Sitemizde 15 kategori'de 712 adet yazı yazılmış ve 223 yorum bulunmaktadır.

Oca 072016
 

askÇağlar boyunca en çok tartışılan konuların başında gelmiştir “aşk” denen olgu.. Oysa çokta zor değil tarifi.. Kıvırmaya gerek yoktur.. Üreme işlevi için insan vücudunun bir aksiyonudur olay..

Şimdi “buda nereden çıktı” demeyin.. Ayrıca olayı sapıklık söyleminede bağlamayın.. Çünkü olay aslında tamamen üreme işlevinin parçalarından biridir aşk.. Açalım hemen olayı..

Yaşadığımız gezegen olan Dünya`daki tüm canlılar gibi bir canlıyız bizde bu gezegende.. Tek farkımız onlardan daha zeki olmamız ve duygu denen olgunun bizde olması.. Aslında duygu olayının diğer canlılarda da olduğuna inanlardanım.. Zira izlediğim belgesellerde ve kendi kedisi köpeği olanlarda bu görülebiliyor.. En basit örnek ise herhangi bir canlının yavrusuna olan duygusudur.. Yani diğer canlılarda da bir şekilde duygu dediğimiz olay var..

Konumuza geri dönelim çok açılmadan..

İnsanoğlu var olduğundan beri değişmeyen iki içgüdüsü vardır.. Sanırım bunu hepimiz biliyoruz.. “Üreme ve Beslenme” içgüdüsü.. Aslında sadece biz insanlarda değil tüm canlılarda vardır bu iki içgüdü..

Tüm canlıların üreme içgüdüsü ile eşine (çoğunlukla erkek yapar ancak dişilerde vardır)  yaptığı kurlar vardır.. Genelde üreme duygusunu dürtükleyen etken bir sonraki neslin (çocuk yada yavru) daha ortama dayanıklı ve güçlü olması için karşı cinsinde ortama göre güçlü olması dürtüsü.. Doğada diğer canlılar arasında üreme işlevi bu şekilde çalışır..

Diğer canlılar doğa şartlarına göre seçim yaparken biz insanlar ise biraz daha farklı kıstaslara göre seçimler yaparız.. Genel anlamda hatun kişinin seçimine bağlıdır durum.. Erkek ise kur yapan konumundadır.. Modern anlamda buna “hatun kişiyi ayartmak için yapılan taktikler” denir.. Oysa olay tamamen kur yapma olayıdır.. Tabi insan akıl denen bir vasfa sahip olduğu için doğal olarak kur taktikleride zaman ve çağa göre değişir.. Bundan 100 yıl önce kadının seçiminde dönemin durumuna göre seçimler yapılırken, günümüzde durum çok daha farklıdır.. Örneğin o dönemde şövalyeler veya fiziki güç yapısı daha ön planda iken, günümüzde seçimler kariyer durumuna göre yapılır.. Modern dünyanın 100 yıl önceye göre güç farkı çok daha değişiktir.. O dönemlerde fiziki yapı ön planda iken, günümüzde zeka ön plandadır.. Bugün bir şövalyeye herkez güler ama bir avukata saygı ile bakılır.. O dönemlerde askeri okullarda fiziki eğitimler ön planda iken, bugün üniversitelerde daha çok zeka ve mantığa dayalı eğitimler verilmektedir..

Sonuç itibarı ile hatun kişinin seçimleride ona göre değişmekte.. Konu buraya neden geldi? Şimdi anlayacağız.. Toparlayabilirsem tabi konuyu.. Zira pek dağılmış hissediyorum yazıyı.. Neyse..


Aşk denilen olgu işte bu üstte bahsettiğim durumlarla başlar.. İnsan içgüdüsü “bak bununla bir sonraki nesil daha güçlü olur ve sonraki nesle daha sağlam adımlarla ilerler” der.. Tabi benim burda söylediğim şekilde olmaz bu.. Vücudumuz salgıladığı belirli hormonlarla harekete geçirir kendini.. Erkekler Testosteron salgılarken, Kadınlar Östrojen  salgılarlar.. İşte bu hormonların karşı cins üzerindeki etkilerine göre aşk durumu oluşur.. Üreme işlevinin ilk adımlarıdır bunlar.. Son dönemlerde sıkça duyulan “Elektirik alma/verme” durumuda bu hormonların karşı cins üzerindeki etkisidir..

Deliler gibi aşığım, onsuz olamam” sözleri aslında “Seni çok istiyorum, senden başkası ile olmam” demektir.. Yani işin içinde cinsellik ağa baba modunda olsada, geri planda durup olayı aşk modunda yürütür.. Tüm olay üreme işlevinin adımlarıdır.. Zaten insan karşı cinse aşık olur.. Bakmayın siz “Anneme, babama, kedime, bilmem neye vs. vs. aşığım” diyenlere.. Karşı cins haricindekiler sevilir ancak sadece karşı cinse aşık olunur..

Bu durumu her iki cinste bilir aslında.. Hatun kişi erkek kişisi ile bir beraberlik yaşamaya başladığında içinde cinsellik barındırmaması mümkün olabilirmi? Sonuçta iki ayrı cinsiyete sahip insan ve insanlık tarihi kadar eski üreme içgüdüsü.. Buyur çık işin içinden..

Her ne kadar durum bu şekilde işlesede Aşk denen şey gerçekten güzel bir duygu.. Helede karşılığı varsa ve kişiliksel anlamda anlaşılabiliyorsa tadından yenmez..

O zaman ne diyoruz: “Hadi millet koşturun.. Hepimizin aşık olabileceği (üreyebileceği) biri vardır.. Koskoca dünya da bilmem kaç milyar insandan biri mutlaka hormonlarınıza uyum sağlayacaktır.

Arkadan inceden bir dıp tıss dıpp tıss sesi gelir.. Aşka hazır tüm bireylere..

İlgili Videolar

 


About Adnan DAN

Aslında çokta özel biri değilim.. Biraz ukala olduğumu söylerler.. Bildiğimi anlayabilen insanlara sunmayı severim.. Sürekli sorgulama modundayım.. Neden dünyadayız, nereye gideceğiz, bu kadar basitmi yaşamak, vs. vs.. Cevaplarını bulamadığım onlarca sorum var.. Gerçekten dost bildiğim insanların sayısı bir elimin parmaklarının sayısını geçmez.. Onlarca insan arasında kendimi hep yanlız hissederim.. Ben insanım.. Adımı Adnan koymuşlar, soyadımsa zaten otomatik olarak eklenmiş DAN olarak.. Kuralları sevmem.. Ama uymak zorunda olduğumuda bilirim.. Sevmediğim öyle çok şey yapıyorumki, bu bana mutsuzluk veriyor çok zaman.. Birini sevmeyi, aşık olmayı, ona güvenmeyi çok istiyorum.. Olmayınca olmuyor, zorlamıyorum.. Hayat garip.. Ben o gariplik içinde yüzen biriyim işte..
background