz, kelimeler yetmez…
Anlatmaya kalksam.

Türklük uğruna ne destanlar yazıldı da,
Kırcaali’de, Deliorman’da, Tuna’da…
Sorsan, kimsenin haberi yoktur bunlardan.
Oysa yaşıyorlar,
Her biri, Türk’ün kalp atışlarında.

Zor günlerdi… Ey Anadolu, çok zordu yaşananlar…
Kılıç yarasından beterdi, yüreklere saplanan acılar.
Yine de dayandı hepsine Türk’ün çevik yüreği…
Ölmeyi denedi de, dili bir türlü; ‘Ben Bulgarım‘ diyemedi.

Ne işkenceler çekti nice şanlı yürekler, bir bilsen…
Ateş üstünde yürümek mi dersin,
Kan ter içinde dövülmek mi dersin…
Yolda yürürken, bir türkü mırıldanmışsın gönlünce…
Para cezası yemişsin.
Üstelik onların istediği gibi de giyinmemişsin…
Adın ne? ‘diye sorduklarında,
Ben Türküm! ‘diye cevap vermişsin.
Bulgar olduğunu iddia ettiklerinde de,
Şiddetle inkâr etmiş,
Ve… zindana mahkûm edilmişsin.

Ah Anadolu, bir bilsen…
Nasıl mahrum ettiler bizi ezan sesinden.
Ramazanda davul sesinden,
Bayramlarda çocukların sevincinden,
Düğünlerde bir parça musikiden,
Adımızdan, şanlı Türk adımızdan…
Nasıl da mahrum ettiler.


Konuşmamızdan tut da, kılık kıyafete kadar.
Okunan kitaplardan, dinlenen plaklara kadar.
Örf ve âdetlerden ibadetimize kadar karıştılar.
Türk olmayı, hep yasakladılar!
Çünkü korkuyorlardı Ey Anadolu,
Korkuyorlardı Türk’ün şanlı adından.
O kadar ki,
Tarihimizi bile bizden kıskandılar.

Türk, hiçbir zaman kanmadı onların yalanlarına,
Leke sürdürmedi hiç, altın tarihinin sayfalarına.
Gurur duydu hep,
Fatih Sultan’la, Mustafa Kemal Paşa’yla…
Geceler boyu bölündü uykuları,
Gâvurun yarattığı o yok yere sancıyla.

Türk, hiç yılmadı Anadolu;
Türklüğünü son nefesine kadar korudu.
O, doğduğu günden zaten biliyordu:
Şanı şerefi: Türk olmak.
Suçu yine aynı: Türk olmak.

İşte böyle Anadolu,
Bir destandır Balkanlar…
Karış karış toprağı aralasan,
Toprak anlatır sana, çekilen acılardan…
Bir haber verir, kasırga misali esen rüzgârdan…

Benim adım ‘Türk! ‘Anadolu,
Bir başkadır Balkanlar’da Türk olmak.
Bir başkadır Balkanlar’da suçlu olmak!

Sen bilemezsin, en asil suçtur bu,
Eşi benzeri yoktur dünyada…
İşte bu yüzden, sakın ‘Bulgar‘ diye hitap etme bana!
Çünkü bir sancı çektim ben, bilemezsin…
Strancaların çook arkalarında…
Çünkü senelerce hasret kaldım ben,
Senin şefkat dolu kucağına.

Kızdığım bundandır işte sana!
Ne zaman ki, ‘Bulgar‘ diye hitap ediyorsun bana.
Ben,Türk olmanın bedelini su gibi içtim oralarda, kana kana!
Şimdi tek isteğim, haykırmak Türklüğümü…
Senin çorak topraklarından bütün cihana.

Hey Dünya!
Ben bir Türküm.
Bir zamanlar en büyük suçumdu bu benim.
Aynı zamanda,içimde yaşattığım ebedi gururumdu.
İşte şimdi haykırıyorum sana!
Ben bir Türküm!
Mustafa Kemal’in yolunda,
Şehit kanlarıyla yoğrulmuş Ay Yıldız’ın altında.
Bir Türküm ben,
Varım yoğum kalmış Strancaların ardında…
Yaşıyorum şimdi gönlümce,
Bahar yağmurlarının ıslattığı Anadolumda.

Ve ben,Stranca ötelerinde
Sert esen bir rüzgârla geldim dünyaya!
Şanım şerefim: Türk olmak.
Suçlu değildim ben hiçbir zaman.
Masumluğumun tek bir simgesi vardı benim,
O da: TÜRK OLMAK!

*Stranca: Yıldız Dağları

Ajda Meşeli

Buyrun şiiri birde Eyvah Espina`dan Sesli Dinleyin..

Social Media Exchange Website - Likenation

Bunlara Baktınızmı?

Adnan DAN on FacebookAdnan DAN on PinterestAdnan DAN on TwitterAdnan DAN on Youtube
Adnan DAN
Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim..

Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var..

Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim..

Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..

Düşünceleriniz Bizim İçin Önemlidir