Sitemizde 15 kategori'de 709 adet yazı yazılmış ve 88 yorum bulunmaktadır.

Mar 022016
 

Aşklarını Yiyen HelenKampüste çimlerin üstünde otururken, rüzgar Fen Edebiyat Fakültesi yönüne esmeye başladığında saat iki buçuğu gösteriyordu. İkisi de çay aldılar, yürüdüler, kafalarını öne eğerek, insanların yüzlerine bakmadan yürüdüler ve karşılaştıklarında hangisi hangisine yol vermek için bir açmaza girdiklerinde birbirlerinin yüzlerine baktılar..

İkisinin de manik dönemiydi, birinin sırtında kelebekler vardı, diğerinde ise kulaklarını elleriyle kapatmış bir yılan vardı. İkisi de birkaç saniye baktıktan sonra, “Geçebilirsiniz”-“Geçebilir miyim?” söyleyip, çimlere oturdu ve çayını alan diğeri ise ona uzak bir yerde oturdu. Birbirlerine uzaktan bakıyorlardı ama tanışmak için ortak bir arkadaş gerekiyordu, kader onu buldu, getirdi ve tesadüfle buluşmak an meselesiyle

Arkadaşım : Resim okuyor,güzel de yazı yazıyorum.
Kelebek: Bunu fark etmiştim, şu aralar mutsuz olmalısın.
Yılan: Sadece insanları duymak istemiyorum.
Kelebek: Duyduğunu mu zannediyorsun, beynini oyuyorlar.

Arkadaşı gittikten on altı dakika sonra bipolar olduğundan bahsediyor, diğeri ise bunu anlamıştım, manik dönemimdeyim, diyor. Bu derin sancıya yakınlaşıyor olduğundan bahsederek, kendini peygamber olarak görmek ya da kanatları çıkan bir Tanrı tasarısı olarak, insanların onu hiçbir zaman fark etmeyeceğini ve bununla eğlendiğinden bahsediyor.

Akşamına çocuğun evine gidiyor Kelebek, ondan hoşlandığını söylüyor, diğeri de buna katılıyor, diğeri hemen sevişmek istiyor musun diyor, diğeri ise, ilk önce bir geçmiş yaratmalıyız, seni tanımıyor, tanımadıklarımla sevişmem, sevmediğim hiçbir kadına dokunmadım şimdiye kadar, diyor, beni seviyor musun, hayır, ne bekliyoruz peki, diyor.


İkinci gün, kıskançlık kavgası ile başlıyorlar, üçüncü gün birlikte parkta sigara içerek zaman geçirdiklerinde, canı sıkan bir sorun olduğunu fakat fark edemediğini,dördüncü gün, annesinin ona maddi olarak yardım etmediğinden, beşinci gün, başka kızlara neden baktığından ve bunun diğer kıza nasıl yansıdığından, dördüncü gün,  kadınların psikolojisinden hiç anlamadığından, ikinci gün, hediyenin ne kadar güzel olduğundan ve hiçbir güne bağlı kalmadan sırf güzel yemek yedikleri için ona hediye almasındaki incelikten, beşinci gün, birbirlerinin sigarasından çalmalarının ilişkileri açısından erdemli bir davranış olmadığından, ikinci gün, soluk borusuna yemek takıldığında bir kadının sırtına bu kadar sert vurmak yerine su vermesinin daha mantıklı olabileceğini düşünememesi kavgası, üçüncü gün,güzel sanatlarda okumanın popüler olmanın reklamı olup olmadığını tartışmalarından çıkan sonuç ayrılıkları, birinci gün, kaç zaman geçti ve hala sevgilisinin resmini nasıl yapmak istemediğini anlamadığı sorunsalı, dördüncü gün, telefonunu kaybetse de ondan önemli olmadığı düşüncesine inanmak, beşinci gün, salıncakta çekirdek çitletmek (İzmirliler çiğdem derler, çiğdem yemek istiyorum cümlesini bir kızın ismi olarak algılamak) üçüncü gün, erken boşalmanın bir sevgi gösterisi olduğu yalanı, birinci gün, ona zaman ayıramama kavgası, ikinci gün, zaman ayırmama kavgası, üçüncü gün, zamanının olmadığına inandırma çabası, dördüncü gün, zamansız bir baskın, beşinci gün, onsuz zaman geçirememe durumu, beşinci gün, zamane erkekleri aldatır zaten, beşinci gün zamansız çıkan başka bir erkek, beşinci gün, onu başkasıyla “Cafede bir denyo ile ” görme, bilmem kaçıncı beşinci gün “Onu benden güzel bir kaltakla gördüm” açık oturumu, üçün beşinci gün, (buluşalım mı, manik dönemim, benim de, özledim seni,benim de!) bir votka, üç paket sigara, gerekli ortam için uyutulmuş bir beyin, birinci gece… Artık başlayabiliriz, seni seviyorum demeye.

Ertesi öğleden sonra yemekhanedeki insanların çıkışındaki kalabalık sesleri arasında, birbirlerine uzak masalardan birbirilerine, çimde buluşmak adına işaret ederler, aynı yerde otururlar, insanları izlerler, yorum yapacak cümleleri kafalarında kurarlar ve birbirleri yerine cevap vererek, doğanın kurgusuna, kendi kurgularını ortaya koymaktan korktukları için kim önce söze girecek diye beklemeye koyulurlar, hava güneşli fakat bilirsiniz şu aralar hava bir anda kapanabiliyor.

Yılan: Bana sevişmeyi öğrettiğin için teşekkür ederim.
Kelebek: Kimse beni senin kadar sevmemişti, rica ederim.

Blogda Oku

About Yazabilen Yaratık

Merhabalar, uzun zamandır yazabilen yaratık olarak kurguladığım hayali karakterimin yazdığı yazılar ve ben arasındaki fark üzerine yazmayı istiyordum. Bunu zamanla reddettim sonra fark ettiğimde (şu an) tüm hayatımın, hayali bir şey tarafından tüketildiğini görme durumunu yaşadım. İlk başlarda sadece, yazmak planıyla başlamıştım. Yazan kişinin dini, cinsiyeti, bedeni önemli olmamalı, insanlar düşüncelerim açısından sevmeli ve birkaç dostum olsun istemiştim. Tahmini bu süre, 2010 yılına dayanıyor. O zaman sevgilimden ayrılmış biri olarak yazmanın verdiği güdüyü iyi kullanıyordum. Daha önce de yazdığım için arkadaşımın bana "Sen yazabilen, ben çizebilen yaratığız" demesi ile aklıma gelmişti. Bu süreçte ne kadar çok insan tanıdım bilemiyorum. Çoğu beni kirletti.
background